Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı Yayınlamasıyla Sonuçlanacak Olan Gazete Yarışmaları Süreci

Yusuf Atılgan henüz çıkış yapamamış genç bir yazarken, diğer gençlerle birlikte dönemin hikaye yarışmalarına katılmış bol bol. İşte bu dönemde yaşanan ilginç şeyler.
Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı Yayınlamasıyla Sonuçlanacak Olan Gazete Yarışmaları Süreci

tercüman gazetesi, 31 mayıs 1955' te bir öykü yarışması açar. o dönem öyküler yazan yusuf atılgan'ın kardeşi ve kayınbiraderi yarışmaya katılması için kendisine ısrar eder ve bu konuda çok da istekli olmayan yusuf atılgan' ı ikna ederler. yazdıklarından iki öykü seçilir. kardeşi turgut atılgan kimsenin ötesi öyküsünü ziya atılgan, evdeki isimli öyküyü de kayınbiraderi nevzat çorum imzasıyla yarışmaya gönderir.

yarışmaya tam 800 öykü katılır ve eylül 1955' te ilk elemeye kalan 82 hikayeci ve değerlendiren jürinin ismi yayınlanır. jüri yıldızlar geçidi gibidir. yakup kadri karaosmanoğlu, refik halid karay, kadircan kaflı, yaşar nabi, haldun taner, selmi andak ve vecdi bürün bu 82 hikaye içinden eleme yaparak değerlendirilecek öykü sayısını 10 düşürürler. ekim 1955' e gelindiğinde tercüman gazetesi " hikaye müsabakamızın neticeleri belli oldu" diyerek sonuçları yayınlar ve hikaye sahiplerinin birer vesikalık fotoğraf göndermesini ister.

12 kişilik jürinin değerlendirmesi sonucu birinciliği nevzat çorum'un evdeki isimli hikayesi, ikinciliği erdal öz'ün acı -buruk hikayesi, yedinciliği ise ziya atılgan'ın kimsenin ötesi isimli hikayesi alır. birincilik ödülü olarak nevzat çorum'a 500 lira ikramiye verilecektir ancak 10 yazardan üçünün resimlerinin hala ellerine geçmediği hatırlatılır. ve 19 ekim 1955'te meçhul aranıyor başlığıyla birinciliği kazanan nevzat çorum'un resmi hala ellerine geçmediği için kendisini memlekete tanıtamadıklarını, bu değerli arkadaşın bir an evvel kendisini tanıtmasını rica ettiklerini belirten bir yazı yayınlanır.

ertesi gün birincilik öyküsü gazetede belirsiz bir yüzün üstüne konmuş soru işareti ile yayınlanır. altında da " bu hikayenin yazarı henüz bizce meçhuldür. beklemekteyiz " yazısı vardır. ayrıca tercüman gazetesi yarışmada dereceye giren bu hikayecilerin birleşerek bir hikayeci topluluğu kurması önerisinde de bulunur.


tüm bunlar olurken ve merakla yazarın kimliği beklenirken hacırahmanlı köyünde yaşayan yusuf atılgan ne gidip ödülünü alır ne de o iki hikayenin yazarı olduğunu söyler. 1958 yılındaki yunus nadi roman ödülüne kadar bu meçhul yazarın kimliği gizli kalır.

atılgan, aylak adam'la 1958 yılında yunus nadi roman yarışması’na katılır. romanın yarışmada değerlendirilebilmesi için başvuruyu manisa’dan istanbul'a son gün son saat yetiştirmiştir. önce" başvuru süresi doldu, kabul edemeyiz" denir ancak uzaktan geliyoruz deyince görevli, o saatte cumhuriyet'te olan yaşar kemal'e sorar. yaşar kemal romanı çok beğenir. bu beğeni ve onay sonrasında roman yarışmaya katılır ancak o sene birinciliği yılanların öcü adlı romanıyla fakir baykurt, ikinciliği aylak adam'la yusuf atılgan, üçüncülüğü ise ne ekersen romanıyla ömer sakıp alır. atılgan'ın birincilik ödülünü almasına ise büyük oranda orhan kemal'in müdahalesi engel olur. bu süreçte yaptıkları tartışmalardan dolayı orhan kemal ve behçet necatigil'in uzun süre konuşmadığı biliniyor.


sonrasında yarışmayı düzenleyen cumhuriyet gazetesi birinci ve üçüncü olan romanları bölüm bölüm yayınladığı halde aylak adam'ı yayımlamaz. yusuf atılgan " gazetelerde tefrika edilen romanlar için özet yazılır. aylak adam’ın özeti nasıl olurdu çok merak ediyordum, içimde kaldı" der ancak aylak adam, 1959 yılında varlık yayınları tarafından yayımlanır.

1958 yunus nadi roman yarışması jürisinde halide edip adıvar, azra erhat, sabahattin eyüpoğlu, yakup kadri karaosmanoğlu, orhan kemal, behçet necatigil, vala nureddin, haldun taner ve cevat fehmi başkut vardır. ödül sonrası konuşmak için behçet necatigil, yusuf atılgan'ı dışarıya davet eder ve başka birkaç yazarla birlikte bir yerde içki içip sohbet edilir. sıra ödemeye geldiğinde yusuf atılgan ''ben bugün para aldım. hesabı ben ödeyeyim " teklifini sunar ancak necatigil ''olmaz. ben jürideydim, sonra dedikodu çıkar'' diye karşı çıkınca herkes kendi parasını öder.

necatigil, her ne kadar dedikodu konusunda titiz davransa da yarışma dedikodudan kurtulamaz. dedikodulardan biri de halide edip’le ilgili. seçici kurul üyeleri kendisine "bakın efendim, son anda ‘aylak adam’ diye bir roman daha geldi. çok değişik. okur musunuz?" diye teklifte bulunur ancak halide edip " ben birinciliği yılanların öcü’ne verdim. artık bu kararımı hiçbir eser değiştiremez. onun için okumama gerek yok." diyerek romanı okumayı reddeder.

yusuf atılgan'a bir röportajda bu ödül ile ilgili fikri sorulduğunda cevabı "halide edip fakültede hocamdı ama yıllardır beni unuttuğunu sanıyorum. 9 üyeden 3’ünün birincilik için bana oy vereceklerini düşünmüştüm. haldun taner'le behçet necatigil’de yanılmadım. yanıldığım üyenin adını söylemeyeceğim" olur.