Her Yıl Binlerce Kişinin Ölümüne Neden Olan Olay: Sığ Su Bayılması
öncelikle: sığ su bayılmasının ölüme sebebiyet vermesi, bu bilinç kaybının suyun içinde gerçekleşmesi ve buna bağlı olarak boğulmaktır. evde yatağınızda nefes tutma antrenmanı yaparken de bayılmanız mümkün. ama bir süre sonra kendinize gelirsiniz —yalnız bilinç kaybıyla birlikte kas kontrolü de kaybolacağı için dilinizin yutağa düşerek tıkama olasılığı da bir ihtimaldir—
*bu yüzden karadaki nefes tutma antrenmanlarını bile yalnız başınıza icra etmek risk içerir.
yapılacaksa da limitleri zorlamadan ve oturarak yapılması daha güvenlidir. havuz veya denizde ise katiyen yalnız başınıza bu tür antrenmanlar yapılmamalıdır.
sığ su bayılması kaynaklı ölümlerin tamamı eğitimsizlik veya hırs kaynaklı denilebilir.
sığ su bayılmasından kaçınmanın tek yolu “hiperventilasyon yapmamak” değildir.
nefes tutma limitlerimize yaklaşırken yaşadığımız ‘nefes alma ihtiyacına’ sebep olan faktör kandaki karbondioksit artışıdır.
hiperventilasyon, karbondioksit artışını baskıladığı için nefes alma ihtiyacı ortadan kalkar. ortadan kalkmasından ziyade, nefes alma ihtiyacı geldiğinde beyin çoktan şalteri kapatmış olduğu(bayıldığınız) için iş işten geçmiş olur.
özetle, hiperventilasyon zihni kandırma yöntemi denilebilir. eğitimsiz dalıcıların sığ su bayılması sebepli hayatını kaybetmelerine sebebiyet veren en önemli sebep dalışa geçmeden hemen önce hiperventilasyon yöntemiyle nefeslenmeleridir.
hiperventilasyon: nefes tutma eylemine hazırlanırken hızlıca nefes alıp verme şeklinde tanımlanabilir.
—bu risk içeren eylemi sadece profesyonel dalış özelinde değil; başta belirttiğim gibi, plajlarda nefes tutup sığ derinliklere kısa kısa dalışlar yapıyorsak bile hiperventilasyon yapıp yapmadığımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. plajlardaki boğulma vakalarının bir kısmının hiperventilasyon sebepli olabildiği aşikar—
yalnız; yavaşça nefes alıp hızlıca nefesi boşaltma eylemini seri şekilde devam ettirerek ya da doğru nefeslenme tekniğini uygulasanız dahi uzunca süre yüzeyde bunu sürdürme sebepleriyle de hiperventile olabilirsiniz.
doğrusu: dalışa geçmeden önce nabzı düşürme amaçlı 2 dakika sürecek bir nefeslenme tekniğini uygulamaktır -3 saniyede al-6 saniyede ver, 4 saniyede al-8 saniyede ver gibi gibi-
bunlar serbest dalış tekniklerinin konusu ve başka başlık altında toplanması daha mantıklı. belki bir gün serbest dalış tekniklerini içeren uzunca bir entry yazarım.
neyse, sığ su bayılmalarının tek sebebi hiperventilasyon değildir demiştik.
serbest dalış veya serbest dalış teknikleriyle icra edilen zıpkınla balık avı sporu örneğinden ilerleyelim:
tüm doğru nefeslenme tekniklerini uygulayarak dalışa geçtiniz ama bu dalış süresi içindeki limitlerinizi aşarsanız yaşayacağınız şey yine sığ su bayılması olacaktır.
bu bayılmanın dalıcının genelde yüzeyde veya yüzeye yakınken gerçekleşmesinin sebepleri; en anlaşılır dille: iniş çıkış sürecinde dip ve yüzeyde maruz kalınan basınç değişimleri denilebilir. ayrıca, potansiyel dip süresinin çoğunu aşağıdayken tüketip, çıkış esnasında da ciddi miktarda oksijene ihtiyaç duyan büyük kas gruplarının* tüm limiti çıkış anında hızlıca tüketmesidir.
-80-100 metrelere dalıp, yüzeye 35- 40 metre kala -yani çok derinlerde- bayılan dalgıçlar da olmuştur. bunun sebebi dip süresiyle alakalı planlama hataları ya da daha çok iniş anında bir şeylerin ters gitmesi olabilir-
peki sığ su bayılması risklerini minimuma indirmek için yapmalı?
nefes tutma sürenizi bir standarta oturtmanız, vücudunuzu tanıyıp, size gönderdiği nefes alma ihtiyacı sinyallerini bir refleks haline getirmeniz gerekiyor. dinamik olarak, yani dalışta 2 dakika civarında nefes tutma kapasiteniz var ise; siz bu dalışları 1:15, maksimum 1:30 dakikayı geçmeyecek şekilde planlayacaksınız. bunu kendi nefes tutma becerinize göre oranlayabilirsiniz.
en anlaşılır dille: bu riskten kaçınmanın en önemli yöntemi, her yüzeye çıkışınızın rahat bir şekilde olmasıdır. yüzeye yoğun bir nefes alma ihtiyacı ile çıkmamanızdır. -güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde olduğu antrenmanlar ve müsabakalar konu dışıdır. orada dalgıçlar en iyi dereceler için sınırlarını zorlamaktadırlar-
*yüzeye çıktıktan saniyeler sonra bile bayılmalar görülebildiği için çıkıldığı an ‘toparlanma nefeslenmesi’ yapılması da çok önemlidir: derin bir nefes al, 3-4 saniye tut ve bırak. bunu 3, 4 kez tekrarla.
yine sığ su bayılmalarını tetikleyen en önemli hususlardan biri: ‘surf time’ yani satıh süresine uymamak.
misal 1:30 dakikalık bir dalış sonrasında, bir sonraki dalış hazırlığı minimum 3 dakika sonra başlamalıdır. eğer bu dalış 20 metre ve daha altına gerçekleştiyse surf time’ı 4-5 dakikaya çekmek daha güvenlidir. o sürenin sonunda dalış öncesi nefeslenmeye geçebilirsiniz. yani: 5 dakika + 2 dakika nefeslenmebir sonraki dalışın en erken 7. dakikanın sonunda başlaması gereğidir.
—ve çok önemli bir detay daha—
siz dalışlara devam ederken saatler ilerledikçe nabzınız iyice düşecek*ve vücut dalışa en iyi şekilde adapte olacak, nefes tutma süreleriniz uzayacak. tıpkı bir fok, balina, yunus gibi sanki yaşam alanınız denizmiş gibi rahat hissedeceksiniz. bu anlar dalışlarınızın en rahat ve keyifli geçtiği anlar ama aynı zamanda uzun süredir efor sarf ettiğiz için elektrolit kaybetmiş, dehidre olmuş yorgun bir bedene sahip olduğunuzu unutmayın.
dalış aralarında her fırsatta sık sık su ve mineralli sular tüketin ama yorgunluk detayını asla gözardı etmeyin. o yüzden 2 dakikalık bir dalış yapacak kadar düşük bir nabza ve rahatlığa sahip olsanız da dalışın ilk saatlerindeki kadar uzun dip sürelerine ulaşmayın, çok daha erken su yüzeyine çıkın. yani “daha daha rahatım daha uzun kalırım” değil; “şu kadar saattir sudayım, nefesim ne kadar iyi olsa da bedenim yorgun” diyip kısa dalışlar yapın. uzun saatler dalıyorsanız; teknede, karada bol sıvı tüketmeli, dinlenmeli molalar verin.
ek olarak: önceki gün ne yiyip içildiğine, alkol alımına, dalış öncesi gecesindeki uyku kalitesine, dalış sürecinde dehidre olma durumuna kadar sığ su bayılmasını tetikleyebilecek daha bir sürü faktör vardır.
benim yazı biraz serbest dalışa giriş konusu gibi oldu ama serbest dalış/zıpkınla balık avı sporuna ilgi duyuyor ve icra etmek istiyorsanız veya yıllardır alaylı bir şekilde ‘iyi denilecek seviyede’ icra ediyor olsanız dahi, uluslararası geçerliliği olan bir serbest dalış okulundan sertifikalı eğitim programlarını almanızın çok önemli olduğunu belirtmek isterim.
zıpkınla balık avı ve serbest dalış sporlarının, sakinleştirici etkileriyle her ne kadar güçlü bir terapi etkisine sahip olsalar da her anında barındırdıkları ölüm riski sebebiyle ekstrem spor dalları olarak kabul edildiğini asla unutmayın.
ve her dalış aktiviteniz için, en az sizin seviyenizde bir dalış buddysi edinmeniz çok önemli.
sağlıklı ve güvenli dalışlar.