Eski Hollywood'un En Ünlülerinden, 12 Bin Kadınla Yattığı Söylenen İkon: Warren Beatty
Kimdir?
tarihte en iyi yönetmen, en iyi aktör (yardımcı veya başrol) ve en iyi senarist oscar ödüllerine aday gösterilmis yedi yönetmen/aktör/senaristten biridir.
bu yönetmen/aktör/senaristler: john cassavetes, warren beatty, woody allen, orson welles, john huston, kenneth branagh, roberto benigni
pazar gününe bir film önerisi bırak: reds (1981)
warren beatty... redford'la aynı yaşlarda oldukları için 1970'lerde hollywood'un en çekişen, en çok para kazanan, en sükseli aktörleriydiler. aralarında apaçık bir rekabet vardı. yalnızca sinema ile ilgili değildi bu rekabet; özellikle kadınlar üzerine, özellikle kadınlar için. (bu biraz da yeşilçam'da ediz hun mu cüneyt arkın mı karşılaştırmasına benzer bir şey aslında. bu türden karşılaştırmalar her zaman vardı, her zaman da olacaktır.) bana kalırsa redford daha yakışıklıydı ama warren beatty'de başka bir büyü vardı.
redford çok uzun süre 'tek eşli' olarak yaşamışken, beatty'nin evleninceye kadar 12000 (yazıyla on iki bin!) kadınla ilişki yaşadığı söylenmekteydi. hatta beatty bu konuda bilgilendirmeyi kendi yapmıştı. demek ki zamanında adamın elinden ne uçan, ne kaçan kurtulmuş. adamı evlenmeye ikna eden tek kadın, 1992'de, 55 yaşındayken evlendiği ve -herhalde- ölüm onları ayırıncaya kadar evli kalacağı annette bening olmuş.
annette bening asla bir michelle pfeiffer değil elbette (yani onun kadar güzel ve onun kadar tutulan) ama bana kalırsa gelmiş geçmiş en zeki, en yetenekli kadın oyuncular sıralamasında ilk ona girer. hatta en son izlediğim filminde, onun yaşında bir kadın için çok zor bir rolü oynuyordu ve bence o yıl en iyi kadın oscar'ı bu rolle ona gitmeliydi. sözünü ettiğim film, 2023 yapımı nyad filmi. bu film tamamen fiziksel performans içeren bir rolü gerektiriyor ve bu filmi çektiği zaman annette bening 66 yaşında. (gerçi canlandırdığı karakter olan diana nyad, 2013 yılında, altmış üç yaşında, küba'dan florida'ya 110 mil kesintisiz yüzmeyi başararak kendi yaşının belki de asla kırılamayacak rekorunu kıran bir kadın.)
işte warren beatty'yi evlenmeye ve o yaştan sonra dört tane de çocuk yapmaya ikna eden böyle bir kadın. (bu kadınlar bana gerçekten mucizevi geliyorlar, yo, hayır, adamın birini evlenmeye ikna ettikleri için değil, dört tane çocuk yapıp, o çocukları kimselere baktırmadan kendileri yetiştirip, bir de üzerine böyle kariyer yapabildikleri için. yalnızca hollywood piyasası için değil, her türlü meslek için çok zor bir meydan okuma örneği bu.)
yeniden robert redford, warren beatty rekabetine dönersek
birbirinden çok farklı adamlar bunlar... redford artık yok. warren beatty de artık gerçekten çok yaşlı. ama o ve ablası shirley maclaine, ikisi de sağ ve esen bir şekilde yaşlılık yıllarının keyfini kocaman aileleriyle geçirmekteler.
warren beatty oynadığı filmlerden çok bir sahneyle aklıma kazınmış durumda. 2017 yılının en iyi film oscar'nı ilan etmek üzere sahnede elindeki yanlış zarfı okuduğu zamanki hali. (zarfta emma stone-la la land yazmakta, oysa en iyi film oscar'ı o yıl moonlight'ın.)
oynadığı en ünlü ve en başarılı filmlerden biri olan 1967 yapımı bonnie and clyde filmindeki rol arkadaşı faye dunaway ile birlikte sahnede, oscar tarihindeki en absürt sahnelerden birinin hem tanığı hem yaratıcısı olmak da ilginç bir hayat deneyimi gerçekten.
sonunda bu yazıyı yazma nedenim olan 'redford vs beatty' -düşmanlık demeyeyim- rekabetinin en önemli mihenk noktasına geleyim
yıl 1981. redford, ordinary people filmiyle en iyi yönetmen oscar'ını alıyor o yıl. daha önce de 1976'da, richard nixon'ın başkanlığını düşüren, watergate skandalı hakkında 'all the president's men' filmiyle büyük sükse yapmış. yani redford yalnızca yakışıklı bir oyuncu değil, aynı zamanda, entelektüel anlamda sağlam politik duruşu olan bir adam olarak da tanınmakta.
bu arada boru değil, warren beatty'nin teyzesinin kocası alexander albert macleod: "(2 nisan 1902 – 13 mart 1970), siyasi bir örgütleyici ve kanada komünist partisi'nin ve daha sonra onun hukuk grubu olan işçi-ilerici parti'nin önde gelen bir üyesiydi. 1943'ten 1951'e kadar ontario eyalet parlamentosu'nda seçilmiş bir üye olarak görev yaptı." tırnak içinde açıklandığı üzere yakın akraba macleod, komünist parti üyesi ve warren beatty ile ilgili şöyle de bir açıklama var hayat hikayesinde: "both; beatty and maclaine have referred to the macleods as a major influence on their own liberal political philosophy. one of beatty's biographers has commented that his aunt and uncle were 'the private inspiration' behind his portrait of louise bryant and john reed in his 1981 film reds."
"Hem Beatty hem de Maclaine, Macleod ailesini kendi liberal siyasi felsefeleri üzerinde büyük bir etki olarak göstermişlerdir. Beatty'nin biyografi yazarlarından biri, teyzesi ve amcasının, 1981 yapımı "Reds" filmindeki Louise Bryant ve John Reed portrelerinin ardındaki "özel ilham kaynağı" olduğunu belirtmiştir." (E.N.)
hem redford hem de beatty'nin canlandırmayı çok istedikleri kişi, rusya'daki ekim devrimi'ni 1919'da yazdığı dünyayı sarsan on gün (Ten Days That Shook the World) adlı kitabında anlatan amerikalı gazeteci ve yazar john reed.
ben işin daha çok magazin tarafındayım. bu nedenle yalnızca bu ikili arasındaki mücadelenin nedeni john reed'in hayat hikayesini konu alan reds filminden değil, bu filmle, 1981 en iyi yönetmen oscar'ını alan redford'un hemen arkasından, redford'un filminden çok daha fazla beğenilen ve akademi tarafından en önemli epik filmler sıralamasında yer alan reds filmiyle 1982'de en iyi yönetmen oscar'ını alan warren beatty'nin, bu rolü almak için nasıl mücadele verdiğinden söz edeceğim. (beatty'nin, senaryo ile birlikte, yapımcılığı, yönetmenliği ve oyunculuğu da dahil olmak üzere reds filmini sahiplenişinin hikayesi epey uzun, kaynaklardan rahatlıkla okunabilir.)
bu rol önce beatty'ye önerildiğinde baştan reddediyor. fakat aynı rolün redford'a da teklif edilmesi söz konusu olduğunda beatty hemen harekete geçiyor ve filmin yapım haklarını satın alarak filmin gerçekleştirilmesi üzerinde hak sahibi tek kişi oluyor.
filmin yapım süreci de ilginç aslında
warren beatty o sıralar diane keaton'la beraber. sevgilisine başrollerden birini veriyor elbette. ama filmin yapım süreci, ilişkilerinin de sona ermesinde etkili. bu ikilinin mücadelesinde kazanan taraf var mı diye düşündüğümüzde, kaybeden olmadığını söyleyebiliriz bence.
bu isimler artık yavaş yavaş 'öteki alem'e 'intikal' etmekteler. benim ve diğer yazarların onlar hakkında yazdıkları ne kadar okunur, okunmaya devam eder bilmiyorum ama yazdıklarımız, bu bilgileri derleyip yeni yorumlarına katık etmeye devam eden 'yapay zeka'nın kırıntıları olmaya devam edecek.
yazmaya hevesli insanların harcadıkları/harcayacakları zamana/emeğe değmeyecek zamanlar yaklaşıyor ne yazık ki. ben o gün gelinceye kadar yazmaya devam edeceğim sanırım.
yeni yazılarda görüşmek umuduyla.
Final notu
32 yılda 12 binden fazla kadınla birlikte olduğu söyleniyor beatty'nin.
12500 kadın üzerinden bir hesap yaparsak:
32 (yıl) * 365 = 11680 gün eder ki bu amca ortalama her gün 1,07 kadınla birlikte olmuş demektir.