Tame Impala'nın Arkasındaki Beyin, Kevin Parker'a Dair Enteresan Satır Başları
kevin parker... bu herifin küçük bir deha olduğunu düşünüyorum. janraya verdiği yön bambaşka gözümde. işte bazı örnekler:
1. "cause i'm a man" - 1003 vokal kaydı
bu bilgi bizzat kevin parker'ın music feeds (2015) ve nme röportajlarından. kayıt programındaki (ableton) sayaçta "1003" rakamını gördüğünde kendisinin bile şoke olduğunu anlatmış.
Tame Impala - 'Cause I'm A Man
2. "the less i know the better" - gitar synth tartışması
reverb machine ve guitar world analizlerinde bu teknik detaya göz atmışlar. parker, bu şarkının vokallerindeki ve nakaratındaki seslerin çoğu için roland gr-55 guitar synthesizer ve gk-3 pickup kullandığını söylemiş. yani parmakları gitara basıyor ancak çıkan ses midi aracılığıyla synth'e dönüştürülüyor.
Tame Impala - The Less I Know The Better
3. telif hakları ve fakirlik meselesi
2015 yılında bir reddit ama (ask me anything) oturumunda, avustralya dışındaki plak satışlarından o güne kadar neredeyse hiç para almadığını açıklamış. o dönemki plak şirketi modular recordings ile yaşadığı hukuki süreçle (bmg'nin universal'a açtığı dava) medyaya yansımış olaylar. parayı ancak blackberry gibi markaların şarkılarını reklamlarda kullanmasıyla kazanmaya başladığını söylemiş. depresyon hırkasıyla takılması fakirliktenmiş meğer lol.
4. currents albüm kapağı olayı
albüm kapağının tasarımı robert beatty'ye aitmiş. beatty, vice ve pitchfork'a verdiği röportajlarda kevin'ın kendisine "vortex shedding" (girdap kopması) ve "turbulent flow" (türbülanslı akış) görselleri gönderdiğini teyit etmiş.
5. futbol tutkusu (fremantle dockers)
her başarılı erkek gibi kevin da bir futbol manyağıymış lol. fremantle dockers resmi web sitesinde (2021) kevin parker'ın kulübün "1 numaralı bilet sahibi" (no. 1 ticket holder) ilan edildiği duyurulmuş. takımın sahaya çıkış marşını bestelediğini hem kulüp tv'sine hem de yerel avustralya basınına verdiği demeçlerde bizzat onaylamış. acaba kulüp marşını da 1000 kez falan deneniş midir?
6. türk müziği etkisi (selda bağcan & aşık veysel & barış manço)
türkiye'ye geldiğinde verdiği röportajlarda ve özellikle the guardian gibi mecralarda 70'lerin anadolu rock ve saykodelik müziğine olan hayranlığını dile getiriyor. ne yalan söyleyeyim ülkemle övündüğüm az şeyden biri bunun olması. selda bağcan'ın "ince ince bir kar yağar" yorumuna hayranmış frodo ile birlikte. tame ımpala'nın müziğindeki bas ve synth tonlarının kökeniyle bağdaştırılıyormuş ecnebi ellerde.
neyse, ilginç bir abimiz. otistik bakışlarının arkasında tuhaf bir beyin taşıdığına eminim. tanışmak istemem, hep müzik yapsın ve ben de hep aklımda onu koyduğum yerde dinleyeyim.