Efes ile Özdeşleşen Shane Larkin Hangi Olaylar Neticesinde Fenerbahçe'ye Geliyor?

Özellikle de Micic'in gidişinden sonra Anadolu Efes ile adeta özdeşleşen Larkin, böyle bir durumdayken Fenerbahçe ile anlaşmaya neden çok yakın?
Efes ile Özdeşleşen Shane Larkin Hangi Olaylar Neticesinde Fenerbahçe'ye Geliyor?

shane larkin... efes'teki yeri, geçmişi ve kontratı sebebiyle esasında daha soft bir role evrilemiyordu

larkin geldiği günden bu yana dizleriyle sorunu olan bir adamdı. birkaç defa dizinden ufak tefek operasyonlar da geçirmişti. larkin geldiğinde de ana rotasyonun birincil parçası olarak düşünüyordu ergin hoca kendisini ancak sezona yine sakat girdiği için ergin hoca rotasyonu farklı dizayn etmek zorunda kalmış, micic starter pg olmuş ve bobua sg olarak sezona başlamıştı, esasında hocanın ana planı larkin bobua ikilisiyle sezonu açmaktı. micic çok iyi bir sezon girişi yapınca ergin hoca larkin'i iyileştikten sonra da ana plana alamamış ve esasında oyuncu - kulüp - staff üçgeninde de ufak çaplı krizler yaşanmıştı. sonrasında micic performansını arşa çıkarınca larkin onunla oynamayı ve rolleri paylaşmayı kabullendi ve belkide modern euroleague tarihinin en iyi guard duolarından birini izlemiştik.

larkin zaten efes'e gelene kadar aynı takımda üst üste 2 sezonu bile olmayan, istikrar anlamında sorunları olan ve okb ile uğraşan bir adam. baskonia sezonunda vaat ettikleriyle yeniden nba şansı yakalayan ve oradan da efes'e gelen bir adam. efes'te yaptıklarına ve takımın başardıklarına girmeye gerek yok zira çok uzun zaman geçmedi. larkin'in durumunu efes'in yaşadıklarından koparmamak lazım, bu çok yanlış olur. ergin hocanın efes'inde hiçbir zaman larkin'i ciddi fiziksel yükler binmedi. saha içinde uzun kaldığı elbette oldu ama rotasyon onun sağlıklı kalabileceği şekilde ayarlanmıştı. ergin hocadan sonra hatırlanacağı gibi micic gibi bir asset kaybedilmiş, yerine bazı denemeler thompson vb gibi isimler gelip gitmeye, istikrarsızlık alışkanlık haline gelmeye başlamıştı. larkin'in kariyerinin ana kelimesi istikrar - istikrarsızlık olabilir. ne zaman ki efes o dominasyon kuran kadrosunun istikrarını kaybetti, larkin'in de düşüşü başladı. düşüşten kastım elbette bir anda dibe vurmak değil, zaten bu yetenek seti bir anda dibe vurmasına izin vermezdi adamda doğal bir beceri var.

efes için küçük bir parantez açıp larkin'e geri döneceğim

o efsane takımda 2 ana top yönlendirici vardı, bunların topla ilişkisi her zaman larkin'den daha fazla olmuştu; micic ve simon. larkin'in o takımdaki yeri ve rolü daha çok ele avuca sığmayan skorer kısaydı. dikkatinizi çekmek isterim, bunlar olurken larkin 28-30 yaşlarında, fiziksel olarak prime döneminde. yani bu adamı fiziksel peak'inde bile en keskin olduğu alanda kullanan bir ergin ataman ve ekibi var. hoca bilmiyor mu larkin'e top getirtmeyi, oyun kurdurmayı, rakibin ayağı en hızlı kısasını savundurmayı? elbette biliyor ama hedef maçlar dışında fiziğine yük bindirmiyor, sahada 24 dakikayı geçirtmiyor, bu dakikalarda da belli bir rolde ki yukarıda kısaca bahsettim, kullanıyor ve yıpranmasını engelliyor. buna rağmen larkin her yaz abd'de küçük büyük diz ve dirsek operasyonları geçirdi. yani bu adam için özel saha içi reçetesi yazılırken bile esasında sorunlar yaşıyordu. peki ne oldu ergin hocanın gidişinden sonra; ortalık hem efes için hem larkin için darmadağın...

öncelikle çok istikrarsız bir dönem başlıyor

hiç olmayacak staff denemeleri ve beraberinde gelen oyuncu transferindeki ve bu oyuncuların hem yetenek seti hem oyun yelpazesi çeşitliliğiyle larkin bir anda efes kısa rotasyonunda her şeyi yapması gereken adam oluverdi. aslında efes'teki kopuşunun ve mutsuzluğunun en büyük sebebi bence bu zira bu adam okb hastası ve kariyerindeki altın kelime istikrar. hem kendi rolü hemde takımın durumu istikrarsızlaşınca larkin saha dışında girmemesi gereken işlere bulaşmaya başlıyor. bunlar nedir, coach ve oyuncu seçimlerine karışma ve fikir verme gibi işler. yani bir nevi genel menajer gibi çalışıyor efes'te bir süredir. bu da gelen başarısızlıkla birlikte sahada kendini tüm kariyerinde en yıprattığı dönemde bile olsa larkin'i 12'ye koydu hedef olarak. aslında eminim ki kötü niyet yok, amaç daha istikrarlı bir efes yaratmak ama olmuyor, nasıl olsun ki saha içinde skor lideri larkin, rakibin en skorer kısasını savunacak olan larkin, takıma coach seçenlere etki eden larkin, yanına sahaya alınacak adamlara fikir veren larkin.

larkin'in fenerbahçe'ye gitmek istemesini anlıyorum

çünkü jasikevicius'un rotasyon kullanım şekli ve rol dağıtımı larkin için oldukça uygun. ergin ataman'ın dönemi gibi net bir rolle fena olmayan bir kazançla, fiziksel olarak az yıpranmayla kariyerini çok istikrarlı bir camiada bitirme isteği gayet anlaşılır. kimse kusura bakmasın bu satırları bir efes taraftarı olarak yazıyorum, fenerbahçe çok daha istikrarlı bir yapı ve larkin'in aradığı şey saha içinde 20 - 22 dk kalacağı, makul kullanılacağı, rolünün belli olduğu ve başrol baskısının olmadığı bir rotasyon. kariyerinin sonunda kazancını garanti altına alarak bunları sağlayacağı ve yerleşik düzenini bozmayacağı tek yer tabi ki fenerbahçe. radikalleşerek yazayım bjk euroleague yapsa ve larkin daha büyük bir kontrata gitse, efes'te yaşadıklarının fazlası bekliyor kendini. dubai basketbolda sahada min 30 dk kalıp efes'te yaşadığı fiziksel yıpranma devam edecek, aynı durum kızılyıldız ve türevi takımlarda da olacak ve dahi istanbul'daki düzenini bozmak zorunda kalacak ki bu adam yine yazıyorum okb hastası. tüm denklerimleri alt alta yazınca fenerbahçe için diretmesi çok normal. sanmıyorum ki efes'ten artık nefret ettiği için gitmek istesin. zaten kalması istense bence kalır, efes'in de artık yeni bir takıma belki 1-2 yıllık küçülmeye ihtiyacı var.

larkin'e kariyerinin sonunda istikrarlı ve güzel bir final diliyorum.