Para Bir İnsanı Elit Yapar mı?

Bir insanı elit yapan şey para mı yoksa kültür müdür?
Para Bir İnsanı Elit Yapar mı?

elitlik parayla değil, paranın nasıl kullanıldığıyla ilgilidir.

bu dünyada para, insanların değerini ve saygınlığını artırıyor gibi görünüyor. ama aslında artırmıyor; sadece artırıyormuş gibi bir illüzyon yaratıyor. bu yanılsamanın kökleri, avcı-toplayıcı geçmişimize kadar uzanıyor olabilir. daha iyi avlanan bireyin daha fazla kaynağa sahip olması, dolayısıyla daha değerli görülmesi durumu. bugün hala aynı refleksle hareket ediyoruz: daha çok parası olanın daha önemli, daha saygın, hatta daha "üst" biri olduğunu varsayıyoruz.

oysa para, özünde ekonomik bir araçtan başka bir şey değil. yani, değer yaratmaz; ancak değer üretme ihtimalini artırabilir. aradaki fark hayati önemdedir.

bugün insanlar para, güç, statü ve görünür başarı için yarışıyor. bir nevi diğer primatlara "kim daha yukarıda" sinyali verme çabası bu. pazarlama endüstrisi de bu ilkel dürtüyü ustalıkla kaşıyor: ihtiyacımız olmayan şeyleri almamızı, karşılayamayacağımız hayatları normalleştirmemizi sağlıyor. çok fakir olsanız da taksitlerle lüks bir araç kullanabilir, dışarıya bir şekilde başarılı bir görüntü sunabilirsiniz. bu görüntü, saygınlık yansıtmaz ama bir vitrindir.

peki saygınlık artar mı? bundan emin olmak zor. çünkü dışarıda son derece zengin ama ahlaksız insanlar olduğu gibi, son derece yoksul ama fazlasıyla dürüst ve saygıdeğer insanlar da var. elbette bunun tersi örnekler de daha çoğunluk ile mevcut. para ile karakter arasında zorunlu bir bağ yok nihayetinde.

asıl mesele ise bu elitlik. elitlik, paraya sahip olmakla ilgili değil; bilgiyle, estetikle, düşünceyle, öğrenme ve yetişme biçimiyle ilgili. para, elitliği satın alamaz; ancak doğru kullanıldığında ona kapıları da açabilir. sanata, bilime, felsefeye, dile, seyahate, yani insanın ufkunu genişleten şeylere bir araç olarak kullanıldığında, paranın dönüştürücü bir etkisi pekala olabilir, hatta katalizör bile olabilir.

bu yüzden "sonradan görme" dediğimiz olgu bu kadar tanıdık ve hayatımızın içinde. bir anda büyük paraya kavuşmuş ama onu yalnızca gösterişe, güce ve tahakküme tahvil eden insanların kültürel ve zihinsel yoksulluğu ortada. misal, bir mafya lideri ele alalım, ya da oligarkları, çıkar ağlarıyla yükselmiş siyasi figürleri... bu insanlar büyük güç ve servet sahibi olabilirler; ama bu onları elit yapamaz. güç, elitlik değildir. para da bu durumda elitlik getirmemiştir.

buna karşılık, örneğin bir ingiliz soylusunun "elit" olarak algılanmasının nedeni parası olması değildir. doğduğu andan itibaren bilgiyle, sanatla, tarih ve edebiyatla, görgü ve zerafet ile yoğrulmasıdır. elitlik burada bir servet sonucu değil, bir kültür sürekliliğinin eseridir. elbette bu sistem eleştirilebilir; ama elitliğin ne olduğu konusunda bir gösterge olacak olduğundan da iyi bir örnektir de: elitlik, bir zihniyet meselesidir.

para insanların değerini ve saygınlığını artırmaz. hiçbir maddi varlığı olmayan ama dünya çapında saygı gören bir sürü sanatçı, yazar sayabilirsiniz. çünkü saygı, parayla değil; davranışla, duruşla ve karakterle kazanılır.

eğer bir insana sırf zengin olduğu için daha fazla saygı duyuyor iseniz, karakter değerlendirmesinde kötü bir ölçüt kullanıyorsunuz demektir. zengin insanlar iyi insanlar olabilirler; ama bu, zenginliklerinden dolayı değildir. aynı şekilde, bir zenginin servetini hırsızlıkla, sömürüyle ya da zorbalıkla elde ettiğini öğrendiğinizde ona duyduğunuz saygı da hızla buharlaşır çok muhtemel ki. çünkü o baştan beri gerçek bir saygı değil, korku ve hayranlık karışımı bir yanılsama olduğunu idrak edersiniz. varlıklı insanlarla muhatap olurken daha temkinli davranmamız, onların sahip olabileceği güçten kaynaklanır. ama korkuyu saygıyla karıştırmamak gerekir neticede.

hayatta çok saygı duyulacak kadar erdemli, çok yoksul insanlarla karşılaştım. aynı şekilde, hor görmekte hiç zorlanmadığım, son derece zengin insanlar da gördüm. bu yüzden zenginliğin saygınlıkla ya da elitlikle eşdeğer olduğunu varsaymamak gerekir.

sonuçta elitlik, paranın miktarıyla değil; paranın neye dönüştürüldüğüyle ilgilidir. para, insanı elit yapmaz. ama öğrenmeye, düşünmeye, üretmeye ve anlamaya harcanıyorsa, elitliğin kapısını aralayabilir. elit olan, paraya hükmeden değil; onu araç olarak kullanabilendir.