Çoğu Türk Ailesinin Fark Etmeden İçinde Bulunduğu Durum: Karpman Drama Üçgeni

Psikiyatrist Stephen Karpman tarafından ortaya atılan Karpman Drama Üçgeni, birçok Türk ailesinin fark etmeden içinde kaldığı bu rol oyununu çarpıcı bir şekilde açıklıyor.
Çoğu Türk Ailesinin Fark Etmeden İçinde Bulunduğu Durum: Karpman Drama Üçgeni

bu üçgen sadece aşk hayatimizda değil günlük hayatta her iliskimizde sürekli rolleri degistirerek oynadigimiz bir oyun.

en basit tanımıyla zehirli ve kurtulması neredeyse imkansız bir mekanizma.

temel olarak şöyle:

sürekli çaresizliği oynayıp sorumluluğu başkasına yıkan kurban, yardım etme maskesi altında karşısındakini kendine muhtaç bırakan kurtarıcı ve kendi yetersizliğini örtmek için sürekli başkalarını yargılayan suçlayıcı arasındaki bitmek bilmeyen nöbet değişimine dayanır.

türk aile yapısının, güncel ilişkilerin ve yerli dizilerin yüzde doksan dokuzu bu üçgenin içinde yaşar.

ve ilginçtir ki aslında çoğu ilişki bu üçgen yüzünden ayakta durur, sevgi ve saygıdan ziyade.

şimdi basit bir ornekle anlatıyorum:

bir adam düşünün, sürekli başı dertte, işleri hep ters gidiyor, dünyadaki bütün aksilikler onu buluyor. bu adam kurban rolündedir. hayatındaki kadın ise sürekli onun arkasını topluyor, borçlarını kapatıyor, ona iş buluyor, sarhoşken gidip bardan alıyor. kadın burada kurtarıcı rolündedir. dışarıdan bakınca kadın melek, adam sorunlu görünür.

işte tehlike tam burada, perdenin arkasında başlar. kadın aslında adamın iyileşmesini bilinçaltında istemez. çünkü adam iyileşip kendi ayakları üzerinde durursa, kadının o vazgeçilmez, o fedakar, o saçını süpürge eden kahraman kimliği yok olacaktır. kadın, adamın acizliğinden beslenir.

bir akşam kadın patlar, hayatımı çürüttün, gençliğimi yedin diyerek suçlayıcı rolüne geçer. adam o an, ezik halinden sıyrılıp, asıl sen beni boğuyorsun, senin dır dırın yüzünden böyleyim diyerek karşı atağa geçer ve o da suçlayıcı olur. kavga büyür, bağrış çağrış biter.

ertesi sabah adam pişmanlıkla uyanır, özür diler, bensiz yapamazsın der ve tekrar kurban/muhtaç moduna döner. kadın da, onsuz yapamayacağını bildiği o zavallıya acıyarak tekrar kurtarıcı kostümünü giyer.
bu döngü 30 sene sürer. sonuçta ortada ne sevgi kalır ne saygı; sadece birbirinin yetersizliğine bağımlı hale gelmiş, birbirini hasta ederek hayatta kalmaya çalışan iki enkaz kalır. işte karpman drama üçgeni, bu yavaş çekim intiharın teknik adıdır.

yani sistem şöyle işliyor:

ortada bir kurban var. kurban sürekli bana yardım edin, ben yapamıyorum der. sorumluluk almayı reddeder. (bkz: kurban)

sonra sahneye beyaz atlı prens (bkz: white knight) sendromlu kurtarıcı girer. dur ben hallederim, sen yorulma, bensiz bir hiçsin mesajını alttan alta vererek kurbanı kendine bağımlı kılar. dışarıdan iyilik meleği gibi görünür ama aslında kendi egosunu tatmin etmek için kurbanın aciz kalmasına ihtiyacı vardır. (bkz: kurtarıcı)

bir de suçlayıcı vardır. her şey senin suçun, beceriksizsin diyerek kurbanı ezer. (bkz: zalim)

bu üçgenin ölümcül olmasının temel sebebi, taraflara yaşattığı yoğun duygusal dalgalanmaları tutku veya aşk zannettirmesidir. bir gün kurban olup ağlarsın, ertesi gün kurtarıcı olup kahraman hissedersin, sonraki gün zalim olup öfkeni kusarsın. ancak bu durum bünyeyi kaosa alıştırır ve beynimiz o dopamin arzusunu bu rollerden biri en girerek arar. huzurlu ve düzgün bir ilişki gördüğünde buna sıkıcı dersin. çünkü bünye o kaosa, o toksik iğneye alışmıştır.

normal bir ilişkide sorun çıkar, konuşulur, çözülür ve yola devam edilir. bu üçgende ise sorun asla çözülmez, sadece şekil değiştirir. kurban sorumluluk almaz çünkü kurtarıcısı vardır, kurtarıcı kendi hayatına bakmaz çünkü kurbanla uğraşmak daha kolaydır.

ve bir kere bu üçgene girdiğinde artık çıkış yoktur. tam bu ilişki beni bitiriyor, ayrılacağım dersin, karşındaki o zalim suçlayıcı bir anda ağlayan, sensiz ölürüm diyen kurbana dönüşür. senin içindeki merhamet damarına basar ve sen kendini kapıdan çıkarken değil, yine onu teselli ederken bulursun. bir bakmışsın kurbanı oynayan o kişi seni tekrar içeri çekmiş ve döngü sıfırlanmış.

ayrıca şu konular ile yakından bağlantısı vardır:

(bkz: gaslighting)
(bkz: toksik ilişki)