Starlink Masum Bir İnternet Girişimi mi Yoksa Arkasında Başka Hesaplar Var mı?

Elon Musk'ın şirketi Starlink'in küresel internet götürme söylemi gerçekten masum bir girişim mi? Aarka planda bambaşka niyetler, jeopolitik hesaplar olabilir mi?
Starlink Masum Bir İnternet Girişimi mi Yoksa Arkasında Başka Hesaplar Var mı?

starlink, elon musk'ın spacex şirketi tarafından geliştirilen bir uydu ağı projesi. amacı basit görünüyor: "dünyanın her köşesine yüksek hızlı internet ulaştırmak." binlerce uydu ile özellikle uzak ve altyapısı zayıf bölgelere geniş bant internet sağlama hedefiyle yola çıktı. bu vizyon kağıt üzerinde insani ve inovatif bir hamle gibi duruyor. peki, bu küresel internet götürme söylemi gerçekten tamamen masum bir girişim mi? yoksa arka planda bambaşka niyetler, jeopolitik hesaplar olabilir mi? iyimser bir ifadeyle, starlink belki "dünyayı birbirine bağlayan" bir iyilik perisi. ancak biraz şüpheci baktığımızda, sanki bir truva atı gibi de duruyor -içinden ne çıkacağı pek belli olmayan…

küresel internet vaadi ve gerçekler

starlink sayesinde sahra altı afrika'daki bir köyden, okyanus ortasındaki bir gemiden veya trabzon'da bir dağ köyünden internete bağlanmak teorik olarak mümkün hale geliyor. elon musk, uzaydan internet dağıtarak dijital uçurumu kapatmayı hayal ettiğini sık sık dile getirdi. örneğin 2022'de ukrayna'da savaş patlak verdiğinde starlink terminalleri hızla devreye sokuldu. rusya'nın saldırıları haberleşme altyapısını vururken, musk ukrayna'ya binlerce starlink uydu anteni gönderdi ve bu sayede hem siviller hem de ukrayna ordusu! iletişimi sürdürdü. benzer şekilde, iran'da mahsa amini'nin ölümünün tetiklediği 2022 protestoları sırasında internet kesilince musk yine devreye girip starlink'i etkinleştirme niyetini açıkladı. hatta 2023 şubat'ında türkiye'yi sarsan büyük deprem felaketinde starlink desteği teklif etti - iletişim kesilen bölgelere uydu interneti sağlamaya hazırdı. kağıt üzerinde, starlink bu gibi kriz anlarında "hayat kurtaran" bir teknoloji olarak parlıyor.

ancak işin bir de diğer yüzü var. türkiye örneğine bakalım: hükümet, elon musk'ın starlink teklifine kibarca "gerek yok" diyerek teşekkür etti ve ülkede yeterli iletişim kapasitesi bulunduğunu açıkladı. bu tavır, starlink'e neden mesafeli durulduğu sorusunu akla getirdi. devletlerin, özellikle de kendi altyapısını kontrol etmek isteyen hükümetlerin, yabancı bir uydu ağına kritik anlarda bel bağlamak istememesi anlaşılabilir. "herkese bedava internet" fikri kulağa hoş gelse de, iş uygulamaya gelince egemenlik ve güvenlik kaygıları ağır basabiliyor. nitekim starlink henüz türkiye'de resmi lisans almış değil ve bürokratik onay sürecine takılmış durumda. bedava peynir sadece fare kapanında olur derler; kısaca, kimse durup dururken "küresel internet" hayrına milyarlar harcamaz diye düşünenler var, keza ben de.

starlink'in stratejik kullanım örnekleri

starlink'in gerçekten yalnızca masum bir sivil teknoloji olmayıp, jeopolitik bir araç olarak kullanıldığına dair somut örnekler birikmeye başladı. işte birkaç dikkat çekici örnek:

- ukrayna savaşı (2022 - devamı): rusya'nın işgaline karşı mücadele eden ukrayna, iletişim altyapısını kaybetme riskiyle karşılaştı. elon musk bu çağrıya cevap verdi ve starlink terminallerini devreye soktu. binlerce uydu anteni ukrayna'ya ulaştırıldı ve cephedeki birliklere kadar internet sağlandı. bugün ukrayna ordusu bile haberleşme için starlink'ten yararlanıyor - proje bir anda askeri taktik sistemin parçası haline geldi.

- iran protestoları (2022 & 2025-26): otoriter yönetimler protestolar sırasında sıkça interneti keserek bilgi akışını durdurmaya çalışır. iran'da da benzeri oldu. 2022'de mahsa amini gösterilerinde ve daha yakın zamanda 2025 sonundaki ekonomik protestolarda ülke çapında internet karartmaları yaşandı. fakat devreye starlink girdi. binlerce starlink cihazının gizlice iran'a sokulduğu ve halkın bunlar üzerinden dünyaya görüntü, haber aktardığı bildirildi. ocak 2026'da spacex'in iran'daki kullanıcılar için starlink ücretlerini sıfırladığı, hatta rejimin sinyal bozma girişimlerini aşacak yazılım güncellemeleri gönderdiği ortaya çıktı. internet kesik olsa da, göstericiler starlink sayesinde fotoğraf ve videoları dış dünyayla paylaşabildiler. bu da hükümetin sert müdahalesini tüm dünyanın görmesine olanak tanıdı.

- türkiye depremi (2023): iletişimin hayati önem taşıdığı bir afette elon musk, starlink uydu internet terminallerini göndermeye hazır olduğunu duyurdu[9]. ancak türkiye hükümeti, altyapının halen çalışır durumda olduğunu ve yeterli kapasiteye sahip olduklarını belirterek teklifi geri çevirdi. bu geri çevirme, bazılarına göre devletin yabancı bir sisteme bağımlı kalmak istememesinden kaynaklandı. teklifin reddi, "acaba starlink'in getireceği şey sadece yardım mı, yoksa bir miktar kontrol kaybı mı?" sorusunu gündeme getirdi.

görüldüğü gibi starlink, bazen insani krizlere çare olarak sunuluyor, bazen de stratejik bir koz olarak beliriyor. ukrayna'da dost bir ülkeye destek, iran'da düşman bir rejime karşı bilgi akışı sağlama, türkiye'de ise belki iyi niyetli ama istenmeyen bir "yardım" girişimi... bu örneklerin ortak noktası, starlink'in abd ve müttefiklerinin çıkarlarıyla örtüşen durumlarda devreye girmesi. tamamen tesadüf mü, yoksa bir model mi var?

istihbarat ve askeri amaçlara hizmet mi?

starlink'le ilgili en tartışmalı iddialardan biri, bu uydu ağının abd hükümetinin istihbarat ve askeri operasyonlarına örtülü bir destek sağladığı yönünde. iran örneği bu açıdan çok çarpıcı. iran yönetimi, ülke içinde starlink kullanımına adeta savaş ilan etmiş durumda. 2025'te çıkarılan bir yasa, ülkede starlink terminali bulundurmayı "israil adına casusluk" faaliyetleri kapsamında değerlendirdi ve 10 yıla kadar hapis cezasıyla korkuttu. iran'daki yetkililer açıkça "starlink kullanan, israil ve amerikan cıa'i için casusluk yapmış sayılır" demeye getirdi. bu kadar ağır bir tepki, starlink'in sahada nasıl görüldüğüne dair bir fikir veriyor.

gerçekten de iran güvenlik birimleri son gösteriler sırasında birçok cıa ve mossad ajanını yakaladıklarını açıkladı. iddialarına göre bu ajanlar, protestoları yönlendirmek ve bilgi akışı sağlamak için dijital altyapılar kurmuş, sahte haberler yaymış ve koordinasyon için gelişmiş iletişim araçları kullanmıştı. 2022'deki halk hareketlerinde yabancı istihbarat servislerinin online platformlar kurup protesto haberlerini yaydığı, hatta ortak suikast planları yaptığı bizzat iranlı yetkililerce rapor edildi. bu noktada akla hemen starlink geliyor: internetin kesik olduğu bir ortamda yabancı ajanlar sahada nasıl haberleşir? muhtemelen uydu telefonları ve starlink gibi bağımsız iletişim araçlarıyla. nitekim iran'da starlink cihazları ele geçirildiğine dair haberler çıktı; yetkililer bunları "casusluk ve sabotaj ekipmanı" olarak sergiledi ve asılsız da sayılmazdı.

aslında bu iddialar yalnız iran'ın "paranoyak" rejimine ait değil. amerikan cephesinden de ilginç itiraflar geldi. eski abd dışişleri bakanı ve cıa direktörü mike pompeo, sosyal medyadaki bir mesajında iian'daki protestoculara selam gönderirken araya şunu sıkıştırdı: "sokağa çıkan her iianlıya ve yanlarında yürüyen her mossad ajanına mutlu yıllar". dile kolay, bir abd yetkilisi alenen iran içinde israil ajanlarının bulunduğunu ima ediyordu. israil tarafına bakarsak, üst düzey isimler iran'daki kargaşayı fırsat bilip "sahada kendi adamlarımız var" minvalinde açıklamalar yaptılar. bu demeçler, starlink terminallerinin kimin işine yaradığını gösterir nitelikte. zira internetin karartıldığı bir ülkede dış dünyayla iletişim kanalı açmak, protestoculara en lazım olan şey - ve bunu onlara kim sağlıyor dersiniz? bir savunma analisti hamze attar'ın dediği gibi, "israil ve abd, protestocuların en çok ihtiyaç duyduğu şeyi sağlamakla meşgul: olan biteni paylaşabilmeleri için internet erişimi". bu sayede göstericiler dünyanın dikkatini çekebiliyor, rejimin sertlikleri ifşa oluyor. protestocular belki bu desteğin ardındaki güçlerin farkında, ancak kaosun ortasında pek de umursayacak durumda değiller.

elbette starlink tek başına casusluk yapmak için geliştirilmiş bir araç demek abartılı olabilir. sonuçta uydu internet fikri yeni değil ve yıllardır üzerinde çalışılan bir teknoloji. ancak starlink'in fiiliyatta gösterdiği etki, onu kaçınılmaz olarak jeopolitik bir enstrümana dönüştürüyor. finansmanı, kontrolü ve verilerinin akışı abd merkezli bir şirkette olunca, "bilgi güçtür" prensibi gereği bu gücün bir yerlere hizmet etmesi şaşırtıcı olmaz. abd hükümeti de starlink'in farkında: washington, iran'daki protestolar sırasında starlink'i devreye almak için spacex ile koordineli çalıştı. hatta 2023'te elon musk maliyetler konusunda tereddüt yaşadığında, pentagon starlink'in ukrayna'da açık kalması için ödeme yapmaya razı oldu - çünkü oradaki stratejik önemini biliyorlardı. yani kamu-özel sektör el ele, gerektiğinde bu "küresel internet" altyapısını milli çıkarlara uygun biçimde kullanabiliyor.

sonuç: masum teknoloji mi, maskeli süvari mi?

starlink hakkında karar vermek kolay değil. bir yandan teknolojik bir devrim: doğal afetlerde, savaş bölgelerinde veya baskıcı rejimler altında yaşayan insanlara gökyüzünden internet ışığı getiriyor. gerçekten de starlink terminalleri sayesinde dünyayla bağlantı kurabilen, sesini duyurabilen insanlar oldu. örneğin iran'da starlink kullanan aktivistler, rejimin karanlığa gömmek istediği haberleri dünyaya iletmeyi başardı. bu yönüyle starlink'e alkış tutmamak elde değil.

öte yandan, ortada bir güç dengesi meselesi var. teknoloji tarafsız değildir; kimin elindeyse onun amaçlarına hizmet eder. starlink ağı ve onun sağladığı erişim, abd ve müttefiklerinin jeopolitik çıkarlarına uyacak şekilde konumlanıyor gibi görünüyor. "dünyanın her yerine internet" sloganının ardında, abd'nin her yerde bilgiye erişebilmesi ve nüfuz edebilmesi gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. iyimser bakış açısı, bunun sadece özgür bilgi akışı için yapıldığını söyleyecektir. kötümser (ya da gerçekçi?) bakış açısı ise, starlink'in bir nevi yumuşak güç ve istihbarat aracı haline geldiğini ileri sürüyor.

belki de gerçek ikisinin bileşimi: evet, starlink afrika'daki bir çocuğa eğitim imkanı sunabilir, ama aynı zamanda bir cıa ajanına güvenli iletişim kanalı da sunabilir. elon musk belki gerçekten insanlığı birbirine bağlamak istiyor, ama yaptığı iş doğal olarak süper güçlerin çıkar oyunlarının içine de çekiliyor. son tahlilde, sorgulayan bir zihinle bakmakta fayda var: starlink'in sağladığı nimetlere sevinirken, olası gizli ajandaları da göz ardı etmemek gerekiyor. unutmayalım, teknolojiyi şekillendiren insandır ve hangi amaçla kullanıldığı onu masum ya da tehlikeli kılar.

kaynaklar