IPTV Denen Sistem Tam Olarak Nasıl Çalışıyor?
iptv dediğin şey, “uydu kablosu falan çekmeden televizyon izleyelim; internet zaten var” fikrinin ete kemiğe bürünmüş hâli. ama işin tatlı tarafı şu: bunu yaparken aslında bildiğin video dosyası indirmiyorsun, daha ziyade “musluğu açıp suyu akıtıyorsun.” yani stream.
olayın kabaca şeması
sen (izleyici) › uygulama/cihaz (smart tv, android box, telefon vs.) › internet › iptv sunucusu › yayın kaynağı (uydu, stüdyo feed’i, başka bir yer…)
senin cihaz (cihaz derken yanlış anlamayın, alet yani alet derken o zımbırtı), “bana şu kanalı ver” diyor, karşı taraf da “tamam” deyip videoyu parça parça yolluyor.
kanalı seçtiğinizde gerçekte ne oluyor?
çoğu iptv hizmeti sana bir m3u listesi verir. bu liste, “kanal adı – kanal logosu – link” gibi bir playlist gibi düşün. uygulama o linke tıklayınca aslında şunu yapıyor: “bu yayını hangi kapıdan alacağım?” sorusunu soruyor. burada da iki seçenek var:
1. hls (http live streaming): en yaygın olanı. video, 2–10 saniyelik küçük parçalara bölünür. senin uygulama da bu parçaları peş peşe indirip oynatır.
artısı: internet dalgalansa bile idare eder, cdn’le (dağıtık sunucularla) iyi çalışır.
eksisi: “canlı” canlıdır ama genelde birkaç saniye (bazen 20-30 sn) gecikme olur.
2. mpeg-ts / udp / rtsp türevleri: daha “ham” yayın akışı. bazen daha düşük gecikme hedeflenir ama internetin nazını daha az çeker.
artısı: gecikme az olabilir.
eksisi: bağlantı zırt pırt gidiyorsa sinir harbi.
takılmadan izliyorum (bkz: buffer)
iptv’de yaşanan drama şu: senin internetin anlık 25 mbps, sonra bir anda 6 mbps… yayın ise diyelim 8 mbps istiyor. uygulama bu dalgalanmalara karşı buffer doldurur: yani “2-3 parça önden stok yapayım” der. stok biterse donar. bu kadar basit aslında.
peki ben de fiber var ona rağmen donar mı ?
- internet hızın iyi ama stabil değil
- sen iyisin ama sunucu kalabalık (örneğin derbi maçı, avrupa maçı)
- arada ıss peering sorunları (pek senlik değil)
- wifi zayıf, 5 ghz yerine 2.4’tesindir.
kalite nasıl seçiliyor?
çoğu sistem adaptive bitrate yapar: internetin iyiyse 1080p, kötüleşirse 720p’ye düşer.
sen fark etmeden kalite “vites küçültür.” bazen de düşürmez, direkt donar (çünkü yayın tek kalitedir).
abonelik tarafı
iptv dünyasında sık görülen yöntemler:
- xtream codes apı tarzı: kullanıcı adı/şifre + sunucu adresi verilir. uygulama bunu kullanarak kanal listesini çeker.
- portal (mac bazlı) tarzı: cihazın kimliğiyle eşleştirilir.
yani sen “kanal listesi” sanıyorsun; arka tarafta minik bir kimlik doğrulama dünyası dönüyor.
peki bu iptv’ciler bu yayınları nereden buluyor?
iptv hizmeti aldığın yer, sana kanalı kendisi üretmez. arada bir “toplayıcı” rolü oynar.
genel senaryo şudur:
- yayın kaynağı, uydu yayını (çanak + receiver + capture kartı)
- yayın kaynağı, resmi bir feed (spor ligi, kanal stüdyosu vs.)
- başka bir iptv sunucusunun yayını (evet, iptv’nin iptv’si var. buna denk gelmemeye çalışın. patlar.)
- bu yayın encode edilir (x264/x265 gibi), çözünürlük ve bitrate ayarlanır.
- sonra bu yayın sunuculara dağıtılır (tek sunucu yetmez, patlar).
senin bağlandığın iptv sunucusu aslında “yayını çoğaltıp dağıtan” noktadır. yani olay biraz şu:
“ben suyu üretmiyorum ama barajdan mahalleye kadar boru döşedim. (ankaralı gardaşlar son günlerde baraj ve su konusunda bilgilidirler.)”
o yüzden aynı kanal, 10 farklı iptv sağlayıcısında aynı anda bulunabilir. kaynağı aynıdır, sadece musluk farklıdır.
legal / illegal mevzusu
şimdi kimseye masal anlatmayalım:
- resmi iptv: tivibu, tv+, d-smart go, digiturk play gibi platformlar › legal.
sözleşme, lisans, yayın hakkı vs. tamam.
- “her şey var abi” iptv: 10 bin kanal, tüm sporlar, netflix dizileri, yabancı paketler › %99 lisanssız.
(buradan itibaren yapay zeka destekli)
türkiye’de durum ne?
- son kullanıcıya yönelik bireysel ceza pratiği çok yaygın değil.
- asıl hedef genelde yayını dağıtanlar (sunucu sahipleri, satıcılar).
- ama “hiçbir şey olmaz” da denemez; özellikle ticari kullanımlarda ve toplu dağıtımda risk var.
- vpn açsak ? bankadan, uygulamadan, cihazdan geçen her şey iz bırakır.
özetle: gri alan değil, çoğu zaman bildiğin siyah alan, ama denetim tarafı pratikte seçici.
yazdıklarımın özeti: iptv, dışarıdan bakınca “kanal listesi” gibi durur; arkasında ise internet, video encoding, ağ mühendisliği ve biraz da “risk yönetimi” vardır.