Hansel ve Gretel Masalına İlham Veren Gerçek Hikaye

1812’de Grimm Kardeşler bu gerçek hikayelerden yola çıkarak Hansel ve Gretel’i yazdılar
Hansel ve Gretel Masalına İlham Veren Gerçek Hikaye

“hansel ve gretel” gerçekten de vardı…

1314 sonbahar ve kışında britanya, aşırı yağışlı ve "garip" bir hava dönemi yaşadı; sağanak yağmurlar tarlaları sular altında bıraktı, ekinleri çürüttü ve hayvanları boğdu (aslında sadece britanya’da değil, aynı dönemde baltık ülkelerinin çoğunda gerçekleşmişti bu anlatılanlar).

başta herkes bunun geçici olduğunu sandı. bir mevsim kötü giderdi, sonra düzelirdi. ama düzelmedi. 1315 geldiğinde ambarlar boştu. o dönemin temel gıdası elbette ekmekti, ancak depolanan tahıllar küflendiği için eldeki ekmekler hızla tükendi. insanlar kökleri kazmayı, ot yemeyi ve hatta ağaç kabuklarını yemeyi denediler. koyunlar ve sığırlar, murrain salgınları nedeniyle telef oldu; berwick'te açlıktan kırılan askerler, hayatta kalmak için hastalıklı atlarının leşlerini kaynatıp yediler. özellikle kuzeydeki köyler açlıktan kırılan iskoçların sürekli baskınlarıyla başa çıkmak zorunda kaldı ve "köpekler, atlar ve diğer pis şeyleri" yemek zorunda kaldı. hatta yamyamlıktan bile bahsediliyordu. bazıları yeni doğmuş bebekleri yemek için çalıyordu. kroniklerde yazıyordu: annelerin çocuklarını yediği, mezarların açıldığı, etin topraktan çıkarıldığı… bunlar fısıltı değil, kayıt altına alınmış gerçeklerdi.

köylerden biri, ormanın kenarına kuruluydu. yemek bulamayan ve çocuklarına bakmayan köylülerden bazıları onları ormanın derinliklerine götürüp bırakıyorlardı

bir baba, iki çocuğunu alıp ormanın içine doğru yürüdü bir gün. adımları ağırdı. yanında yürüyen küçük oğlan anlatılan öyküleri duymuştu, cebine gizlice taş doldurmuştu. derinlere geldiklerinde baba durdu. bir süre hiçbir şey söylemeden bekledi. sonra, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısık, “burada kalın,” dedi. ve arkasına bakmadan yürüdü gitti. çocuklar bekledi. güneş battı, soğuk çöktü. ama oğlan, bıraktığı taşları hatırladı. birer birer, ay ışığında parlayan izleri takip ederek geri döndüler. kapıyı çaldıklarında babalarının yüzündeki şaşkınlıkla karışık utanç, o geceden sonra hiç silinmedi.

yıllar geçti. hikâyeler anlatıldı. köyden köye, dilden dile yayıldı. irlandalı ve avrupalı yazarlar kitaplarında bu korkunç olayları yazdılar. karanlık detaylar törpülendi, bazıları yumuşatıldı. anneler üvey anneye dönüştü, gerçekler masala karıştı.

1812’de grimm kardeşler bu hikayelerden yola çıkarak hansel ve gretel’i yazdılar. masal 160 dile çevrildi. grimm kardeşler yazdıkları 200 öykünün sadece çocuklar için olmasını düşünmemişlerdi aslında. kardeşler napolyon savaşları sırasında fransa'nın kültürü istila ettiği bir bölgede cermen folklorunu korumayı hedeflemişlerdi. ancak grimm kardeşler'in masalları o kadar evrensel bir çekiciliğe sahipti ki bugüne dek binlerce farklı baskısı yapıldı. ama özünde değişmeyen bir şey kaldı:

bir zamanlar, gerçekten, çocuklar ormana bırakılmıştı.

ve bazıları geri dönememişti.