İdam Cezasının Varlığı Cinayetleri Azaltıyor mu?

Kriminolojik veriler, "en ağır ceza suçları keser" mantığının aksine, idamın katil sayısını azaltmadığını ve dolaylı olarak toplam cinayetleri artırabildiğini gösteriyor.
İdam Cezasının Varlığı Cinayetleri Azaltıyor mu?

kriminolojik veriler, "en ağır ceza suçları keser" mantığının aksine, idamın katil sayısını azaltmadığını ve dolaylı olarak toplam cinayetleri artırabildiğini gösteriyor.

cinayetleri ve şiddeti artıran faktörler

• vahşileşme etkisi (brutalization effect): devletin sorun çözmek için "öldürmeyi" kullanması, toplumda şiddeti meşrulaştırıyor ve insan hayatını ucuzlatarak cinayeti normalleştiriyor.

• marjinal caydırıcılığın kaybolması: idamlık bir suç işleyen kişi için verilebilecek daha ağır bir ceza kalmıyor. bu noktadan sonra, yakalanmamak için görgü tanıklarını da öldürmenin ekstra yasal riski ortadan kalkıyor.

• "kaybedecek hiçbir şeyi kalmama" sendromu: sonunun kesin ölüm olduğunu bilen suçlu köşeye sıkıştığında polise teslim olmuyor; rehineleri öldürmeyi veya etrafa ateş açarak ölesiye çatışmayı "en mantıklı risk" olarak görüyor. abd'de idam cezası uygulanan eyaletlerde güvenlik güçlerinin çatışmalarda ölüm sayıları daha yüksek.

bu gerçeği doğrulayan başlıca bilimsel ve resmi kaynaklar

1. abd ulusal araştırma konseyi (nrc) 2012 raporu,
idamın cinayetleri azalttığını öne süren geçmiş iddiaların istatistiksel olarak geçersiz olduğunu kanıtlayan en kapsamlı meta-analiz raporu

2. fbi üniform suç raporları (ucr),
idam cezasının aktif uygulandığı eyaletlerdeki cinayet oranlarının, idamı kaldıran eyaletlere kıyasla istikrarlı bir şekilde daha yüksek olduğunu gösteren resmi adli veriler

3. bowers ve pierce "vahşileşme etkisi" araştırması,
devlet infazlarından sonraki aylarda o bölgedeki şiddet ve cinayet oranlarında istatistiksel bir sıçrama yaşandığını kanıtlayan mihenk taşı makale

özetle

idam cezası, toplumu koruyan bir güvenlik çemberi değil, suça bulaşmış kişiyi kurtuluşu olmayan bir köşeye sıkıştırarak çok daha ölümcül bir canavara dönüştüren tehlikeli bir illüzyon.
...

ekleme: kaynakların tarihine ve yapıldığı ülkeye takılan olmuş. kaynaklar sırasıyla 2012, 2020 ve 1980 tarihli. yani bir tanesi dışında 30 yıllık falan değil, gayet güncel araştırmalar.

idam konusunda sonuç değerlendirmesi yapılabilecek tek ülke maalesef abd. ülkenin bir kısmında idam uygulanıyor, bir kısmında uygulanmıyor. ayrıca detaylı ve kamuya açık istatistik de tutuyor. yoksa iran ile norveç'i de karşılaştırabiliriz ama kültürel farklılıklar nedeniyle hiçbir anlamı olmaz. abd bu konuda bir laboratuvar gibi.

sonuçlar oldukça net. idamın cinayetleri azalttığına dair hiçbir bulgu yok, artırdığına dair ise bolca var.

eskiden cinayetleri aydınlatmak daha zordu, doğru. zaten idam cezaları da eskiden daha yaygındı. cezalar çoğunlukla tanık beyanına dayalıydı. bugün kanıtlamak daha kolay. zaten yazıda "yanlışlıkla" idam edilenlere dair bir ifadeye hiç yer vermedim. ama nedense karşıt görüşlü entry tamamen buna odaklanmış. vicdani bir dürtülme yaşamış gibi görünüyor.

bütün bu saydıklarıma rağmen idam cezası elbette savunulabilir. ancak sonuçlar, yani artan cinayet sayıları subjektif bir durum değildir. savunacak kişiler, öldürülecek görgü tanıklarının ve kolluk güçlerinin vicdani yükünü peşinen kabul etmiş sayılırlar. bunu toplum yararına yorumlayarak idam cezasını desteklemeye devam edenlere ise saygı duyarım.

ben kendimi sırf bir olaya şahit olduğu için öldürülen tanıkların, idamlık cinayetler işlemiş bir suçluyu teslim almaya çalışan polisin yerine koyuyorum. kimseden bunu yapabilmesini beklemiyorum.