Yeni Başlayanlara da, Tecrübeli Oyunculara da Aynı Hazzı Yaşatan Nefis Kutu Oyunu: Cascadia
risk, monopoly falan artık geride kaldı. ben bir tane daha modern oyun önermak istiyorum sizlere... bizde de türkçe olarak yayınlandı hem. 2021’de çıkan, daha ilk yılında hem oyuncu kitlesini hem ödül jürilerini arkasına alan, sakinliğiyle iddialı bir başka oyun var sahnede: cascadia.
tasarımcı koltuğunda randy flynn, yayıncı tarafında ise flatout games (dağıtımda aeg). çıktığı yıl hem spiel des jahres’ı hem de kennerspiel adaylığını cebine koyunca “dur bakalım burada ne oluyor?” dememek elde değil. risk gibi dünyayı ele geçirmiyorsunuz; ama bu sefer de kuzeybatı amerika’nın doğasını kuruyorsunuz. ve evet, bu da en az dünya hâkimiyeti kadar bağımlılık yapabiliyor.
oyunun genel sistematiği
cascadia’yı eşsiz kılan şey, çatışma yerine ekosistem kurma fikrini merkezine alması. oyunda altıgen habitat karolarını (orman, çayır, dağ, nehir, sulak alan) önünüze diziyor, aynı zamanda geyik, ayı, somon, şahin ve tilki gibi hayvan pullarını bu habitatlara yerleştiriyorsunuz. ama öyle kafanıza göre değil; her hayvanın o oyuna özel gelen bir puanlama kartı var ve o karta göre “nasıl dizilirse” oyun sonu size ona göre puan veriyor.
risk’te zar atıp kamçatka’dan alaska’ya geçmenin heyecanı varsa, cascadia’da da “şu nehri bir uzatabilir miyim?” gerilimi var. zar yok; ama draft var. her tur dört karo–hayvan eşleşmesinden birini seçiyorsunuz. seçtiğiniz kombinasyon hem habitat zincirini hem de hayvan düzenini etkiliyor. yani kısa vadeli puan mı, uzun vadeli alan kontrolü mü? tam bir mikro-strateji dersi. çoğu modern board game'de olduğu gibi.
en kritik nokta şu: oyun tamamen açık bilgi üzerinden ilerliyor. gizli kart, ani savaş, beklenmedik ihanet yok. herkes ne yaptığını görüyor. bu da oyunu “sessiz ama derin” bir strateji arenasına çeviriyor. eh, sadece yeni açılan habitat karoları sürpriz faktörü ama o kadar da olsun oyunsuluk adına. fantastik bir evrende geçseydi belki daha niş bir kitleye hitap ederdi; ama gerçek coğrafyadan, gerçek hayvanlardan beslenmesi onu daha kapsayıcı yapıyor. masada “o ne ya fantastik tema :/” diyen varsa, cascadia’yı rahat oynar.
oyunun zayıf yönleri
cascadia’nın zayıf tarafı genellikle “habitat kilidi” olarak ortaya çıkıyor. oyunun başında yanlış yerleştirilen birkaç karo, ileride devasa bir alanı tek tip habitatta birleştirme ihtimalinizi baltalayabiliyor. özellikle de nehir zinciri yapmaya çalışırken ortada tek bir yanlış dönüş, bütün planı bozabiliyor.
bir diğer mesele: etkileşim düşük. rakibinizin alanına saldıramazsınız, puanını doğrudan baltalayamazsınız. en fazla draft sırasında istediği kombinasyonu kaparsınız. kimileri için bu huzurlu bir deneyim; kimileri için ise “fazla solo” bir masa.
ve evet, analiz felci (analysis paralysis-ap) riski mevcut. özellikle 4 kişilik oyunda, herkesin önündeki kombinasyonları uzun uzun tartması oyunu yavaşlatabiliyor. risk’te zar atıp kaderi hızlandırıyordunuz; burada karar tamamen sizin omuzlarınızda.
oyunun güçlü yönleri
öncelikle erişilebilirlik. yani kuralları 10 dakikada anlatılabilir, ilk turdan itibaren herkes ne yaptığını anlar. ama bu sadelik sizi kandırmasın; puanlama kartlarının kombinasyonu her oyunda farklı olduğu için tekrar oynanabilirlik tavan. zaten ilk oyunun sonunda puanlama yapılırken anlıyorsunuz cascadia'yı tamamen.
ikinci olarak estetik. pastel tonlar, sade ikonografi ve doğa teması masaya huzur getiriyor. bu oyun gerçekten görsel olarak da çekiyor adamı. risk’in haritası nasıl ki strateji çağrışımı yapıyorsa, cascadia’nın masası da minimal bir doğa belgeseli hissi veriyor.
üçüncü olarak ölçeklenebilirlik. solo modu gayet tatmin edici; iki kişiyle hızlı ve taktik; dört kişiyle daha rekabetçi. ayrıca zorluk seviyeleri ve değişken hayvan kartları sayesinde yeni başlayanla deneyimli oyuncu aynı masada keyif alabiliyor. ki bu önemli bir şey, oyunu daha iyi bilenin her zaman kazanması bir modern board game için iyiye işaret sayılmaz. bu, cascadia'da yok işte.
sonuç
risk nasıl ki yarım asrı devirmiş bir klasikse, cascadia da modern “euro” tasarım anlayışının rafine bir örneği. biri dünya hâkimiyetiyle adrenalini, diğeri ekosistem kurarak dengeyi öğretiyor. biri zarla kaos yaratıyor, diğeri kararla gerilim.
ama ortak noktaları şu: basit görünen bir sistemin içinde derin strateji saklıyorlar. ve iyi bir kutu oyununun yıllarca masadan kalkmamasının sebebi de tam olarak bu.
dolayısıyla olmuş diyor, doğayı bu kadar şık bir şekilde masaüstüne taşıdıkları için kendilerini buradan tebrik ediyoruz. şimdiden doğa harikaları (landmarks) diye bir ek paketi çıktı bile ve türkiye'de neotroy games ikisini de yayınladı. internet sitelerinde bulunabiliyor.
kalın sağlıcakla.