Kumar Batağına Düşenlerin Önceden Mutlaka Bilmesi Gereken Bilimsel Gerçekler
sanal kumar bağımlılığı... dostlar, her şey gibi bunu da bilimsiz çözemezsiniz. o yüzden bu illete düşmüş veya düşmek üzere olan kişilerin belli başlı kavramları bilmesi gerekir. hem bkz. vererek hem kısacık açıklayarak ihtiyacı olan kişileri bilgilendirmeye çalışalım.
expected value
beklenen getiri/değer. kumar oynayanların %99.90'ının beklenen değeri 1'in altındadır, yani ne yaparsan yap vade uzadıkça elinde avucunda ne varsa kaybedeceksin. yazı tura oyununda yazı gelirse 49$ kazanmak tura gelirse 51$ kaybetmek gibidir. bu örnekte bile expected value 1'e çok yakındır ama vade uzadıkça kazanmanız matematiksel olarak imkansızdır.
legal kumarhanelerin bile return to player (başlangıçtaki paranın oyunculara dönmesi) oranı %70-90 arasındadır. elemanların maaş, sigorta, akbil ücretleri ve tüm organizasyonları dahil ederseniz bile gayet cömertçe bir oran. bu da sizin expected value'nuzu 0.8'e çekmeye tek başına yetiyor. o yüzden verdiğimiz yazı tura örneğinde yazı gelirse 44$ kazanır, tura gelirse 56$ kaybedersiniz gibi bir sonuç oluşur bu 'ev' ile. matematik bu kadar netken, bu oyunlar 'şansa' bağlı bile değilken kaybı tamamen kabullenip daha fazla bulaşmamanız yararınıza olur. 1$ kaybettiğinizde ancak 0.8$ kazanıyorsanız nasıl hayatta kalabilirsiniz? bu oranlar legal kumarhane oranları bir de, sanalın oranının daha yüksek olacağını düşünmeyelim.
büyük sayılar kanunu
kumar oynatan kişilerin belirli dönemlerde kullanıcılara para dağıtsalar bile günün sonunda kazanan taraf olacak olması. bir iki gün 1-2m$ dağıtmaları sene sonunda da ekside olacakları ve oyunculara kazandıracakları anlamına gelmiyor. bir yazı tura oyununda atılan sayı ne kadar yüksek olursa yazı ve tura sayısı aynı olmaya o kadar yakın olacaktır. bugün üst üste 5 yazı atan birisi gelir parayı götürebilir; yarın gelir, bu hafta gelir ama bir ay-yıl boyunca gelmez.
recency bias
bugün, dün, geçen hafta kazandım bu hafta da oynayayım şimdi de kazanırım yanılgısı. son zamanlarda olan şeylerin sürüp gideceğine olan yanlı bir yargı.
anchoring
çapa atma, demirleme. geçen hafta 100k kazandım ama sonra 30k eridi. o 30k'yı da alayım en son bakiyeme dönünce zaten bırakırım yanılgısı. çapa attığınızı düşündüğünüz herhangi bir şeyde uzaklaşmanız en iyisidir.
sunk cost fallacy
en güzeli de bu. (bkz: concorde yanılgısı) diye de geçer. zamanında çok para ve emek verildiği için concorde'un verimsizliği ve hataları göz ardı edilip daha fazla para ve zaman harcanmıştı. batık maliyet yanılgısında olan şey; bu kadar emek ve zaman verdik artık geriye dönemem, bari şu son kaybettiklerimi toplayayım yanılgısıdır. her zaman o batık dibe inmeye devam eder.
gambler's fallacy
kumarbaz yanılgısı, 5 kere üst üste kırmızı geldi artık siyah gelecek düşüncesi. 10 kere yazı tura attıktan sonra yazı ve tura gelme oranı hala aynıdır, önceki sonuçlardan bağımsızdır. üst üste kaybedince kazanmaya yaklaşmış olmazsın.
bu hata; olasılığın hala şansa bağlı olmadığını, öngörülebilir olduğunu düşünmeye benziyor. hep 6 geldi artık gelme ihtimali düştü, ya da borsada bir şey çok düştü daha düşemez, düşme ihtimali artık %50 değil %30'a geriledi. bir şey çok çıktı buradan da yükselme olasılığı artık düştü gibi. hayır, elinde bir veri yoksa olasılık hala aynıydı.
dunning-kruger etkisi
iki kere şansa kazandıktan sonra ben bu işi çözdüm sanrılarına düşme hatası. kumarla sınırlı değil, bir şeye yeni adım atmışken gelen ilk taze bilgiler her zaman insanı diğerlerinin önünde olduğuna inandırır, çok biliyorum sanrısı oluşturur. bunun tam tersi de her şeyi özümsemiş, tabiri caizse yalayıp yutmuş kişilerin kendilerine çokça eleştirel yaklaşması ve bildiklerini söylemekten bile çekinmeleridir.
loss aversion
kayıptan kaçınma, kabullenememe. geçen hafta şu kadar bakiyem vardı şimdi nasıl buraya düşerim, kabul edilemez; o yüzden kazanmak için tekrar oynamalıyım hatası. kaybı kabul edebilmek en büyük erdemlerden sadece biri.
outcome bias
sonuca bakarak yanlı bir yargıya varmak. çevrende kazananlar var, sen iki kere oynadın kazandın demek ki bu işte kazanç var yanılgısı. rus ruleti oynayıp ölmeyip hayatta kalınca, sonuca bakarak ulan iyi ki canımı ortaya koydum hala hayattayım demek gibi, sadece şanslı bir sonucun var.
hot hand fallacy
ateşteyim, ateşte, ateşte. aklım gitti son bete işte. hayır mı şer mi bilmem ama son el bizi dağıttı yanılgısı. üst üste kazandıktan sonra dokunduğum altın oluyor hissi, genelde daha fazla risk almayla ve tek bir kaybın bir seriyi yok etmesiyle sonuçlanan cânım yanılgılardan biri.
near miss effect
neredeyse oluyordu, ah be şansa kaçırdım, şu da olsaydı böyle olacaktı gibi kıl payı kaçırma etkisi. profesyonel olarak suistimal edilen bir etki kendisi, insanlar bu etkiye kapıldıklarında kazanmaya çok yakın bir dopamin salgılıyorlar ve kazanacaklarına olan inanç pekişiyor. hep 'bir daha' demeye iten bir etki, dopamin loop'a sokuyor insanı ve dopamin loop'taki bir beyin çok güzel zihinsel muhasebe yapar dostlar. her şeyi rasyonelleştirmeye başlarsınız. zaten bir yemek ne kadar ki, başka harcamam yok, sanki elimdekiyle araba mı alabiliyordum, bu hafta dışarıda içmeyiveririm, yeni kredi çekeriz, şundan borç alırım vs vs uzar gider. bilindik bir tuzak olan bu etkiye düşmeyin, kazanmaya yakın falan olmuyorsunuz kıl payı kaçırınca. bir dartı tam ortasından vuran kişi bile diğer tüm hedefleri ıskalamış oluyor.
kumar haricinden konuşalım bu recency bias illet bir şeydir. başınıza kötü bir şey gelir öldüm, bittim, mahvoldum ve böyle sürecek gibi hissettirir. depresyondaki insanların bile recentleri, yani güncel olayları hep birbirine benzeyen ruh hallerinde olduğu için sürüp giden ruh hali eylemsizlikle devam eder. bunun için karşı bir devinim gerekir ki güncel olaylar ruh halinin ilerideki halini şimdiden oluştursun ve olumlu bir recency bias başlasın (tıbbi tavsiye değildir).
tavsiyem, kaybı kabullenmekte bir usta olun ve küçük büyük ne kaybettiyseniz peşine düşmeden uzaklaşın. bu yol, kaybı telafi edebileceğiniz veya kazançlı çıkabileceğiniz bir yol değil. profesyonel poker oyuncularının zaten kumar oynamadığını, belirli bir expected value'leri olduğunu ve kanıtlanmış bir sistemi olunca da kumarhanelerden banlanabildikleri malumunuz. o yola gelmek için bir lisans öğrencisi kadar süre geçiriyorlar ve hatrı sayılı miktarda sermaye kaybediyorlar (bu işte kazanç var diye diretecek olanlar için özel olarak yazıyorum). bir mouse'a, bir telefon ekranına erişiminizin kolay olması insanın her şey elimin ucunda diye düşünmesine sebep olabiliyor; bu düşünce hızlı bir fakirleşme sürecine sebep oluyor diyerek yazıyı sonlandırıyorum.