Kadın Kıyafetlerinin Cepleri, Neden Erkeklerinkinden Çok Daha Küçük?

Erkeklerin ön ceplerine dev telefonlar, cüzdanlar bile sığabilirken kadın ceplerinde pek böyle bir durum olmadığını görüyoruz. Neden?
Kadın Kıyafetlerinin Cepleri, Neden Erkeklerinkinden Çok Daha Küçük?

bir erkek kotunun ön cebine telefon, anahtar ve cüzdan birlikte sığabilirken kadın kotunda telefonun yarısı dışarıda kalabiliyor. bazı cepler bir elin parmaklarını bile almıyor; bazılarıysa yalnızca cep görüntüsü veren, arkası tamamen kapalı bir dikişten ibaret.

bu fark dikiş tekniğinin zorunlu sonucu değil. kadın giyiminde bedene oturan siluet ve kumaşın dışarıdan düzgün görünmesi, saklama işlevinden daha öncelikli tutuluyor. derin bir cep torbası giysinin ön kısmına fazladan kumaş katmanı ekliyor; içine telefon veya anahtar konduğunda çıkıntı oluşturuyor, kumaşı çekiyor ve dar kesimin çizgisini bozuyor. üreticiler bu sorunu cebi kısaltarak, tamamen kaldırarak ya da sahte cep kullanarak çözüyor.

aradaki fark ölçülebilecek kadar büyük. veri gazeteciliği sitesi the pudding, 2018’de 20 yaygın markadan 80 kot pantolonun ceplerini ölçtü. erkek ve kadın modellerinde aynı 32 inç bel ölçüsü seçildi; hem dar hem düz kesimler karşılaştırıldı. kadın kotlarının ön cepleri ortalama olarak erkeklerinkinden yüzde 48 daha kısa ve yüzde 6,5 daha dardı. erkek modellerinin tamamının ön cebine iphone x sığarken kadın modellerinde bu oran yüzde 40’ta kaldı. arka ceplerdeyse fark çok daha küçüktü. demek ki sorun kadın pantolonunun bütünüyle küçük olması değil, özellikle ön ceplerin işlevsiz bırakılmasıydı.


fakat kadınların geçmişte hiç kullanışlı cebi olmadığı düşüncesi de doğru değil

avrupa’da erkeklerin ceket, yelek ve pantolonlarına en az rönesans döneminden itibaren cepler dikilirken kadınlar başka bir sistem kullanıyordu. yaklaşık 1650’den 19. yüzyılın sonlarına kadar yaygın olan kadın cepleri giysinin parçası değildi; bele kurdeleyle bağlanan ayrı kumaş torbalardı.

bu cepler eteğin ve jüponun altında durur, giysinin yanındaki açıklıktan içlerine ulaşılırdı. üstelik bugünkü kadın ceplerinden kat kat büyüktüler. victoria and albert museum’daki örneklerin bazıları yaklaşık 40 santimetre uzunluğunda ve 30 santimetre genişliğinde. kadınlar bu torbalarda para, anahtar, gözlük, mektup, dikiş malzemesi, küçük aletler ve yiyecek taşıyabiliyordu. bazen iki, hatta üç cep birden bağlanıyordu.

18. yüzyılın sonlarında geniş ve katmanlı eteklerin yerini daha ince kumaşlardan yapılan, vücuda yakın elbiseler almaya başlayınca bu büyük torbaları giysinin altında gizlemek zorlaştı. cep dışarıdan kabarıyor ve yeni silueti bozuyordu. kadınlar eşyalarını “reticule” denilen küçük el çantalarında taşımaya başladı. giysinin içindeki saklama alanı böylece ayrı bir aksesuara dönüştü.

kadınların pantolon kullanımı yaygınlaştığında cepler yeniden giysiye girdi fakat erkek giyimindeki kadar temel bir işlev olarak yerleşmedi. dar kalıplar, esnek kumaşlar, alçak beller ve vücudun hatlarını kesintisiz gösterme isteği ön plana çıktı. bir de çantanın zaten kullanılacağı varsayılınca büyük cep, tasarım sırasında kolayca vazgeçilebilen ayrıntılardan biri haline geldi. bu durum zamanla kendi kendini besleyen bir döngü oluşturdu: cepler küçük olduğu için çanta taşındı, çanta taşındığı için kıyafette büyük cebe ihtiyaç olmadığı düşünüldü.

“çanta şirketleri gizlice cepleri küçülttü” iddiasını kanıtlayan sektör çapında bir plan bulunmuyor. ortaya çıkan sonuç daha sıradan: tarihsel alışkanlık, dar siluet, tasarım tercihi ve çantaya devredilmiş taşıma işlevi aynı yönde çalışıyor.

ortaya çıkan ironi ise hayli güzel: 18. yüzyılda bir kadının elbisesinin altında makasından anahtarlarına kadar pek çok şeyi taşıyabilen 40 santimetrelik bir cep bulunabilirken, bugünün kot pantolonunda birkaç milimetre kalınlığındaki telefonun yarısı dışarıda kalabiliyor.

kaynaklar:

https://www.vam.ac.uk/articles/womens-tie-pockets

https://pudding.cool/2018/08/pockets/

https://www.cooperhewitt.org/…/01/21/pick-a-pocket/

https://www.glanmore.ca/…dont-ridicule-my-reticule/