Project Hail Mary ve Interstellar Filmlerini Kıyaslamaya Neden Gerek Yok?
interstellar bilim kurgu için altın standart bazıları için (türün mükemmel bir örneği, defalarca izledim) ama işi bağnazlık seviyesine çıkartmamak gerek. zaten biri doğrudan sinema için yazılan bir hikaye diğeri uyarlama ama fark burada kalmıyor, yaklaşım da taban tabana zıt:
interstellar çözümü 'sevgi, uzay ve zamanı aşan gözlemlenebilir tek güçtür' gibi şiirsel ve soyut bir kavrama bağlıyor. project hail mary ise romantizmi bir kenara bırakıyor. hayatta kalmak ve dünyayı kurtarmak için deneme-yanılma yöntemini, mikrobiyolojiyi, laboratuvar deneylerini ve katıksız fiziği kullanıyor. sorunlar kahraman tarafından değil tamamen zeka ve bilimsel pragmatizm ile çözülüyor. grace bir korkak, sorumluluk almaktan nefret ediyor, ancak iyi bir bilim insanı
interstellar'da nasa mısır tarlaları arasında gizli kapaklı, çaresizce bir şeyler yapmaya çalışıyor. kurtuluş projesi'nde ise yaklaşan kıyamete karşı tüm dünyanın kaynaklarını tek bir potada eriten gdf organizasyonunun muazzam ölçekteki bilimsel seferberliğine şahit oluyoruz. hatta kitapta küresel soğumayı yavaşlatmak için buzulları patlatıyorlar, tüm ticari patentleri iptal ediyorlar. projenin başındaki eva stratt karakterinin hiçbir bürokratik engele takılmadan, hapse atılma veya yargılanma korkusu yaşamadan, insanlığı kurtarmak için aldığı acımasız ama mantıklı kararlar hikayenin ayaklarını yere sağlam bastırıyor.
interstellar'daki 'onlar' (gelecekteki 5 boyutlu insanlar) fikri zekiceydi ve gizemli kalmayı tercih etti ve hatta hikayenin bir gereğiydi, 5. boyut türümüz tarafından algılanamazdı. kurtuluş projesi ise mantıklı ve gerçekçi bir uzaylı karşılaşması sunuyor. tamamen karanlıkta yaşayan, inorganik bir varlıkla iletişim kurmak için müziği, matematiği ve periyodik tabloyu kullanarak sıfırdan bir dil inşa etmeleri tür için bir ilk değil ama konuya çok iyi bir yaklaşım. üç parmaklı eridyanların 6’lık sayı sistemi kullanmaları vs…
interstellarda devasa kara delikler, solucan delikleri ve dev dalgalarla görsellik tavan yapıyor. kurtuluş projesi ise güneşleri söndüren şeyin devasa bir kozmik canavar değil, astrofaj adında mikroskobik bir organizma olması üzerinden akılcı bir spekülatif biyoloji kuruyor. anlatması roman türü için kolay sinema için zor bir mevzu, kitabı okumayan seyirci için konunun içine girmek iyice zorlaşıyor.
interstellar evrenin büyüklüğü karşısında insanın duygusal çaresizliğini anlatan destansı bir şiir. project hail mary ise insanın aklını, bilimsel merakını ve evrensel kardeşliği kutlayan, zekice kurgulanmış devasa bir laboratuvar deneyi. ikisi de bilimkurgu, ikisi de çok iyi, biri ana yemek, biri tatlı.
interstellar baştan film olarak kurgulanmış bir hikaye ve detaylar tadında sürece yedirilmiş, project hail mary kitaptan uyarlanmış ham hali 3 saat 45 dakika olan bir uyarlama, konuların daha havada kalması kaçınılmaz ama olaylara diyaloglarda yer verilerek en azından okur için filmde olayların ayakları yere basıyor.
dört gözle kurtuluş projesi'nin extended versiyonunu bekliyorum. türün meraklıları kesinlikle kitabı okuyup filme öyle gitmeli.
“kardeşim kullanma kılavuzlu film mi olur!!” diye şikayet edenler kendi açılarından haklıdır ancak türün meraklısı bu şekilde yaparsa büyük keyif alacak.
neden kıyaslamamalıyız konulu entryde iki filmi sekiz paragraf halinde kıyaslamış oldum. uykusuz yazı yazılmamalı. rocky'nin dediği gibi insan beyni çok verimsiz.