Yazdığı Şeyler Günümüzde Beyaz Yaka Mottosu Yapılan Machiavelli Gerçekte Nasıl Bir Tipti?

Niccolò Machiavelli (1469-1527) nasıl bir insandı? Bugün, içinde yazılan şeylerin beyaz yaka mottosu ilan edildiği kitabı Prens'i (Hükümdar) neden, hangi amaçla yazdı?
Yazdığı Şeyler Günümüzde Beyaz Yaka Mottosu Yapılan Machiavelli Gerçekte Nasıl Bir Tipti?

niccolo machiavelli... siyaset bilimi birinci sınıf öğrencilerinin elinde perişan edilmiş, adının sonuna eklenen ist ekiyle ucuz plaza yöneticilerinin ahlaksızlıklarına kılıf yapılmış bir garibandır kendisi. floransa sokaklarında görseniz nasılsın lan floransalı diye ensesine tokat atacağınız kadar bizden, bir o kadar da bahtsız bir adamdır aslında.

herif hayatı boyunca cumhuriyet sevdasıyla yanıp tutuşuyor, diplomatik görevlerde at koşturuyor, sonra medici ailesi yönetime el koyunca işler feci sarpa sarıyor. mediciler bunu yaka paça alıp zindana atıyorlar. strappado denen, kolları arkadan bağlayıp tavana asarak bir anda yere bırakma suretiyle omuzları yerinden çıkaran adamın aklını alan bir işkenceye maruz kalıyor, tam altı kez. gıkını bile çıkarmıyor yiğidim, sır vermiyor. sonra alıp bunu san casciano'daki çiftliğine sürüyorlar, işte ne oluyorsa orada oluyor.

O dönemde Floransa şöyle bir şeydi.

francesco vettori'ye yazdığı bir mektup vardır, okudukça insanın burnunun direği sızlar. sabahtan akşama kadar ormandaki oduncularla vakit öldürdüğünü, öğleden sonraları kasap ve fırıncıyla handa cricca oynayıp üç kuruş için masada birbirlerine nasıl ana avrat sövdüklerini bütün çıplaklığıyla yazar.

- ulan luigi şu kağıdı ben çekecektim lan!
+ senin ecdadını floransa katedralinde avaz avaz avlarım niccolo, hile yapma!!
- bana bak seni piç kurusu, ben fransa kralıyla pazarlık masasına oturmuş adamım...
+ siktir git zarları ver!

şeklinde uzayıp giden saatlerin ardından akşam olur, eve döner. üzerindeki çamurlu, pis kokulu köylü kıyafetlerini çıkarır. devlet adamıyken giydiği şatafatlı, ağır elbiseleri kuşanır ve çalışma masasına oturur, antik çağın yazarlarıyla sohbete başlar. hükümdar kitabını işte tam olarak bu sürgün ve yalnızlık psikolojisiyle biraz da ne olur beni tekrar işe alın, valla bak muazzam tüyolarım var yaltaklanmasıyla yazıp omuzlarını çıkartan lorenzo de medici'ye sunmuştur.

platonik bir serseri sevicilikle taptığı cesare borgia'nın romagna'da ramiro de lorqua'yı maşa olarak kullanıp halkı ezdirişi, sonra da ramiro'yu meydanda ikiye böldürüp milletin nefretini üzerinden atışını anlatırken salyaları akar resmen, adamım alfa dercesine satırlara dökülür.

sadece asık suratlı bir devlet teorisyeni falan sanıyorsanız fena yanılıyorsunuz üstelik. mandragola adında bir komedya yazmıştır ki dönemin yozlaşmış ahlak anlayışına, kilisenin ikiyüzlülüğüne giydirir de giydirir. boynuzlanan yaşlı kocalar, parayla satın alınan rahipler, uyanık aşıklar... tam bir commedia dell'arte curcunasıdır. adama sormazlar mı ulan koskoca siyaset teorisyeni, bilmemne sekreteri falan diyorduk, sen gitmiş asmalı konak yazmışsın diye? işte hayatın absürt ritmini harika yakalamış, insan doğasının çiğ, bencil, çıkarcı tarafını ta ciğerinden tanımış birisidir.

günümüzün kanka makyavelist olacan bu devirde yhaa diyen çeyrek porsiyon trollerine bakıp mezarında ters dönüyordur ihtimal. sen git floransa'nın kaderiyle oyna, papa'nın ordularına kafa yor, sonra gelip ceviztepe tıp merkezi insan kaynakları müdürü senin felsefeni şirket içi dedikodu malzemesi yapsın, vallahi yazık.

(bkz: virtu)
(bkz: fortuna)