Kullanma Amacınıza Göre Değerlendirebileceğiniz Kol Saati Tavsiyeleri
güzel kardeşlerim, kol saatinin çeşitli işlevleri var, öncelikle hangisini aradığınızı anlamanızı öneririm
eğer maksadınız saatin kaç olduğunu öğrenmekse, alın bir casio f91-w yolunuza devam edin.
eğer maksadınız bakınca gözünüze hoş gelmesi ise, seiko'lara bakın illa bir tanesini beğenirsiniz. presage da var, alpinist de.
eğer maksadınız şıklık ise, longines'in, nomos'un, hamilton'ın çok güzel ve şık saatlerine bakabilirsiniz. biraz daha yükselmek isterseniz tudor, sinn, oris güzel birer alternatif, değerini de korur. biraz düşmek isterseniz frederique constant fena alternatif değil, biraz daha gençseniz aynı mantıktaki alpina'ya bakabilirsiniz.
eğer maksadınız işin mühendisliği, ne kadar zihinsel emek verildiği gibi şeylerse, grand seiko'nun spring drive'lı modellerine bakın. spring drive bu alemde son 60-70 yılın en büyük bilimsel sıçraması gibi bir şeydir. co-axial escapement denilen mesele de etkileyici ama su gibi akıp giden, saniyeleri gerçekten su gibi akan modda yansıtabilen spring drive benim kalbimde özel bir yere sahip :) omega speedmaster, zenith el primero, jaeger-lecoultre master control/reverso yine bu işin mühendisliğine manyaklık derecesinde bağlı insanlara hitap eden ama tuzlu markalar ve modeller.
eğer maksadınız sağlam, günlük, abartısız bir tool watch ise tudor ranger/black bay, sinn 104, 857 yada 903 modelleri, oris big crown pointer date veya doxa sub serisine bakın. bunlar “lüks” diye bağırmaz ama saat bilen adamın gözünden kaçmaz. lüks diye bağırsın istiyorsanız da breitling superocean heritage veya navitimer önerilebilir. pilot saati biraz niş bir mesele tabii.
eğer maksadınız daha rafine, tasarım ve kültür tarafı ağır basan bir şıklık ise cartier tank/santos, nomos tangente, girard-perregaux'nun laureato serisi, jaeger-lecoultre reverso ve iwc portugieser çizgisi çok daha anlamlıdır. frankofon özentiler bayılır ama ben sevmem. çok da umrunuzdaydı :)
eğer maksadınız “saat bilen ama parasını da akıllı harcayan adam” olmaksa christopher ward, baltic, farer ve lorier gibi microbrand’leri de inceleyin. buralarda kıymeti o kadar da bilinmeyen çok güzel parçalar var. cw ve farer biraz daha "piyasa" oldu ama hala yerleri ayrı.
eğer maksadınız, gelirinize/yaşam standardınıza dair bir referans, bir delil oluşturmak ise, iwc. üstelik ikinci elde görüntüsünden imajından çok daha uygun fiyata bulabilirsiniz. çorba parası değil tabii ki, ama siz anladınız ne demek istediğimi.
iwc’nin üzerine çıkınca patek philippe, vacheron constantin, a. lange & söhne, breguet ve audemars piguet gibi yerlerde artık saatten çok tarih, zanaat, koleksiyon ve sermaye konuşur.
rolex ise bambaşka bir sosyolojik hadise: saatten ziyade piyasa, algı ve ikinci el ekonomisi satın almaktır.
bonus olarak, eğer derdiniz sağlık ve fiziksel aktivite takibi ise, gidin garmin epix pro gen 2 alın. piyasadaki en ileri seviye sensörler ve batarya ömrü kendisinde, ıslak kuru çamur kapalı/ açık her yerde, her sporda da yanınızda. eğer biraz da lüks olsun derseniz de garmin marq serisini inceleyebilirsiniz.