Fantastik Edebiyatın Geçmişi ve Bugünü: JRR Tolkien vs George RR Martin
İlk akla gelenler
tolkien'in orta dünya'sı epik bir şaheserdir, birçok insan için fantastik kurguya atılan ilk ve en güzel adımdır. temelleri kuzey mitolojisine dayanmaktadır ve iyinin kötüye karşı zaferidir, içimizdeki çocuğun ve saflığın dışa vurumudur. ne olursa olsun iyiliğin her zaman kazanacağını bilmenin verdiği mutluluktur.
g.r.r. martin'in evreni suratımıza vurulan bir tokattır, gerçekliktir. temelleri orta çağ avrupa'sına dayanmaktadır ve iyi vs. kötü savaşının çok ötesinde bir derinliğe sahiptir. yaşadığımız dünyanın griliğin anlatımıdır. entrikadır, politikadır, savaştır. kahraman olmak isteyenlerin yerinin olmadığı acımasız bir dünyadır.
iki yazarın karşılaştırması çok anlamlı değildir çünkü birlikte birisi fantastik bir kurgu, bir peri masalı anlatır. diğeri ise kitabındaki ejderhalara rağmen gerçek dünyanın acımasızlığını kullanarak bir orta çağ hikayesi anlatır.
tolkien'in harika bir dilbilimci olduğu, edebi olarak g.r.r. martin'in çok ilerisinde olduğu bir gerçektir, fakat g.r.r. martin'in de fantastik kurgu edebiyatındaki tüm klişeleri yerle yeksan ettiğini ve insanlara neredeyse mazoşist bir zevk verdiğini göz ardı etmemek gerekir.
çeşitli açılardan ele alınabilecek versus
evren: tolkien iskandinav mitolojisinden izler taşıyan bir evren yarattı.martin ise henüz böyle bir çabaya girmedi orta çağ avrupa'sı tadında bir dünya kurdu ama evrenle ilgili kesin bilgiler yok mutlaka kafasında evrenle ilgili teoriler ve asoiaf sonrası kitaplar vardır. robert isyanından 15 yıl sonra başlayan bir seri zaten okur içinde yeterli olmaz. silmarillion ve return of the king arasında 22 yıl olduğunu düşünürsek daha kalemini kırmamış martin bu konuya el atacaktır ancak tolkien homojenliğine ulaşamaz.
dil: tolkien aynı zamanda bir dil bilimcidir.bu sebeptendir ki şu anda insanların kullanabileceği bir elf lisanı ve onlarca dil oluşturmuştur.martin bu konuda da kalburüstü davranmıştır.(yukarıda belirttiğim gibi daha tamamlanmamış bir evren)
din: yarattığı dinler ne kadar tatmin edici olmasa da martin tanrı figürüyle dinden daha fazla ilgilen tolkien'in önündedir.
toplum yapısı: martin fantastik edebiyatta fazla görülmeyen gri karakterlere sahiptir. insan psikolojisi yansıtılır. şehvet, hırs, kibir.. bunda tabii ki birinci kişi ağzından anlatılması etkilidir. tolkien ise iyiyi ve kötüyü kesin çizgilerle ayırır ve taraflar bellidir. insanlar kişisel isteklerin ötesinde kutsal bir amaç için bir araya gelmiştir. bunda da yıkım ve yaşam arasında kalmaları etkilidir. whitewalkers ve uzun kış geldiğinde asoiaf insanlarının birleşeceğine inancım sağlam.
son: tolkien kendi içinde kusursuz bir sistem oluşturdu. klasik fantastik edebiyatın zirvesine ulaştı. martin daha yolu yarılayamadı ama aralarındaki çizgi versuslarda övgüyü yergiyle sağlayan sosyal medya yazarlarımızın dediği gibi uçurumlar peygamber-tanrı düzeyinde değildir.
Şahsiyetler açısından kıyaslarsak
tolkien "fantastik kurgu" kavramını edebiyata sokan adamdır. s*ke s*ke kabul ettirmiştir kavramı dünyaya ve artık ders olarak okutulmaktadır.
tolkien, silmarillion gibi bir kutsal kitap yazmıştır. george martin de güzel bir fantastik seri yazmıştır.
tolkien 30+ dil yaratmış bir insan. dünya üzerindeki efsaneleri dünya üzerindeki tüm insanlardan daha fazla bilen insan (yani sayı bakımından). tolkien senelerce birinci dünya savaşında savaştı, gerçek savaşta yer aldı yani. tolkien, edebiyat profesörüdür.
özetle, tolkien daha bilgi sahibi ve hayal gücü daha fazla olan bir insan. kendisini başkalarıyla kıyaslamayalım. özellikle anlayarak silmarillion okumadan hiç kıyaslamayalım. sosyal medyada tolkien için "dinden bahsetmiyor" demiş, silmarillion din'in ta kendisi. tolkien, yaratılıştan başlıyor anlatmaya dünyasını. başından sonuna her köşesini her çağını anlatıyor. bunu yapmak öyle bir gör istek ki aklınız hayaliniz durur. bir evren yaratmaya çalışın tek başınıza da seneleeer seneler geçtiğinde bunu yapamayacağınızı anladığınızda görün pişmanlığınızı.