Hayatın Kendisi Gibi Kaotik Olan Uncut Gems'ten Çıkarılabilecek Hayat Dersleri

Safdie kardeşlerin 2019 tarihli mini başyapıtı Uncut Gems, görebilene pek çok nasihat veriyordu aslında...
Hayatın Kendisi Gibi Kaotik Olan Uncut Gems'ten Çıkarılabilecek Hayat Dersleri
Uyarı: Spoiler içerir. (E.N.)

çok mu abartıyorum bilmiyorum ama filmin çok derin anlamları olduğunu düşünüyorum

çok da kurmuş olabilirim.

filmin başındaki kolonoskopi sahnesinden adamın kanser olacağını düşünüyorsun. ama ilerleyen bölümlerde doktor arayıp hiçbir şeyinin olmadığını söylüyor. bence taş adamı iyileştirdi, daha doğrusu adamın normal bir insan gibi ölme hakkını elinden aldı. taş adamı ele geçirdi bir nevi. mesela taş kevin garnett'teyken (kg/basketçi) adamın derdi hemen taşı satıp borçlarını ödemek oluyordu ama taş eline geçince hep daha fazlasını kazanmak istiyordu. ama taşı her kaybettiğinde işler bir şekilde ters gitti. mesela kg taşı ilk aldığı zaman kg'ye güvenip bahis oynadı kazandı da ama alacaklıları bahsi durdurmuştu. kg ikinci kez taşı aldığında yine bahis oynadı, yine kazandı ama bu sefer de öldü.

ayrıca açık arttırmada taşın değerinin düşük olması da bizim hayatımıza yön veren bir sembolün diğer insanlar için pek anlamı olmadığını da ifade ediyor olabilir.


film boyunca howard ratner'ın, yani bir kuyumcunun sorumsuzca ve düşüncesizce her şeyi berbat etmesini izliyoruz

aslında izlemekle kalmıyoruz ratner'in kendi ihmalleri yüzünden bir sonraki aşamada başına gelebileceklerden endişe de duyuyoruz. ama bir noktada bu endişe de yerini "hak etti pezevenk geberse de kurtulsak" kızgınlığına bırakıyor. çünkü anlıyoruz ki ratner gibiler iflah olmaz, gram düzelmez, milim adam olmaz! gerçekten de sorumsuz, düzensiz, öngörüsüz, sallapati tipler gerçek hayatta hiç de az değiller. bunlarla başa çıkılmaz, bunların eksiklerini, gediklerini, pisliklerini temizlemeye yetişemezsiniz. bunların g*tünü toplamaya, hayatlarını yoluna sokmaya ömrünüz yetmez. o nedenle acıma yetime gelir koyar g*tüne minvalinden özlü bir laf vardır.

her ne kadar böyle söylesek de yine de ratner gibilere acıyoruz öyle değil mi? onların özünde iyi niyetli olduklarına inanmak istiyoruz. oysa baktığımızda mercedes'e biniyor gavat, süper lüks evde aşıyor, icabında lüks mekanlarda ünlülerle takılıyor, gayet ki renkli dolu dolu bir yaşam sürüyor, oysa ki elmas ararken bacağı kırılan madenciyle ilgili böyle bir empati kuramıyoruz, hayat ilginç ve ironik lan!

uncut gems, insanın hırslı mücadelelerinde yaşadığı karanlıkları ve yenilgileri anlatır

akış ne kadar kaotik görünse de, alınan kararların tabii sonuçları kaçınılmazdır. (bkz: kişi ettiğini eliyle bulur).

howard ratner (adam sandler), sürekli risk alarak ve kısa vadeli kazanç peşinde koşarak, hem kendi hayatını hem de ailesinin hayatını tehlikeye atar. film, hırsın insanı nasıl mahvedebileceğini çarpıcı bir şekilde gösterir. ayrıca, paranın ve şansın geçici olduğunu söyler.

filmdeki bir diğer tema: jewish inferiority complex. bazı yahudilerdeki aşağılık kompleksi: zayıf, sağlıksız ve fiziki işlere yakışmayan tipler oldukları sanrısı. örnek: howard, isminin sevgilisinin kıçına yazılmasına bile layık görmüyor kendisini. bu kompleksin poster çocuğu için bakınız: woody allen.

işlenmemiş değerli taş etrafında hep bir kandırmaca dönüyor. hemen herkes birbirini aldatmaya çalışıyor. alıcı, satıcı, para, nba bahis, valuation, yalan, dolan… kevin garnett, kg'nin, inandığı uğur bile aldatıcı. (bkz: self deception). hatta madenden çıkarılmasında bile bir yalan var: muhtemelen işçinin ayağını kasten kırarak ilgiyi dağıtmaya çalıştı hırsızlar.

bütün bu yalanlara, tuzaklara, sahtekarlıklara rağmen kazanan yine koatik evren oluyor. (bkz: house always wins).

son olarak, ölü howard'ın yere damlayan kanı içindeki galaktik akış, filmin başında, taşın içindeki akışa dönüşüyor. çember tamamlanıyor. aslında belki howard da işlenmemiş bir elmastı. ama hırsı ve tercihleri içindeki elması kendi kanı içinde boğdu. hayatının en büyük başarısını kutlamak cesedine nasip oldu.


ha bizim payımıza düşen ne?

“borsada iki hafta içinde param üçe katlandı” deyip kendinizde başkalarının sahip olmadığı bir keramet görmeyin. kaotik bu akış içerisinde, bir sonraki, belki iki sonraki kumarı kaybedeceksiniz. tesadüfi gibi görünen bu dalgalanmaların ardında, kaybedenlerin hüznü ve sadece görebilenler için evrenin güzellikleri kalacak geriye.

bahis sitelerinin ardında bıraktığı trajedileri hep beraber okuduk, gördük, biliyoruz…

(bkz: kumar bağımlılığından kurtulma yolu) (bkz: kumar bağımlılığı)

kimi değerli taşlar layıkını bulacak, galaksiler gibi parlayacak. kimi de kendi elleriyle hazırladığı çamurun içinde yok olacak. sonra bileceğiz:

uğur mu? lanet mi?

kaos mu? kader mi?