İnsanın Bildiklerini Temelden Sarsan Tıbbi Gerçeklik: Ayrık Beyin Deneyleri

Tüm felsefi inançlarımızı temelden sarsan ve "ben kimim?" sorusuna verilen cevabı tamamen değiştiren o tıbbi gerçeklikle tanışalım: ayrık beyin deneyleri.
İnsanın Bildiklerini Temelden Sarsan Tıbbi Gerçeklik: Ayrık Beyin Deneyleri
İllüstrasyon: Pyramis, Flickr

beynimizin sağ ve sol yarımküreleri, "korpus kallozum" adı verilen kalın bir sinir ağı köprüsüyle birbirine bağlıdır. tüm iletişim bu köprü üzerinden sağlanır. 1960'larda doktorlar, ağır epilepsi hastalarını tedavi etmek için radikal bir karar aldılar ve krizlerin beynin her yerine yayılmasını engellemek için bu köprüyü ameliyatla kestiler. hastalar iyileşti, normal hayatlarına döndüler.

ancak nobel ödüllü nöropsikolog roger sperry bu hastaları incelediğinde, ufku iki katına çıkaran o korkunç ve büyüleyici gerçeği keşfetti, köprü kesildiğinde, kafatasının içinde tek bir insan değil, birbirinden bağımsız iki ayrı bilinç kalıyordu.

beynimizin sol tarafı konuşma merkezini barındırır ve vücudun sağ tarafını kontrol eder. sağ yarımküre ise konuşamaz, dilsizdir ancak vücudun sol tarafını kontrol eder. deneylerde, hastanın sadece sağ beyninin görebileceği şekilde (sol göz alanına) "yürü" yazısı gösterilir. hasta ayağa kalkıp yürümeye başlar.

araştırmacı, hastaya (yani konuşan sol beyne) "neden ayağa kalktın?" diye sorar. sol beyin "yürü" yazısını hiç görmemiştir, dolayısıyla neden yürüdüğünü gerçekten bilmemektedir. ancak "bilmiyorum" demez. saniyeler içinde tamamen uydurma ama son derece mantıklı bir yalan üretir: "biraz susadım, su almaya gidiyorum." sol beyin yalan söylediğinin farkında bile değildir; o anki duruma mantıklı bir kılıf uydurur ve buna kendi de inanır.

sağ beyin (dilsiz olan) kendi zevklerine ve fikirlerine sahiptir. bazen sağ beynin kontrol ettiği sol el, sol beynin kontrol ettiği sağ el ile kavgaya tutuşur. sol elin dolaptan seçtiği bir gömleği, sağ el "bunu beğenmedim" diyerek zorla geri asabilir. veya bir el kitabın sayfasını okumak için tutarken, sıkılan diğer beyin yarımküresi diğer eli kullanarak kitabı zorla kapatabilir.

bu neden ufkumuzu iki katına çıkarır?

çünkü bu durum, "ben" dediğimiz o tek ve bütünleşik ruh/bilinç hissinin tamamen bir illüzyon olduğunu kanıtlar.

sen, beyninin içinde kararlar alan tek bir patron değilsin. kafatasının içi, birbirine sürekli bilgi gönderen bir komite gibidir. senin "ben" dediğin ve şu an bu yazıyı okuyan iç sesin (sol beyin), aslında sadece bir halkla ilişkiler sözcüsüdür. çoğu zaman bedenin ve bilinçaltın (sağ beyin ve diğer alt sistemler) kararları çoktan alır, eyleme geçer ve senin içindeki o "konuşan sözcü" sadece bu eylemlere mantıklı bir hikaye uydurarak kararı kendisinin aldığını zanneder.

tek bir bütün olduğumuz inancı, sadece beyin yarımküreleri birbiriyle iletişim kurabildiği için ortaya çıkan başarılı bir evrimsel tiyatrodur.