Türkçede Fazla Örneği Bulunmayan Kışkırtıcı Yazın Türü: Erotik Edebiyat
erotik edebiyat türk edebiyatına yabancı bir tür diyebiliriz. hiç olmadığı elbette söylenemez, ancak çok fazla gelişmediği de muhakkak. akıllara gelen ilk örnek “bir zambak’ın hikayesi”dir. türk edebiyatında yazılan ilk psikolojik roman olarak kabul edilen "eylül"ün yazarı mehmet rauf aynı zamanda türk edebiyatının ilk erotik romanlarından bir zambak’ın hikayesi’nin de yazarıdır.
oscar wilde’ın "violette’in aşk destanı" adlı romanının adaptasyonu olan eser, cinsel arzularını açıkça ifade eden ve kadınları fethetmekten haz alan bir erkek anlatıcının maceralarını konu alır. bir adaptasyon olsa da türkiye ile batı dünyası arasındaki medeniyet, tarih, kültür ve zihniyet farkları, bir zambağın hikayesi’ni kimi noktalardan violette’in aşk destanı’ndan ayrıştırır. anlatıcı, önce "zambak" adını verdiği genç bir kızla, ardından "naciye" isimli bir kadınla yaşadığı erotik ilişkileri dönemin şartlarına göre oldukça açık ve cesur bir dille tasvir eder. 1910 yılında basılan kitap yayımlandıktan kısa zaman sonra sakıncalı olarak değerlendirilip yasaklanır. hatta mehmet rauf bu eser nedeniyle birkaç ay hapis yatar. ancak kitap o hapisteyken ünlenmiştir bile… mehmet rauf hapisten çıktıktan sonra ününün arttığını anlar. hatta kadınlar enteresan biçimde kendisine ilgi göstermeye başlar.
necati cumalı'nın cinsel dürtülerin insan yaşamında taşıdığı önemin üzerinde duran olayları aktaran “ay büyürken uyuyamam” adlı eserini de bu anlamda değerlendirebiliriz ama gerçek anlamda bir liste çıkarmak oldukça zor. bu belki de türkçede henüz erotik jargonun, sözel anlatım düzeyinden kurtulup, metinsel bir biçem oluşturamamış olmasından kaynaklanıyor. öyle ki, başka dillerden türkçeye çevrilen erotik içerikli bir eser, birçok açıdan küstah bir ucuzluğa bürünüveriyor. eserin orijinali neredeyse tanınmaz hale geliyor. bu elbette, bizde hatırı sayılır bir erotik edebiyat geleneğinin oturmamış olmasından kaynaklı.
dünya edebiyatında erotik edebiyata baktığımızda, sözcüklerin efendisi d. h. lawrence’dan bahsetmek gerekir. lawrence, eserlerinin neredeyse tamamında erotizmi sağlam bir doku olarak kullanır. özellikle lady chatterley’s lover (lady chatterley’in sevgilisi) romanıyla erotik edebiyatın yalnızca sınırlarını zorlamakla kalmaz, bu türü toplumsal bir eleştiri ve yaşamsal bir felsefe seviyesine taşır. ingiltere'de yayımlanan eseri ingiliz yasaları pornografik olarak değerlendirir ve kitabın satışa çıkması engellenir. uzun süren davalardan sonra yargı, romanın yayınlanabileceğine karar verir. kitap satışa çıktığı andan itibaren ingilizler kitapçılar önünde uzun kuyruklar oluşturur.
henry miller, nabokov, çehov, boris vian, collette ve daha birçok büyük yazar da erotizmin unsurlarını eserlerine ustaca yansıtmış yazarlar. tabii erotik edebiyat denince türün en bilindik örneklerinden biri sayılan decameron öyküleri'ni de unutmamak gerek. bu eser, erotik yazına damgasını vurmuş en büyük yapıtlardan biri. vebadan kaçan on insanın şömine etrafında anlattıkları ateşli öyküler, bugün bile farklı biçimlerde kullanılmaya devam ediyor. ardından, saz şairlerinin sözlü anlatılarına dayanılarak oluşturulan metinler, on dokuzuncu yüzyıla dek etkisini sürdürecektir. özellikle, fransız devrimi'nden hemen önce ve sonra ortaya çıkan erotik yazın, tam bir sofistike anlatım örneği sunar. charles baudelaire, marquis sade gibi usta kalemlerin eserler verdiği bu dönem, yasakların da karabasan gibi indiği en karanlık dönemlerden biridir neredeyse. michel foucault "cinselliğin tarihi" adlı eserinde özellikle marquis de sade gibi yazarların eserlerini, cinselliğin bir "söylem" haline getirilmesi ve iktidar ilişkilerinin bedene yansıtılması bağlamında değerlendirir. eserleri sanatsal değerlerinden ziyade, cinselliğin nasıl konuşulan ve denetlenen bir özneye dönüştüğünü gösteren tarihi belgeler olarak ele alır. erotik edebiyat, bu dönemde artık, iğrenç ve pis olanın lirizmini dener. hatta kaligram şairi guillaume apollinaire bile sayısız erotik öykü yazar.
guillaume apollinaire'in sadizm, mazoşizm ve her türlü cinsel aşırılığı kara mizahla harmanladığı öykülerinin birinde genç bir delikanlı, girdiği bir şatoda, tek bir gecede tüm varenne dükü sülalesini "suyuyla besler", erkekliğinin tohumlarını fıskiye gibi dağıtır şatonun odalarında. hatta şafağın sökmesine yakın bir saatte, ahırdan çaldığı bir atla hemen uzaklaşır. saraya ve bozulan burjuva ahlakına ateş püsküren bu yeni erotik tarz, artık tamamen "ibret öyküleri" ve "erdemin iktidarsızlığı" üzerine kuruludur. libertenlerin bile içinde bu sağanağa tutulup sayısız eser vermiş isimlere rastlamak mümkün. balzac dahi, çok sonraları, bir gecede yazdığı ve kendi matbaasında basıp el altından salon kadınlarına dağıttığı öykülerin, gerçekte "ucuz, bayağı ve yer yer ateşli" olduğunu söylemekten kendini alamaz.
on dokuzuncu yüzyılda artık sıradan insanların ve köylülerin de cinsellikleri, düzüşmeleri ve yasak aşkları yazılmaya başlanır. mesela emile zola, madenci ailelerinin yabansı düzüşmelerini tiksinti veren bir gerçeklikle yazar. seine nehri kıyılarında kurulan açık hava morglarında, ölmüş genç kızlara sıcak su dökerek tecavüz eden köylüleri gördüğümüz sapkınlık anlarını okuruz. therese raquin ve aşığı, yasak sevişmelerinin ve ateşli gecelerinin bedelini intiharla öderler. erdemsizliğin, sapkınlığın ve kural tanımazlığın kol gezdiği bu dönemde, öyküler artık şöyle başlıyordu: "değerli okur, şimdi şahit olacağın olaylar yaşanmış olup, her ölümlünün ders alması gereken korkunç ıstıraplardır..." vb.
fransız sinemasında en iyi örneklerinin görüldüğü erotik anlatının kaynağını yine kendi edebiyat geleneğinden alması boşuna değil. bizde de, sinemada az çok denenen erotik motif var ama edebiyatta nedense bir türlü dikiş tutturulamadı. henüz, şalvar davası filmi kadar erotik-güldürü motifleri içeren bir romanımız bile yok. elbette, birkaç isim sayılabilir ama, kim bir çırpıda söyleyebiliyor bu isimleri? oysa estetik normlar içinde kalınarak, hatta yüksek edebiyat kategorisine sokulacak eserler verilebilir. ancak böyle bir eser yaratacak yazarın, tam bir sözcük cambazı olması gerek.
yararlanılan kaynaklar:
*türkiye adalet akademisi, ifade özgürlüğü özel sayısı
*türkiye’de yeraltı edebiyatının avangart eseri: mehmet rauf’tan bir zambağın hikâyesi, doç. dr. fethi demir
*buckley, w. k. (1993). lady chatterley’s lover: loss and hope. new york: twayne.
*michel foucault - histoire de la sexualité
*henry miller – "the books in my life"