İnsanı Fena Hâlde Gülmekle Ağlamak Arasında Bırakan Film: I Swear

2025'in güzel mahsüllerinden biri olan Kirk Jones filmini inceliyoruz.
İnsanı Fena Hâlde Gülmekle Ağlamak Arasında Bırakan Film: I Swear

i swear... içindeki elektriksel bir fırtınayla yaşamak zorunda olan vücudun, senin rızan olmadan konuşması ve hareket etmesi; bir insanın yaşayabileceği en büyük özerklik ihlalidir yargısını düşündürten ve tourette sendromunda olduğu gibi bastırılamayan nörolojik dürtülerin bastırıcı bir toplum ile karşılaşınca nasıl da travmatik olabildiğini gösteren mutlaka izlenmesi gereken filmler kategorisine giren bir biyografik anlatım.

Tourette sendromu: Çocukluk çağında (genellikle 3-9 yaş) başlayan, istemsiz motor ve vokal tiklerle karakterize, beyin yapısı ve nörotransmitter dengesizlikleri ile ilişkili nörolojik bir bozukluk.

john davidson'da görülen en tipik özelliklerden biri olan küfürlü tiklerde (koprolali), beynin limbik sistemi motor merkezleri arasındaki bağ, filtreleme mekanizması o kadar geçirgendir ki sosyal olarak açıkça ifade edilmesi sakıncalı kelimeler istemsizce dışarıya fırladığını ve bu durumun ahlaki değil de nörolojik önceliklendirme olduğunu toplum olarak farkına vardığımızda daha iyi bireyler olacağımıza inanıyorum.


john davidson'ın hikayesine baktığımızda, john 13-14 yaşlarında sınıfta sesli kitap okuma esnasında durumun- adlandıramasa da- farkına varıyor. önce okul ortamında yaşıtları tarafından alay konusu ediliyor, irade dışı hareketleri ahlaki kusur olarak kabul edilerek fiziksel olarak cezalandırılıyor, filmde pek üzerine gidilmemiş olsa da büyük travma yarattığından şüphe duymadığımız babanın evi terk ediyor, sokakta şiddet görüyor... john'un gördüğü toplumsal baskı-tepki hiç de öyle azımsanacak bir durum değil: toplumsal baskı stres artışına neden oluyor, stres dopamin dalgalanmasına, bu da daha daha şiddetli tiklerin ortaya çıkmasına neden oluyor. kendini baskılamaya çalışmanın john'u ne kadar yıprattığını birçok sahnede hissedebiliyoruz zaten.


peki john'un hikayesinin birazcık "feel-good" tematiği içermesini sağlayan şey ne? cevap, dottie (maxine peake). dünya zaten dottie gibi insanların hürmetine dönüyor. filmde gözlerimin dolduğu çok an oldu, ama bir tanesinde göz yaşlarımı tutamadım: o sahne de dottie'nin john'a bu ev içerisindeyken istemsizce yaptığı şeylerden ötürü bir daha özür dilemeyeceksin dersiydi. dottie'nin bu nutku o kadar önemliydi ki john artık kendini suçlama hissiyatından çıkabileceğini hissetti. ne yazık ki john da bu kırılmaya ihtiyaç duyuyordu. bu kırılma zaten yeniden kendi ayakları üzerinde durma, başkalarına yardım etme, toplumsal rol kazanma gibi çeşitli şekillerde ödülünü verdi. özellikle john'un diğer tourette sendromlu bireyler ve toplumun farklı kesimleri için rehberlik yapması, +1 olmanın hem kendisi hem de öteki için ne kadar kritik olduğunu hatırlatması da hoş detaydı.

kesinlikle okullarda öğrencilerle birlikte üzerine konuşulması gereken bir film. açıkçası ben müfredatıma aldım filmi.