Tarih Boyunca Devletlerin Evlenmeyenleri Hedef Aldığı Uygulama: Bekarlık Vergisi

Devletler yüzyıllar boyunca nüfusu artırmak, düzeni korumak ya da kasayı doldurmak için evlenmeyenleri yalnız bırakmadı; kimi zaman vergiyle, kimi zaman hukuki baskıyla bekarlığı doğrudan cezalandırdı.
Tarih Boyunca Devletlerin Evlenmeyenleri Hedef Aldığı Uygulama: Bekarlık Vergisi


roma

bu yalnızlık faturasının en eski örneği, roma'da m.s. 9 yılında yürürlüğe konulan lex papia et poppaea, modern dünyanın bekarlık vergisi dediği şeyin kurumsal atasıdır. işin en absürt tarafı ise bu kanuna isimlerini veren konsüller marcus papius mutilus ve quintus poppaeus secundus'un aslında bekar olmalarıdır.

yasa ile 20-60 yaş arası bekarlar ağır mali yükümlülüklerle kuşatılır. roma hukukundaki caduca (sahipsiz mal) ilkesiyle, çocuksuz çiftlerin miras hakları tırpanlanırken, varissiz mülklerin doğrudan devlet hazinesine (aerarium) geçmesi sağlanır. kısacası roma, "ya çocuk yap ya da malını, mülkünü bana bırak" diyerek tarihin ilk demografik şantajını yasalaştırır.

orta çağ

orta çağ'da ise mesele günahtan ziyade "kamusal bir yük" haline gelir. kilise bekarlığı ruhban sınıfı için kutsarken, halk tabakasında bekarlık feodal düzeni bozan bir verimsizlik suçu sayılır. özellikle alman şehir devletlerinde bekar erkekler, evlenmemenin bedelini şehir savunması gibi ağır kamu hizmetlerinde ek mesai yaparak bizzat bedenleriyle öderler (bkz: "urban society in an age of war: nördlingen, 1580-1720", christopher r. friedrichs).

ingiltere

aynı dönemde ingiltere'de karşımıza çıkan leyr-wite, bekarlığı feodal beyin mülkiyet haklarına yapılmış doğrudan bir tecavüz olarak görür. kökeni anglo-saksonca "leger" (yatak) ve "wite" (ceza) sözcüklerinden gelen bu yatak cezası, teknik olarak serf kadınların (bondwomen) iffet kaybı için ödediği bir bedel gibi görünse de aslında lordun mülkü üzerindeki hak kaybının tazminatıdır. evlenip aile kurmayan her fert, lordun hem gelecekteki bedava iş gücü potansiyelini (yeni nesil köylüler) hem de meşru evlilikten doğacak evlilik harcı (merchet) gelirini gasp eden bir "verimsizlik suçlusu" olarak damgalanır (bkz: "writing fornication: medieval leyrwite and its historians", judith m. bennett).

17. yüzyıl ingiltere'sinde bekarlık vergisi, i. charles'ın parlamentoyu hiçe sayan kibri ve şımarık politikalarının en keskin örneklerinden biri olur. charles, egemenliğini paylaşmayı reddettiği parlamentoyu baypas ederek hazineyi doldurmak için bekar erkekleri adeta şahsi gelir kapısına dönüştürür. ancak 1649'da inadının bedelini başını kaybederek ödese de bekarları sömürme fikri şahsından kurtulmayı başaran devlete miras kalır. dehşet fikri, idamından sonra marriage duty act 1695 ile iyice yerleşir. devlet bu "tatlı kardan" o kadar zor vazgeçer ki, bekar erkekler ve çocuksuz dullar üzerindeki bu mali baskı tam 175 yıl boyunca yürürlükte kalır ve ancak 1870 yılında tamamen kaldırılır.

osmanlı

ingiltere'deki şahsi hırsın aksine osmanlı'da bekarlık vergisi, resm-i mücerred adı altında, doğrudan "toprak-üretim-düzen" üçgenine dayalı bir zabt-u rabt aracıdır. osmanlı hukukunda toprak, sadece bir geçim kaynağı değil nizamın sürekliliğini sağlayan bir emanettir. bu düzende evli olan ve bir "hane" teşkil edenler resm-i çift ödeyerek düzenin merkezine yerleşirken, baliğ (ergin) olduğu halde evlenmemiş, bir hane kurmamış bekar erkekler, bu statüleri nedeniyle doğrudan resm-i mücerred mükellefi sayılırlar.

bu vergi, sadece hazineye giren bir miktar akçe değil bekar erkeği nizamın dışında kalmış bir "fazlalık" gören, onu evliliğe ve dolayısıyla denetlenebilir bir mülkiyet bağına zorlayan hukuki bir kırbaçtır. tahrir defterlerine "mücerred" ibaresiyle kaydedilen bu grup, mülkiyet ve aile bağıyla toprağa çivilenmedikleri sürece, devletin gözünde her an potansiyel bir levendat ( başıboş asker/eşkıya) adayı ve düzeni tehdit eden bir belirsizliktir.

güney afrika

verginin tarihsel seyri, modern çağda da demografik bir silah olarak kullanılmaya devam eder. 1919 yılında güney afrika ülkedeki beyaz nüfusu artırmak ve aile kurmayı teşvik etmek amacıyla sadece beyaz tebaaya yönelik ırksal temelli bir bekarlık vergisi başlatır.

almanya

benzer bir dayatma, 1923'te almanya'nın repelen kentinde görülür. weimar cumhuriyeti'nin hiperenflasyon ve ekonomik kaos ortamında, yerel yönetimin bekarları doğrudan bir "gelir kapısı" olarak görüp teklif ettiği aylık 2 bin marklık vergi, merkezi hükümetin engeline takılır (bkz: "berliner tageblatt", 1923). bu girişim, kriz dönemlerinde bekar tebaanın devlet nezdinde nasıl ilk feda edilecek "mali kaynak" olarak görüldüğünün somut bir kanıtıdır.

italya

verginin en karanlık sayfası ise 20. yüzyılın totaliter rejimlerinde açılır. benito mussolini, 1927 yılında başlattığı "doğum savaşı" (battle for births) kapsamında, bekar kalmayı devlete karşı bir sivil itaatsizlik sayarak tassa celibi (bekarlık vergisi) uygulamasını yürürlüğe koyar. mussolini'ye göre bekar erkek, devletin nüfus gücünden çalan bir kaçaktır ve bunun bedelini ödemek zorundadır (bkz: "the corporate state in action: ıtaly under fascism", gaetano salvemini).

nazi almanyası

benzer bir ideolojik saplantı nazi almanyası'nda da karşımıza çıkar. 1933 yılından itibaren yürürlüğe giren düzenlemelerle, bekar ve çocuksuz bireyler en ağır gelir vergisi dilimi olan lohnsteuergruppe ı kategorisine hapsedilir. naziler için bekarlık sadece mali bir yükümlülük değil, "ari ırkın" geleceğine karşı işlenmiş bir biyolojik ihanettir. bu yüzden bekar tebaayı hem ekonomik olarak ezer hem de sosyal birer dışlanmışa dönüştürürler.

polonya

2. dünya savaşı'nın ardından sosyalist polonya 1946-1956 yılları arasında çocuksuz çiftlere ve 21 yaşın üzerindeki bekarlara yönelik bykowe (boğa vergisi) olarak bilinen uygulamayı hayata geçirir. 1956'dan itibaren yaş sınırının 25'e çıkarılmasıyla kapsamı daraltılan bu "bekarlık cezası", polonya hukuk sisteminde 1973 yılına kadar varlığını korur (bkz: "social and political history of poland 1945–1989", albert paczkowski).

sovyetler

sovyetler birliği ise ii. dünya savaşı'nın devasa nüfus kaybını telafi etmek amacıyla 1941 yılından itibaren nalog na bezdetnost (çocuksuzluk vergisi) adıyla tarihin en uzun soluklu uygulamalarından birine imza atar. 1990 yılına kadar yürürlükte kalan bu düzenlemeye göre, 25-50 yaş arası çocuksuz erkekler ile 20-45 yaş arası çocuksuz evli kadınlar, kazançlarının % 6'sını doğrudan devlete ödemekle yükümlü kılınır. sovyetler'in dağılmasına giden süreçte, 1990-1991 yıllarında kapsam daraltılarak vergi sadece erkeklere uygulanır ve nihayet çöküşüyle birlikte tarihe karışır.

romanya

romanya ise nüfusu arttırmak adına 1986 yılında bekarlık vergisi uygulamasına başlar. bireyin özel hayatını hiçe sayan mali rejim ancak 1989 devrimi ile tarihe gömülür.

amerika

yeni dünya'da bekarlık vergisi, avrupa'daki ideolojik baskıların aksine daha çok yerel bir kaynak arayışı olarak şekillenir. missouri eyaleti, 1821 yılında evli olmayan tüm reşit erkekler için yıllık 1 dolarlık bir vergi ihdas eder. bu düzenleme bugün hala 21-50 yaş arası erkekler için sembolik bir yükümlülük olarak mevzuattaki yerini korur. benzer bir girişim 1921 yılında montana'da yaşanır, bekarlara yıllık 3 dolarlık bir vergi dayatılır. ancak uygulama bir yıl sonra, 1922'de yürürlükten kaldırılır (bkz: "taxing the bachelors", dr. jill frahm). michigan, new jersey ve kaliforniya gibi eyaletlerde de tarihin farklı dönemlerinde benzer vergi teklifleri meclis gündemine gelse de bu tasarılar mülkiyet hakkının ihlali ve bireysel özgürlüklere müdahale gerekçeleriyle yasalaşmadan reddedilir.

günümüz

günümüzde bekarlık vergisi, 20. yüzyılın başında olduğu gibi doğrudan bir "ceza" değil, tax credits ve muafiyetler üzerinden yürütülen ve "evli ve çocukluya indirim" adı altında, bekarların cebinden sessizce alınan bir fırsat maliyetidir. durumun en güncel örneği, kendisini "doğurganlık başkanı" olarak niteleyen donald trump'ın, nüfus artışını teşvik etmek için önerdiği 5.000 dolarlık "baby bonus" ve yeni doğanlara özel "trump hesapları" gibi teşvik paketleridir (bkz: trump wants americans to make more babies). başkan yardımcısı jd vance ise bu süreci daha sert bir dille savunarak, çocuk sahibi olmayanların toplumun geleceğinde yeterli payı olmadığını iddia etmekte ve çocuklu ailelere sağlanan bu avantajların bekar bireyler için bir nevi "mali sorumluluk artışı" olması gerektiğini açıkça dile getirmektedir.

aslında bu mantık, bizde de yakın zamana kadar uygulanan agi (asgari geçim indirimi) ile aynı kapıya çıkar: devlet, evli ve çocuklu olanın vergisini düşürürken, bekar çalışanı bu imkandan mahrum bırakarak onu "evlenmediği için daha fazla vergi ödeyen" kişi konumuna düşürür. ı. charles döneminde peşin alınan bedel, bugün trump ve vance'in popülist ekonomi politikalarında karşımıza "görünmez bir bekarlık faturası" olarak çıkmaktadır.