SİNEMA 30 Haziran 2026
804 OKUNMA     14 PAYLAŞIM

Efsane Animasyon Serisinin Devam Filmi, Oyuncak Hikayesi 5'in İncelemesi

Pixar'ı Pixar yapan kült serinin yeni filmi sinemalarda. Peki yeni film, bu ismin hakkını veriyor mu?

toy story 5 bir animasyon delisi olarak bu yıl en heyecanla beklediğim filmlerden birisiydi. o yüzden hemen izlemeye gittim. ne zamandır film hakkında bir şeyler karalamak istiyordum, bugün de vakit bulunca yazayım dedim.

Uyarı: Spoiler içerir.

bence serinin en iyi filmi değildi ama genel olarak başı sonu derli toplu, batırmamış bir film yapmışlar. hikâyenin jessie odaklı olmasını çok sevdim. bu sefer woody ve buzz'ı sürekli ön plana itmeye çalışmamaları ve jessie'nin daha fazla parlaması seriye iyi gelmiş. yıllardır aynı karakterlerin etrafında dönüp durmaktansa biraz nefes aldırmış. sadece diğer oyuncaklar çok az vardı. bu filmi resmen garajda geçirdiler, figüran gibiydiler. keşke onlara da biraz daha alan açılsaymış.

ayrıca buzz ve jessie'nin düğününde bonnie'nin kurduğu toplumsal cinsiyet rollerine meydan okuyan oyuna bayıldım. arkadaşımla beraber baya kahkaha attık izlerken.

ilk üç filmin verdiği o hissi artık doğal olarak vermedi ama 30 yıllık bir seriden her seferinde aynı performansı beklemek de haksızlık olur zaten. bence en büyük başarısı, “bu film niye var?” sorusuna makul bir cevap verebilmesi. sırf eski karakterleri tekrar gösterip gözümüzü doldurmaya çalışmıyor, gerçekten anlatmak istediği yeni bir şey var. yapılmış olmak için yapılmamış bu film bence.


değişen çağa, teknolojinin hayatımızı işgal etmesine, çocukların oyun oynama biçiminin değişmesine ve bunun insanlar arası ilişkilere kadar uzanan etkilerine güzel mesajlar çakmış. hoşuma giden şeylerden biri de teknolojiyi tamamen şeytanlaştırmaması oldu. tableti “kötü karakter” olarak yazmamışlar. aslında o da iyi bir şey yaptığını düşünüyor. sadece her şeyi çocuk adına planlıyor, her şeyi kontrol etmeye çalışıyor. bazen iyi niyet bile fazla kontrolcü olunca zarar verebiliyor. bunu güzel anlatmışlar.
film aslında bana göre çocuklardan çok yetişkinlere hitap ediyor. çocuklar eğlenceli bir macera izliyor ama özellikle bizim dönemimizdeki yetişkinler kendi çocukluklarının nasıl değiştiğini izliyor.

film arasında arkadaşımla konuşurken evcilik oynamayı ne zaman bıraktığımı hatırlamaya çalıştım. tahmini olarak bilgisayarda sims oynamaya başladığım döneme denk geliyor. baya oyuncaklarımı unutup sanal evcilik oynamaya başlamışım. annem de artık oynamadığım için oyuncaklarımı kaldırmış. bu hikâyeye oyuncakların gözünden bakınca içim bir tık acıdı. çocukken hayal gücü daha zengin, daha dışa dönük biri olduğumu hatırlıyorum. büyük ihtimalle teknolojinin hayatıma girmesi beni daha içe dönük ve yalnız biri yaptı. belki de bu yüzden film düşündüğümden daha fazla dokundu bana.

bu arada jessie'nin çocuklar onu bırakıp teknolojik aletlere yönelince kendini yetersiz, yeterince iyi olmayı başaramayan bir oyuncak gibi hissetmesi de bana çok tanıdık geldi. aslında hepimiz bunu yapıyoruz. bazen sorun bizde olmasa bile kontrol edemediğimiz şeyler yüzünden insanların bizden uzaklaşmasını kendi yetersizliğimiz gibi yorumlayabiliyoruz. buzz ve woody onu kurtarmaya geldiğinde, aslında hiçbir zaman değersiz olmadığını, sevildiğini, bir çocuğun hayatına dokunduğunu ve varlığının gerçekten bir anlam taşıdığını fark ettiği sahneler filmin en sevdiğim kısmıydı çünkü bazen değerimizi, artık bize ihtiyacı kalmayan kişilere bakarak ölçüyoruz. oysa birilerinin hayatına dokunmuş olmak, ihtiyacın değişmesiyle değersiz hâle gelmiyor.


bonnie karakteri de filmin umut tarafıydı bence. teknolojiyle büyüyen bir çocuk olmasına rağmen hâlâ hayal kurabiliyor, oyuncaklarına anlam yükleyebiliyor. yani film “teknoloji geldi, çocukluk bitti” demiyor. doğru alan verildiğinde çocukların hâlâ oyun kurabileceğini söylüyor. bu yaklaşımı da çok sevdim.

kısacası toy story 5 benim için serinin zirvesi olmadı ama var olmayı hak eden bir devam filmi olmuş. eski filmlerin gücüne yaslanıp nostalji satmak yerine bugünün çocukluğu hakkında gerçekten bir şey söylemeye çalışmış. bence bunu da büyük ölçüde başarmış. umarım daha bir sürü devam filmleri gelir.