İngilizcede 'Kolay Gelsin' Deyişinin Neden Tam Bir Karşılığı Yok?

İngilizcede, bizdeki kolay gelsin deyişinin neden yakın versiyonları olup da tam olarak karşılığı olmadığına dair bir görüş bildirisi.
İngilizcede 'Kolay Gelsin' Deyişinin Neden Tam Bir Karşılığı Yok?

ingilizce'de kolay gelsin diyememek... doğu ve batı'ya ait kültürel paradigmalarının birbirine kafadan toslaması sonucu ortaya çıkan durum.

doğu insanı gönül insanıdır vesselam. "kolay gelsin" derken aslında içten içe "işin de zor kardeşim. madem yapmak zorunda kaldın, o zaman en azından kolaylıkla üstesinden gel" gibi kendini karşısındakinin yerine koyan, cana can katan bir yaklaşımı vardır.

lakin batılı insan, aydınlanmadan bu yana hayattaki her şeyin bizim seçimlerimizden ibaret olduğunu vaaz eden pozitivist propaganda ile harman olduğundan, bir işle meşgulken başkasından iyi niyet temennisi duymayı da beklemez.

temizlik yapanı gördüğünde, bilinçaltında "demek ki bunu tercih etmiş" diyerek geçer gider örneğin. ha, belki eserse, bi "good luck" sallayıverir adetten. çünkü kişi bir işle meşgulken "aa çok kolaymış lan!!! eyoo birden bana kolaycacık geldi hep bunlar! hap gibi kapıvereyim hepiciğini!" dedirtecek bir hissin olmadığını düşünür ve en fazla o meşhur, klişe temennisini aktarır sadece: iyi şanslar!

ha şimdi bunları okuyunca, "başımıza hegel olmuş eşşoğlusu" demeyiniz. sanmayınız ki bunu onaylıyorum. işi gereği sürekli yabancılarla çalışan naçizane bendeniz, batının mantığından da, aydınlanmasından da, rasyonel düşüncesinden de gayet tiksinmiş biriyim.

- hmm, well, max, here's the information that you might need, when you're working on that report. (max, hazırlayacağın raporda ihtiyaç duyabileceğini düşündüğüm bir kısım bilgiler, veriler, dokümanlar var elimde. yığıyorum bak kafana, ahan da masanda.)

- eee, thanks mr. norris. (hah, ver göt oğlanı ver, iki dakka insta açtırmadınız miktiminin yerinde ya!)

- no problem. were you able to start working on that anyway? (bu arada başladın mı rapor üzerinde çalışmaya sen, ikidir gelip gidiyorum aynı excel tablosunu bızdıklıyorsun ekranda, bizi mi mikiyon?)

- eee, not yet mr. norris. (başımda elli tane iş var, bi nefes alalım anasını satayım!)

- oh, i see, good luck then. (eh iyi madem henüz başlamadın, bol şans o zaman sana)

- thank you mr. norris. (mnskym)

(türk iş arkadaşına dönerek)

- hacım be, onca iş varken yine iş kitledi lavuk. bi el atsana şu verileri beraber girelim, hadi gadasını aldığım!

- ayıpsın baboli.

kurban olurum ırmağının akışına ben bu memleketin, kurban!