Küçük Cezanın Ahlakı Nasıl Çökerttiğini Gösteren Kreş Deneyi

Çocuklarını kreşten almaya geç kalan ebeveynler üzerinden yapılan bu deney, cezanın her zaman caydırıcı olmadığını ortaya koyuyor.
Küçük Cezanın Ahlakı Nasıl Çökerttiğini Gösteren Kreş Deneyi

2000 yılında uri gneezy ve aldo rustichini isimli araştırmacılar israilde bir araştırma yapıyorlar.

kreşlerde ebeveynlerin bazıları çocuklarını almaya sık sık geç geliyorlar. kreşler artık bu durum can sıktığı için geç kalan ebeveynlere cüzi bir para cezası uygulamaya karar veriyorlar.

beklenti: klasik iktisat teorisine göre, ceza (maliyet) geldiği için geç kalmaların azalması gerekiyor.

sonuç: küçük cezayı getiren kreşlerde geç kalma oranları azalmıyor, aksine iki katına çıkıyor. daha da kötüsü, eskiden geç kalan ebeveynler öğretmenlere karşı mahcup olup özür dilerken, artık kesinlikle özür dilememeye başlıyorlar.

• sosyal normlar: bir şeyi ayıp olduğu için yapmazsınız veya iyilik olsun diye yaparsınız. (örn: öğretmeni bekletmek ayıptır, ona saygısızlık etmemeliyim.)

• piyasa normları: her şeyin bir fiyatı vardır, parasını ödeyen hizmeti alır.

ceza yokken, ebeveynler "sosyal sözleşme" gereği (mahçup olmamak, öğretmene yük olmamak için) zamanında geliyorlardı. motivasyonları vicdaniydi.

ceza konulduğu an, beyinleri durumu yeniden çerçeveledi: "tamam, demek ki geç kalmanın bedeli 10 şekel. ben bu parayı öderim, öğretmen de parasını aldığı için beklemek zorunda. artık ona bir özür borcum yok, paramı ödedim ve hizmetimi satın aldım."

yani ceza, suçluluk duygusunu (guilt) satın aldı ve yok etti.

küçük ceza, içsel motivasyonu (ahlakı) dışarı itti. ebeveyn artık geç kalmayı "kötü bir davranış" olarak değil, "fiyatı olan bir ek hizmet" olarak görmeye başladı.

daha da ilginci; deneyin sonunda cezalar kaldırıldı. ancak ebeveynler eski "iyi hallerine" dönmediler. geç kalmaya devam ettiler. çünkü sosyal norm bir kez kırıldığında, parayla geri getirilemez.

özetle

akademik literatür (gneezy & rustichini, 2000) der ki:

"bir ceza koyacaksanız, bu ceza o davranışı yapmaktan elde edilecek faydayı tamamen silecek kadar büyük ve caydırıcı olmalıdır. aksi takdirde küçük ceza, sadece o kötü davranışa bir fiyat etiketi yapıştırır ve onu meşrulaştırır."

bu yüzden "yarı kanun devleti" olmak, hiç kanun olmamasından daha hızlı çürütür. çünkü suç, devlet eliyle "fiyatlandırılmış" bir ticari işleme dönüşür.