Savaşa Katılan Yüz Binlerce Askerde Görülen Tıbbi Muamma: Körfez Savaşı Sendromu

1991'de Irak’ın Kuveyt’ten çıkarılması için düzenlenen Çöl Fırtınası Operasyonu sonrasında ortaya çıkan Körfez Savaşı sendromu, savaşa katılan yüz binlerce askerde yıllarca süren açıklanamayan sağlık sorunlarıyla tarihe geçen karanlık bir vaka.
Savaşa Katılan Yüz Binlerce Askerde Görülen Tıbbi Muamma: Körfez Savaşı Sendromu

1991 yılındaki harekat sonrasında (bkz: çöl fırtınası operasyonu) savaşa katılan yüz binlerce askerde görülen; kronik yorgunluk, açıklanamayan kas ağrıları, hafıza kaybı, bilişsel bozukluklar ve cilt döküntüleri ile karakterize edilen tıbbi muammadır körfez savaşı sendromu.

senaryo hep aynı işledi: askerlerde kronik yorgunluk, eklem ağrıları, hafıza kayıpları, deri döküntüleri başladı. adam "kolumu kaldıramıyorum" diyor, doktor "savaş stresidir, ptsd'dir, geçer" diyor. adam "çocuğum sakat doğdu" diyor, yetkililer "tesadüftür" diyor. ortada düşman yok, ateş yok ama vücut kendi kendine iflas ediyor.

devletin kendi askerini nasıl kobay faresi gibi kullandığının ve sonrasında nasıl "yok öyle bir şey, senin psikolojin bozuk" diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştığının utanç belgesidir.

tek bir suçlusu yoktur, modern savaşın yarattığı "toksik kokteyl" etkisi vardır: tank zırhlarını delmek için kullanılan seyreltilmiş uranyum, sinir gazına karşı askerlere zorla içirilen piridostigmin bromür hapları, yanan petrol kuyularının dumanı, alelacele yapılan şarbon aşıları ve havaya karışan sarin gazı kalıntıları...

her şeyden önce çöl koşullarının sağlığa etkilerini hatırlayalım; dehidrasyon, güneş yanığı, solunum problemleri, toz alerjileri ve cilt rahatsızlıkları, soğuk algınlıkları, ishal veya kabızlık. 

ayrıca sabahları çok sıcak akşamları serin ve soğuk. toz fırtınası olsun olmasın toz yutmak akciğerleri harap ediyor. her askerin alice pack'i 35 ila 45 kilo arasında ayrıca saddam'ın kimyasal saldırıları veya ihtimalleri sebebiyle hazmat suit'in bolca giyildiği böyle bir ortamda bu sendromun adının konulması çok zor. çünkü aklı karıştıran etkenler fazla.

harekatta görev alan abd askerlerinin 3'te 1'i ve ingiliz askerlerinin çoğunluğu bu durumdan hala muzdariptir. doktor robert haley'in eski askerler üzerinde yaptığı çalışmaya göre vücuttaki zehirli kimyasallarla mücadele eden pon1 geninin daha az etkili olması, sendroma yakalanan askerler arasında ortak özellikmiş.