Uçaklarda Sigara İçme Yasağının Önünü Açan Trajik Olay

1990'lı yılların sonuna kadar uçaklarda sigara içmek oldukça olağan bir manzaraydı ancak Ocak 1998'de yaşanan bu olay sonrasında işler hızlıca değişti.
Uçaklarda Sigara İçme Yasağının Önünü Açan Trajik Olay

1990’ların sonuna kadar uçak yolculuğunda sigara içmek olağan bir manzaraydı. yolcular koltuklarına yerleşir, yemek servisinden sonra çakmaklar yanar, kabin boyunca ince bir duman tabakası süzülürdü. uçaklarda sigara içmenin zararlı olduğu bilinse de, havacılık dünyasında bu alışkanlık uzun yıllar sürdü. ta ki trajik bir olay, gökyüzündeki bu alışkanlığı kökten değiştirmeye başlayana kadar.

ocak 1998’de, 52 yaşındaki kaliforniyalı doktor dr. hanson, ailesiyle birlikte kahire’den evine dönüyordu. hanson bir astım hastasıydı ve özellikle sigara dumanına karşı ciddi bir hassasiyeti vardı. bu nedenle uçağa binerken sigara içilmeyen bölümde oturmayı özellikle istemişti ( o yıllarda bazı bölümlerde sigara içilirken bazılarında yasaktı. bazı ülkeler 6 saat üzeri uçuşlarda sigara içilmesine izin veriyordu).

ailenin koltukları sigara içilen bölümün yalnızca birkaç sıra önündeydi ve iki bölüm arasında dumanı engelleyecek herhangi bir duvar ya da bölme yoktu. uçak havalandıktan sonra arka tarafta sigaralar yakılmaya başladı. kabin havasına karışan duman yavaş yavaş ön sıralara doğru ilerliyordu.

dr. hanson’ın eşi rubina husain, durumu fark ettiğinde kabin görevlisine yaklaştı. kocasının ciddi bir astım hastası olduğunu anlattı ve daha uzak bir koltuğa geçmeleri için yardım istedi. ilk cevap kısa ve netti: “boş koltuk yok.” bir süre sonra tekrar rica etti. bu kez kabin görevlisi çok meşgul olduğunu söyleyerek yardım edemeyeceğini belirtti. oysa iddialara göre uçakta en az on bir boş koltuk vardı ve yer değiştirmek mümkündü.

uçuşun üzerinden yaklaşık iki saat geçmişti. sigara dumanı dr. hanson’ın nefes almasını giderek zorlaştırıyordu. sonunda ayağa kalktı ve uçağın ön tarafına doğru yürüdü. mutfak bölümüne yakın bir koltuğa tutunarak durdu ve eşine işaret etti. acil müdahale çantasını getirmesini istiyordu. rubina husain hızla çantayı getirdi ve eşine epinefrin iğnesi yaptı. aynı uçakta seyahat eden bir alerji uzmanı da uyandırıldı; o da ikinci bir iğne uyguladı. ancak dr. hanson’ın durumu hızla kötüleşiyordu. bir süre sonra kalbi durdu. doktor yolcu hemen kalp masajı ve oksijen uygulamaya başladı. kabinde herkes nefesini tutmuştu. gökyüzünde, on binlerce metre yüksekte bir hayat için mücadele ediliyordu. fakat tüm çabalara rağmen dr. hanson kurtarılamadı.

bu trajedi yalnızca bir ailenin kaybı olarak kalmadı. olay yıllar süren bir hukuk mücadelesine dönüştü. hanson’ın eşi, havayolu şirketine dava açtı. 2004 yılında abd yüksek mahkemesi, tarihi bir karar verdi. mahkeme, kabin görevlisinin koltuk değişikliği talebini reddetmesini olaylar zincirindeki kritik halka olarak değerlendirdi ve havayolunu sorumlu tuttu. dr. hanson’ın ailesine 1,4 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verildi. bu karar, havacılık tarihinde sigara nedeniyle bir yolcunun ölümü üzerine kazanılmış ilk büyük dava olarak kabul edildi.

aslında havacılık dünyasında sigaranın yasaklanması tartışmaları yıllardır sürüyordu. ilk olarak amerika’da sigaranın yasaklanmasına karşın hem tütün şirketleri hem de havayolu şirketleri büyük mücadele verdi. 1976 yılında uçaklarda puro ve pipo içilmesini yasakladı; ancak tütün endüstrisinin baskısı nedeniyle 1978’de bu yasak sınırlandırıldı. 1990’da altı saatten kısa iç hat uçuşlarını da kapsayacak şekilde genişletildi ve 2000 yılında tüm iç hat ve uluslararası uçuşlara uygulanacak şekilde tamamen yürürlüğe girdi.

dr. hanson’ın ölümü hem amerika’da hem de diğer ülkelerde de sigaranın tamamen yasaklanması çalışmalarını hızlandırdı. gökyüzündeki hava artık daha temiz. ama bu değişimin arkasında, bir uçuş sırasında nefes almak için mücadele eden bir doktorun trajik hikâyesi yatıyor.