Yurt Dışı Giriş Çıkışları Esnasında Pasaport Polisleriyle Girilen Enteresan Diyaloglar

Havaalanlarındaki pasaport polisleriyle zaman zaman enteresan diyaloglar yaşanabiliyor. İşte onlardan bazıları.
Yurt Dışı Giriş Çıkışları Esnasında Pasaport Polisleriyle Girilen Enteresan Diyaloglar
iStock.com

ecnebia ülkesi sınır polisi;

- lütfen çıkış damgası için şu sayfayı kullanır mısınız?
- bu sayfa mı?
- evet.
- ok, iyi günler.

türk sınır polisi;

- merhaba giriş damgası için şurayı kullanır mısınız?
- burayı mı?
- evet.
- niye?
- çok dağınık pasaport.
- kaçak göçeğiniz mi var niye ille de burası?
- şimdi memur bey bu seyahatimde fazla giriş çıkış olcak, hepsinin fotokopilerini iletmem gereken yerler var da derli toplu olması gerekiyor uçakla çıktım karayoluyla giriyorum karayoluyla tekrar çıkcam uçakla gircem bu arada da başka bir ülkeye de gitcem hepsini toptan beyan etmem gerekiyor ondan yani.
- anlamadım ama.
- sizin için ne farkeder ki sonuçta basacaksınız mührü.
- tamam bura mı?
- evet.
- al. (mühre öyle bir asılmak ki sayfanın arkasına geçmesi)

4 gün sonra

türk polis;

- iyi akşamlar çıkış mührünü şuraya vursanız olur di mi?
- niye?
<4 gün önceki ile benzer diyaloglar yaklaşık 3 dakika>
- al.

ecnebia ülkesi hudut polisi:

- efenim giriş için şimdi geçenki giriş ve çıkışımda kullandığımız bir sayfa var onun tam arkasını kullansak olur di mi?
- olur tabi, gösterin.

ecnebi * hudut polisi:

- merhabalar giriş için şurayı kullanabilir miyiz?
- bura mı?
- evet lütfen.
- tabi sir buyrun

ecnebi * hudut polisi:

- iyi çalışmalar, çıkış damgasını girişin oraya basıyorsunuz di mi?
- tabey ki sir iyi yolculuklar.

türk sınır polisi:
- merhaba memur bey, giriş damgasını şu sayfaya bir yere vurabilir miyiz?
- niye?
- , pasaport eskimesin istiyorum.
- al
- allah razı olsun abi, çok sağolun. çok özlemişim memleketimi.
- efendim?
- iyi çalışmalar abi.

yer : yunanistan- makedonya sınır kapısı yunanistan tarafı :

2 türk 1 polonyalıyız.. trenle selanik'den üsküp'e geçeceğiz.. ilk kez sınırı trenle geçeceğimizden ne yapılması
gerekeni pek bilmiyoruz.. sınırda tren durdu.. öylece durduk trende bekliyoruz bütün herkes inerken.. sonradan dank etti ve pasaportumuz elimizde aşağı koştuk..

neyse verdik pasaportları bekliyoruz almayı.. sonra görevli geldi, polska al baalım passportunu diyip resmen
polonyalı arkadaşımıza fırlattı pasaportunu görevli.. sonra bize dönüp siz turksalar gelin baam içeri dedi.. baya bir panik oldum,
arkadaşıma dönüp, mahvolduk oğlum dedim yunanlıların en favori(!) 2 ülkesi türkiye pasaportuyla makedonya'ya girmeye çabalamak,
sonu bu işte dedim, bir yandan da acaba nerde hata yaptım diye düşünüyorum..

neyse görevli amca oturun dedi.. bu arada arkadaşım çat pat yunanca biliyor..
amca başladı konuşmaya, ben giresunluyum dedi.. biliyor musunuz giresun'u dedi.. biz bi şaşırdık donduk, biliyoruz tabii dedik,
sonra başladı anlatmaya oralıymış, gitmeye korkuyormuş, giderse başına bişi gelir miymiş.. ben trene bakıyorum bir yandan..
amca dedim tren gitmesin.. yok dedi ben git demeden gitmez sen merak etme bana giresun'u anlatın dedi.. gözleri doldu..
çok güzel diyebildim sadece.
arkadaşım o arada yunancayı söktü.. anlatıyor da anlatıyor. oğlum napıon dedim ne anlatıosun 3 kelime yunancanla..
boşver sen dedi.. amca ağlıyor.. ben şoktayım.. sonra amcadan biraz zorla da olsa ayrılarak trenin yolunu tuttuk..

ve amca elini kaldırdı trenimiz üsküp'e doğru yoluna devam etti..

-hoş geldiniz efendim (opss), yolculuk nereye?
- kolay gelsin memur bey rusya
-valizinizde yer var mı ?
- yani üç beş parça daha alır, neden
- beni de götürün diyecektim.

vay memleketin polisi

istanbul ahl'den yurtdışına gitmek üzere havalanındayım. sırada hemen önümde kara çarşaflı bir kadın ve bir adam, kabindeki polisle aralarında bişeyler oluyor, konuşmalar falan, neyse sonra geçiyorlar. sıra bende pasaportu uzatıyorum.
kabindeki memur başlıyor söylenmeye.

- heryerini kapatmış sadece gözleri var, yüzünü görmem lazım, kontrol için, uğraştırdılar bir sürü.
- açtı mı sonra?
- müslim falan bişeyler dedi, e ben de müslümanım dedim, açtı sonra.
- nerelilermiş?
- türkmenistan*, ya ben çok meraklıyım sanki senin karının yüzünü görmeye. zaten buradan ne ruslar, ne ukraynalılar geçiyor!!!!
- ee evet siz de haklısınız tabi.

roma fiumicino havalimanı. roma'dan köln'e geçilecektir. kontuarda bagaj teslim edilir, güvenlik kontrolüne geçilir. elde 2 kavanoz makarna sosu vardır. ingiilizce, aşağıdaki diyalog başlar.
italyan polisi: elinizdeki poşette ne var
ben: domates şurubu
italyan polisi: bununla uçağa binmeniz yasak, sıvı madde alamıyoruz, bakabilir miyim.
ben-yanımdaki arkadaşa türkçe: sıçtık abi siktir salçaları almıyo ipneler.
italyan polisi türkçe: türk müsün
ben-türkçe: höynk ee eveet
italyan polisi-türkçe: hadi al sosunu geç bidaha da polise küfretme

yer: hollanda schiphol havaalani, o yillarda macaristanda yasayan deterjan schengen ulkelerinde vizesiz dolasim saglayan gri (servis) pasaportuyla birkacgun icin hollandaya gelmis, geri donmektedir:

polis (pasaportu hisimla karistirir): nereye gidiyorsunuz anlamadim ben?
deterjan: macaristana donuyorum

p: hani vizeniz?
d: bakiniz bu servis pasaportu ben ulkenize macaristandan geldim donuyorum simdi

p (onundeki kitabi karistirir): ama siz turk vatandasisiniz macarsitan vize istiyor sizden, nerde vizeniz
d (hala kibar): evet ama bu ozel bir pasaport, onunuzdki kitapta da yaziyordur, kutfen dikkatli bakin

p (macaristanin avukati kesilir): onumdeki kitapta ne yazdigini ben cok iyi biliyorum macaristana vizesiz giremezsiniz diyor burada..
d (sabri tasar): peki, tamam, haklisiniz giremem..(elindeki cantalari yere birakir) o zaman ben de burada kalirim, verin pasaportumu rotterdam trenini yakalayim bari

p: ehu...bi dakka burda da kalamazsiniz..nasil yani..bi dakka durun..
d (sesini yukseltir iyice): peki nasil girdim sizce buraya? onu dusunuyor musunuz?

p (kafasi iyice karisir): bir dakika..evet nasil girdiniz hani hollanda vizeniz?
d: birazdan ozur dilemek zorunda kalacaginiz bir tavir icindesiniz. elinizdeki pasaport turk hukumeti tarafindan cok onemli (ehu..abarttik tabi ama gerekli bir hamleydi) devlet gorevlilerine verilir. siz beni asagiliyorsunuz lutfen amirinizi cagirin

(bu arada tartisma ortamindan killanan amir polis gelmistir bile neler oluyor burada diyerekten..sonra olayi farkeder..servis pasaportunu da bilmektedir..polisin kulagina birseyler fisildar)

son sahne
p: gercekten cok ozur diliyorum..dilerim ulkemiz hakkinda kotu fikirlere sahip olmadan gidiyorsunuzdur
d (otuz iki dis): yine gelecek ben...

insana beyin dumuru yasatmak icin ozel olarak planlanmis diyaloglardir.

turkiye cikisi:

- nereden geliyorsunuz?
+ ee.. nereden geliyorsunuz derken?
- nereden geliyorsunuz buraya? (mukemmel aciklama ve otesi)
+ bir yerden gelmedim istanbul'dan amsterdam'a gidiyorum.
- ha istanbul'dan mi geldiniz? (ulan ataturk havalimanindayiz ne yedin sen kahvaltida)
+ evet amk (amk silent)
- peki iyi ucuslar.

amsterdam'a giris:

+ merhaba
- merhaba
- .... (yanindaki elemanla flemenkce konusmalar)
- nereye gidiyorsunuz? (hobaa)
+ ehm.. bana mi soylediniz? (birden ingilizceye dondugune gore oyle olsa gerek)
- evet
+ iii.. bir yere gitmiyorum, buraya geldim.
- (flaps diye muhuru yapistirir)
+ tesekkurler, iyi gunler..

lan olm ne oluyor, benim tipi gorup "haha su tipe bak, dur azcik comak sokalim da beyni haslansin ibnenin" mi diyor insanlar? amaciniz ne lan?

hayir sorduklari sorulardan ziyade verdigim cevaplari kabullenmeleri garibime gidiyor. amacsizlar yemin ediyorum.

not: en dramatik muhur sesinin benimki oldugunu da kabul edin arkadaslar.

sevgiler.

yer: londra stansted hava limanı

pasaport memuresi: ingiltere'ye hoş geldiniz efendim. yolculuğunuz nasıl geçti?
fortuneteller 657 ve öğretmenim canım benim : teşekkür ederiz. 4 saat sürdü biraz yorucu tabii.
- turistik amaçla mı geldiniz?
- yok bir seminere katılacağız. başvuru ve kayıt evraklarımız da bunlar.
- teşekkür ederim. yılın bu zamanında scarborough biraz rüzgarlı ve yağmurlu olur ama yine de güzel bir yerdir. iyi vakit geçireceğinize eminim. hanımefendi ilk kez ingiltere'ye geliyor sanırım.
- evet öyle. ben daha önce gelmiştim. .
- teşekkür ederim efendim. buyrun pasaportlarınız. eğer yaklaşımımdan memnun kalmadıysanız veya sizi rahatsız ettiysem ya da size kaba davrandığımı düşünüyorsanız lütfen şurada bekleyen görevliye şikayetinizi hiç çekinmeden bildirin.

bir hafta sonra. yer istanbul atatürk hava limanı.

son böyyük türk devleti'nin yılmaz bekçisi pasaport polisi : (öğretmenin canım benim'e hitaben) gelsene bacım buraya doğru! boş bankoyu görmüyor musun?

bankoya ilerlenir.

son böyük türk devleti'nin yılmaz bekçisi pasaport polisi : (öğretmenin canım benim'e hitaben)kimsin sen? bu pasaport senin mi?

edit: bir de şu lafı etmiş "benimle konuşurken yüzüme bakacaksın hanım, başka yere değil" bunu da öğretmenim canım benim hatırlattı sağ olsun..

amsterdam'a girerken yaşanmıştır.

hollandalı polis: (türk pasaportumu şöyle bir inceledikten sonra) oynama şıkıdım şıkıdım
revizyonist: ...