Kıbrıs Barış Harekatı'nda Görev Yapan Efsane C-160 Model Uçağın Hikayesi

1974 Kıbrıs harekatında vurulduğu halde görevine devam eden efsane uçağın öyküsü, buyrun.
Kıbrıs Barış Harekatı'nda Görev Yapan Efsane C-160 Model Uçağın Hikayesi
Görsel temsilidir.

yeşilköy havacılık müzesinde sergilenen bir c-160 transall nakliye uçağı var.

022 kuyruk numaralı bu uçak kıbrıs barış harekatında kullanılan c-160 transall uçaklarından biridir ve diğer uçaklardan farklı olarak harekat esnasında kurşun yarası aldığı için "gazi" bir uçaktır. birazdan sizlere hem bu uçağın hikayesini hem de bu adamların ne zor işler başardığını anlatacağım.

şimdi bu uçağın motorlarına ve pervanelerine iyi bakın. bu motorun pervane çapı beş metre civarı. mümkünse yazıya devam etmeden önce gözlerinizi kapatın ve bu uçağı motorları calışırken hayal edin. hayal edebildiğiniz en gürültülü pervane sesini zihninizde canlandırın.

gelelim uçağın hikayesine

hemen hepimiz kıbrıs barış harekatında uçaktan atlayan askerleri biliriz ama bu iş öyle ha deyince olmadı. kaldı ki o yıllarda ordunun bu uçaklardan atlama tecrübesi olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz.

1967 senesine kadar ülkede sadece bayramlarda gösteri için kullanılan 150 paraşüt vardı. hava çıkarması da ayrı bir hayal; hepi topu 6 tane helikopterimiz var. paraşütçüleri indirecek doğru düzgün nakliye ve kargo uçağımız dahi yok.

hatta o yıllarda komutanlara çıkarma ihtimalinden bahsedildiğinde "emriniz olur, ama nasıl olur" diye soruyorlar. öyle bir yokluk işte.

zaten operasyonun bel kemiği olan paraşütçüler de o tarihlerde henüz ortada yok. kayseri'deki hava tugayının temelleri de1965 yılında edirne'de atılıyor. bu birlik 1971 yılında kayseri'ye taşınarak faaliyetlerine orada devam ediyor.

20 adet c-160 transall da 1971-1972 yıllarında envantere dahil ediliyor.

arkadaş, bu adamlar üç beş senede bir tabur dolusu muharip elit paraşütçü ve havacı yetiştirmiş! hayran olmamak elde değil.

çıkarma gemilerini satan yok. bunun yerine çıkarma gemilerini gölcük'te yaptırıp almanya'dan gelen motorları takıyoruz. italya ve fransa üzerinden de 15.000 paraşüt alınıyor.

sene 1974

rum radyosu tahrik edercesine radyolardan "bekledim de gelmedin" şarkısını çalarken türk savaş makinesi elli sene sonra gürlemeye başlar.

31 çıkarma gemisinde 2000'e yakın asker vardır. beşparmak dağlarının orada, girne tarafına da hava indirme yapılacaktır.

20 temmuz sabahı 04.40'dan geçerli olmak üzere genel alarm ilan edilerek hava savunma birliklerinin komuta kontrolü nato'dan geri alınır ve türk hava sahası 05.00'den itibaren her türlü hava trafiğine kapatılır.

yazının başında sizlere gözlerinizi kapatıp bu uçağı motor çalıştırırken hayal edin demiştim. söz konusu savaşmak olunca kulağa ne kadar da basit geliyor değil mi? uçağa bindik, kıbrıs'ta gittik hop aşağı atladık.

ama öyle değil.

şimdi size anlattığım bu şeyleri hesaba katarak yeni bir hayal kurun.

022 kuyruk numaralı nakliye uçağının içinde kıbrıs'a doğru uçuyorsunuz. telefon yok, doğru düzgün silah yok, ikmal yok. oraya ilk giden sizsiniz, kayseri'deki birliğin beş senesi bile yok. üzerinizde onlarca kiloluk teçhizat var. c-160'ın devasa pervaneleri öyle gürültülü ki yanınızdaki adamı bile duymuyorsunuz. kaçınma manevraları yapan uçağınız öyle feci sallanıyor ki oturduğunuz yerde dayak yemişe dönüyorsunuz.

sonra sirenler çalıyor ve uçağın arka rampası açılıyor. tam rampanın tepesinde kırmızı bir lamba yanıp sönüyor. sıra size geldiğinde koşarak uçaktan atlıyorsunuz.

söylemesi ne kolay değil mi?

düşünün, savaşmaya gitmeden önce uçaktan atlamanız gerekiyor. yani daha macera başlamamış bile.

işte bu uçak ilk grup askeri bıraktıktan sonra düşman ateşiyle yara alıyor ve buna rağmen üç sorti daha atarak birliklere malzeme taşıyor.

işte istanbul hava müzesinde sergilenen 022 kuyruk numaralı c-160 böyle bir uçak. artık pervanelerine dönmüyor, rampası açılmıyor, içinde askerler yok.

ama bir hikayesi var; bize de bunu anlatmak düşer.

kaynakça:

https://m.youtube.com/…sxmgymfyxlhfnyboyxjla2f0xle=

https://www.google.com/…ovvaw3mxr-z5zg8giia_1a_9xop