Silent Hill Oyunundaki Ortam Gerçekten Var Olsa Hayatta Kalabilir miydiniz?

Harry Mason'ın kayıp evlatlık kızını aramasını ve bu yolda tarikatlar, ayinler ve tekinsiz zibilyon tane ortama rastlamasını anlatan Silent Hill gerçek hayatta olsa ne olurdu?
Silent Hill Oyunundaki Ortam Gerçekten Var Olsa Hayatta Kalabilir miydiniz?

gerçekte bir silent hill evreni olsaydı hayatta kalabilir miydiniz? cevap veriyorum, yüksek ihtimalle hayır. görüşürüz... yani hayatta kalma öncüllerinizde belli başlı sıkıntılar çıkar.

1. silent hill, diğer survival horror evrenleri gibi değil

burada karşımızda herhangi bir patojenden ötürü götü başı dağıtmış zombiler ve yaratıklar yok. saklanıp rahatlayabileceğiniz bir yer yok, kaçabileceğiniz bir şey yok. yani dümdüz araftasınız açıkçası. araftan nereye kaçılır ki? silent hill'de amaç kaçmak değil savaşmaktır. bu savaş için önemli olan şey ise lootlarınız ya da silahlarınız değil çelik gibi iradenizdir.

işte sorun da tam burada başlıyor.

2. sizde bu irade var mı?

silent hill sizin korkularınızdan beslenip o korkuyu size geri gönderen bir yapımdır. bütün yaratıklar gerçeküstüdür, metafiziktir. belli bir yaratık tipi yoktur. belki de yaratık yoktur. sizin en büyük korkularınız neyse ondan vardır sadece.

- eddie dobrowski şişman olduğu için uzun yıllar akran zorbalığına uğramış bir kişidir. en son futbol takımındayken delirip koçunun köpeğini zevk alarak öldürmüş ve koçunu da vurmuştur. bu cinnet ve delilik hali onun günahlarıyla birleşince yolu tabii ki de silent hill'e düşmüştür. onun olayı yaratık görmesi değildir. o şehirde kendisiyle dalga geçen kanlı canlı insanlar görür. en büyük fobisi ve korkusu tekrardan hortlamıştır. tek sıkıntı kaçacak yer yoktur zira bu hayali insanlar her yerdedir. eddie'nin serüveni silent hill 2 spoilerına girer, oradan devam edebilirsiniz.

- angela orosco ise yanan bir şehir görür zira küçüklüğünden beri ailesi kendisine kötü davranmış yetmemiş taciz ve tecavüz etmiştir. babası ve abisini katlettikten sonra ise içindeki psikolojik travmalar onu silent hill'e çekmiştir. ortada bir yaratık ya da dalga geçen insanlar yoktur. her yerde babasının ve abisinin imgelemeleri vardır. her yer onun için küçüklüğünde tecavüze uğradığı mekanların karşısına çıkmasından ibarettir. o cehennem hiçbir zaman bitmez, angela'nın olduğu her yer yanar kavrulur.

yani herkesin hikayesi başka, günahı başka, travması başka, çekeceği acı başkadır.

şöyle düşünelim. aranızda illa ki araknofobi olan vardır. bu tarz örümcek gibi eklembacaklıları görüp contayı çiziyorsunuzdur. şöyle düşünün ki zombilerden korkmuyorsunuz, tyrant'a kafa atacak durumdasınız, sizin için lickerlar sadece aperatif. o kadar güçlü, o kadar hızlı, o kadar atiksiniz ki her durumdan sıyrılabiliyorsunuz, her yaratığa kafa tutabiliyorsunuz. sizi tebrik ederim ama sizin gibi bir pehlivanı örümcek dolu bir odaya kapatsak oradan kurtulabilecek misiniz? ''kapıyı açarım kurtulurum, ne var?'' tabii ki bir şey yok ama silent hill'de korku lokasyonu diye bir yer yok. burada her an, her zaman ve her yerde korkularınızla birliktesiniz. yani burada sadece örümcek dolu bir oda yok. burada her yer örümcek.


peki kaçabilir miyiz? nereye?

silent hill'de kaçılacak bir yer yok zira siz normal bir dünyada değilsiniz. en azından normal bir boyutta değilsiniz. en iyi ihtimalle fog world denen başka bir alemdesiniz ki bunun alt katmanları da var. otherworld ve nowhere gibi.

sizin yapabileceğiniz en iyi şey bu alemlerden çıkmak olur.

peki nasıl çıkacağız?

çok basit. korkularınızı, acılarınızı, pişmanlıklarınızı, fobilerinizi, takıntılarınızı yani hayatınızı etkileyen en kötü şey neyse ondan kurtularak çıkabilirsiniz ama unutmayın bu kolay olmayacak.

asansör fobisi olan insanların sizce yüzde kaçı bu fobiyi yenmek için uğraşıyor? ya da kaçı yenebiliyor? arkadaşlar kaçınız fobilerinizden kurtulabiliyorsunuz?

- peki kaçınız pişmanlıklarınızı yenebildiniz?

- kaçınız kötü anıları yok edebildiniz?

- kaçınız günahlarınızla yüzleşebildi?

- kaçınız hatanızı kabullenebildiniz?

- kaçınız travmalarını atlatabildi?

- kaçınız kötülük yaptığının farkında?

bakın normal bir hayatta sürüklenip gidiyoruz ve bu normal dünyada bile biz kendimizle ilgili çoğu şeyle yüzleşmiyoruz, kabullenmiyoruz. peki sizce silent hill dünyasında bunlarla yüzleşip kabullenebilme ihtimalimiz kaç?

yani silent hill dünyasına düştüyseniz kurtulma şansınız sıfır gibi bir şey zira siz bu dünyaya düşüyorsanız zaten en başından mental olarak çöküksünüz demektir. e burada büyük bir mucize gerçekleşmezse de bu durum daha iyiye değil çok daha kötüye gidecek demektir.


peki silent hill dünyasındakiler nasıl çıkıyor?

kim çıkıyor? nereye çıkıyor?

harry mason kendi kabuslarıyla değil alessa'nın kabuslarının içerisindeydi. evet belki kurtuldu ama finalde yine de öldü.

james sunderland'in bir şeyden kurtulduğunu size kim söyledi? sizce canon son leave mi? ya da şöyle söyleyeyim size. diyelim ki leave olsun, james sunderland'e ne oldu? james sunderland sonlarının bir tanesi hariç hepsi kötü, çok kötü ve iğrenç sonlar. james sunderland yüksek ihtimalle in water endingsle bitirdi macerasını. yani o da öldü.

heather mason'a gelelim. evet belki heather mason bu durumdan kurtulmuş olabilir ama sonuç itibariyle o yine de bir alessa. kaçıp saklanabileceği hiçbir yer yok.

henry townshend, walter sullivan'ın kabuslarıyla yüzleşti. bir geleceği yok artık onun.

alex shephard kafayı yemişti finalde daha da çok kafayı yedi.

bakın böyle uzar gider. silent hill dünyasında iyi son diye bir şey yok. en iyi son bile ardında büyük bir yıkım getiriyor.

yoksa konu hiçbir zaman bubble head nurse ya da pyramid head olmadı. merak etmeyin siz piramit kafa görmeyeceksiniz zira piramit kafa james sunderland'e ait bir kabus. sizin piramit kafalarınız, hemşireleriniz farklı olacak. o zaman final soru şu. korkularınızla yüzleşmeye hazır mısınız?