Tarihin En Büyük UFO İddiası Roswell Olayının Altında Yatan Basit Gerçekler
roswell, tarihin en büyük ve altı boş komplo teorilerinden biridir
olay 1947'de new mexico'nun roswell adlı kasabasında yaşayan bir çiftin yetkilileri arayarak ihbarda bulunmasıyla başladı. garip parçalardan oluşan bir enkaz görmüşlerdi. ihbar üzerine yetkililer geldi ve enkazı oradan topladı. halkın da fazla yaklaşmasına izin verilmedi. olay 8 temmuzda basına "uçan daire bulduk" şeklinde yapılan açıklamayla dikkatleri çekti.
tam bu noktada konuya şahsi yorumumu dahil edeceğim. uçan bir daire ya da uçan ve tanımlayamadığınız herhangi bir şey bulmanız, bu şeyin dünya dışından gelmesi gerektiği anlamına gelmiyor. eski adıyla ufo, yeni adıyla uap olarak isimlendirilen cisimler maalesef sadece dünya dışından gelecek cisimler için kullanılıyormuş gibi bir yanılgı var. halbuki, mesela bir dilek balonu bile, ne olduğunu anlamadığınız sürece bu gruba dahildir. ek olarak, bazı devletlerin askerî çalışmaları dahilinde, birçok kişinin uçan bir daire olarak tanımlayabileceği hava araçları var. tek örnek vereceğim sadece, bunlar gibi çok fazla araç var:
bu arkadaşın kısa adı avrocar ve 1950'lerde kullanıldı. bunun bir de geliştirme aşaması falan derken, olay yine 1940'lara dek uzanıyor ki soğuk savaş'ın en cafcaflı yıllarından bahsediyoruz. meşhur bir savunmadır ufo gördüğünü söyleyenler tarafından kurulan "kendi gözlerimle gördüm" cümlesi. işte bu tür araçlar o iddiaların kökenini açığa çıkarıyor aslında. bu arada roswell enkazının bulunduğu tarih de savaşın başlamasından birkaç ay sonrasına denk geliyor. yani özellikle amerika ve sovyetler'in karşılıklı olarak casusluk faaliyetleri sürdürdüğü o meşhur dönem... o dönemde ilk kez geliştirilmeye çalışılan kim bilir başka hangi araçlar vardı.
evet, olaya dönelim
açıklama ufo bulunduğuna dair yapıldı ilk başta ama ertesi gün, bulunan şeyin sadece bir meteoroloji balonunun enkazı olduğu açıklandı. hatta ordudan bir ismin, balon enkazıyla çekilmiş fotoğrafı da yayımlandı.
aslında olayın gerçeği bu kadar. konu, halk için orada kapandı diyebiliriz. nereden çıktı peki "uzaylı" iddiaları? olayın üzerinden 30 sene geçtikten sonra çıktı bu iddialar. kimden çıkmış olabilir, bir tahmininiz var mı? yukarıda enkazla çekilmiş fotoğrafının yayımlandığını söylediğim binbaşı jesse marcel'den çıktı iddialar. kendisiyle yapılan bir röportajda, o enkazın uzaydan geldiğine "inandığını" söyledi. yani roswell vakası diye dünya dışı yaşama bağlanan olay, aslında bir kişinin "öyle inanması"ndan ibaret bir olaydı.
bunu destekleyen "küçük gri adam cesetleri" iddiası da yine olayla alakası olmayan bir tarihte çıktı ortaya. yani 1947'de bu iddialar da yoktu piyasada. 1980'de the roswell incident adlı bir kitap yazıldı. kitapta roswell kazasına dair bir iddia yer aldı. barney barnett isimli bir mühendis 1947'de çöle düşen bir araç görmüştü ve aracın etrafında da insanlara ait olmayan cesetler vardı. bunu arkadaşlarına anlatmıştı. bu anlatı yayılıp insanlar tarafından da ilgi görünce bu kez 10 yıl sonra bir başka isim çıktı ortaya: gerald anderson. o da, küçükken enkazı ve cesetleri gördüğünü, yani olayın canlı tanığı olduğunu, buna dair belgelerinin de olduğunu ileri sürdü. sözde, olayı günlüğüne yazmıştı çocukken ama yapılan araştırmalarda görüldü ki belgelerde kullanılmış olan mürekkep ve kâğıt cinsi, 1947 veya civarına ait değildi. yani anderson, her olayda ortaya çıkan fırsatçı tiplerden biriydi sadece.
yine bu noktada şahsî yorumumu söyleyeyim; 1980'deki kitabın yazarlarından biri olan charles berlitz'in bermuda şeytan üçgeni hakkındaki kitabını okudum. çocuktum o zamanlar ve hayretle okumuştum olanları. o bölge için ortaya çıkan komplo teorilerinin temelinde yine bu kitaptaki "görgü tanıklarının ifadeleri" var. yani adam bu tür, henüz açıklanmamış konularda yazdığı kitaplarla ortalığı epey karıştıran bir tip. belli ki aynı yöntemi roswell vakasında da denemiş ve başarılı olmuş çünkü insan beyni, açıklayamadığı boşluğu doldurmak konusunda seçicidir. bazen en kötü ihtimali bazen de en karmaşık olanı seçer ama gerçek, genellikle en basit olandır.
tekrar konuya geleyim
küçük gri uzaylı cesetlerini gördüğünü iddia edenler bununla kalmadı. yine olaydan yaklaşık 40 sene sonra bir cenaze levazımatçısı olan glenn dennis çıktı ortaya. o dönem askerî üste çalışan bir hemşire arkadaşının olduğunu, bu arkadaşın üsse getirilen ve insanlara ait olmayan cesetleri gördüğüne tanık olduğunu söyledi. ancak yapılan araştırmalarla anlaşıldı ki o dönem üste çalışan o isimde bir kimse olmamış.
tüm bunların peşinden, bu kez 90'lı yıllarda bir uzaylı otopsi videosu çıktı ortaya. o dönem epey ses getirmişti, hatırlıyorum ama kısa süre sonra bunun da kurgu olduğunu, videoyu piyasaya süren kişi itiraf etti. benzer bir olay daha vardı; uzaylı cesedinin fotoğrafı çıkmıştı bir ara ortaya. gerçekten ufak tefek, şiş karınlı, büyük kafalı bir yaratık yatıyordu sedyede. bunun da orta amerika bölgesinde bulunan bir ufak kız çocuğu mumyası olduğu sonradan çıktı ortaya.
peki gerçekte olan neydi?
onun açıklaması da 1994'te yapıldı. soğuk savaş döneminde yapılan askerî casusluk çalışmalarından biri ters gitmişti. project mogul adlı proje kapsamında, sovyetler birliği'nin atom bombası testlerini tespit etmeye yönelik bir çalışmaydı bu. mikrofonlar, balonlar, radarlar gibi birkaç bileşenden oluşan büyük bir ağdan bahsediyoruz. millî güvenlik meselesi olduğu için de doğal olarak gizlenmişti.
bu noktada yine yorum yapacağım
madem böyle bir şey vardı, neden daha ilk açıklamada meteoroloji balonu denmedi de sonradan laf çevirildi sorusunu soruyorum kendime ve bence büyük ihtimalle bunun nedeni, insanların zihnini farklı bir yere yönlendirip gerçeği gözden daha kolay kaçırmalarını sağlamaktı. yani düşünün; çıkıp basit bir kaza enkazı olduğunu söylerseniz ama enkazı almaya ordudan birileri gelirse ve şüpheci insanlar bunu kabullenmeyip sorgularsa, iş casusluk faaliyetleri ihtimaline daha kolay gelirdi ama uçan disk derseniz, bu kez kafalar "uzaylı" ihtimaline takılır ve sonradan çevrilen bu ifade "tamam, kesin uzaylıları saklıyorlar, o yüzden ağız değiştirdiler" düşüncesine daha kolay evrilir, dikkatler o yöne çevrilir. yanılıyor olabilirim. sadece panikle saçmalamış da olabilirler, bilemiyorum. sebebi ne olursa olsun özeti şu; 1947'de olay dümdüz bir kazadan ibaretken en az 30 yıl sonra uzaydan gelen canlılar iddialarına evrildi ve çığ gibi büyüyerek gerçekler açıklandığı hâlde günümüze kadar taşındı.