Gündelik Hayattaki Pek Çok Davranışınızın Sebebini Açıklayan Psikolojik Yanılgılar

Bu yanılgı, fenomen ve etkileri öğrenince neyin neden olduğunu daha iyi anlayacaksınız.
Gündelik Hayattaki Pek Çok Davranışınızın Sebebini Açıklayan Psikolojik Yanılgılar

bunları bilince hayatınız bir isviçre saati gibi tıkır tıkır işlemeyecek ama en azından neden o çukurun içinde olduğunuzu bilirken biraz daha keyif alacaksınız.

işte sokağa, plazaya ve pazar kahvaltısına inen o liste:

1. zeigarnik etkisi

sevgiliden gelen "müsait olunca konuşalım mı?" mesajının yarattığı o bitmek bilmeyen anksiyete. konuşana kadar beyin arka planda 40 tane senaryo yazar, ram'i şişirir. konuşup "yoğurt almayı unutma diyecektim" cevabını alınca beyin ancak o sekmeyi kapatır.

2. dunning-kruger sendromu

hayatında tek satır kod yazmamış adamın, yapay zekanın geleceği hakkında elon musk'a akıl vermesi. az bilgi, atom bombasından daha tehlikeli bir özgüven yaratır; çünkü cahil neyi bilmediğini bile bilmez.

3. ikea etkisi

4 saat uğraşıp çekmecelerini ters taktığın o gardırobu dünyadaki tüm tasarım harikalarından üstün görmen. "ben yaptım abi" gururu, eşyanın yamukluğunu zihinde photoshop'lar.

4. spotlight etkisi

otobüste yanlışlıkla sesli osurduğunda herkesin senin kimlik numaranı ve sülaleni o an öğrendiğini sanman. oysa yanındaki adam o sırada akşam yiyeceği menemeni düşünüyor, seni 3 saniye sonra unutacak. rahat ol.

5. pareto ilkesi

telefonundaki 150 uygulamanın sadece 5 tanesinde ömür tüketmen. ya da dolap dolusu kıyafetin içinde sadece o diz yapmış gri eşofmanı giymen. hayatın özeti budur: %20 asıl mevzu, %80 gürültü.

6. parkinson yasası

pazar akşamına kadar vakti olan bir ödevin veya raporun, neden hep pazar 23:59'da bittiğinin açıklaması. iş, ona ayırdığın süreyi son damlasına kadar sömürür. 1 saat ver, 1 saatte bitsin.

7. ben franklin etkisi

senden nefret eden iş arkadaşına zorla bir iyilik yapmaya çalışmak yerine ondan "ya senin kalem çok güzelmiş, bir versene" diyerek bir şey istemen. beyni "sevmesem kalem vermezdim" diyerek sana ısınmaya başlar. ters psikolojinin kralıdır.

8. bilişsel çelişki

"sağlıklı yaşam kanka ya" diyip spor salonu çıkışı çift lavaş dürüm gömerken yaşanan o kısa devre. ya diyeti bozacaksın ya da "spor yaptım zaten, vücut yakar bunu" diyerek yalanın kralını kendine söyleyeceksin.

9. hindsight bias

maç bittikten sonra "fener'in yenileceği belliydi abi" diyen o sinir bozucu arkadaşın durumu. skor tabelada yazmasa o kadar emin değildin ama beyin sonucu görünce geçmişteki bütün şüpheleri siliyor. (bkz: ben demiştimciler)

10. seçim paradoksu

netflix'in ana sayfasında 2 saat boyunca film arayıp hiçbir şey izlemeden uyumak. seçenek sayısı arttıkça beynin "yanlış olanı seçme" korkusu artar, sonuç: tam bir hayal kırıklığı.

11. batık maliyet yanılgısı

3 yıldır leş gibi giden bir ilişkiyi "o kadar anımız var şimdi" diyerek bitirememek. anı dediğin şey geçmişte kaldı, geleceğini de o çöplüğe gömme. (bkz: kolu kesmek lazım)

12. halo etkisi

karşıdaki insan çok yakışıklı veya güzel diye onun ağzından çıkan her saçmalığı "ne kadar derin konuşuyor" diye dinlemek. dış paket parlayınca içindeki bozuk malı fark edemiyoruz.

13. bukalemun etkisi

kayserili biriyle 15 dakika konuşunca bir anda senin de "nörüyon" demeye başlaman. beyin, dışlanmamak için yanındakinin kopyasını çıkarır. dikkat et, çevrende hırt varsa hırtlaşırsın.

14. sahte yorgunluk

tam ders çalışacakken veya rapor yazacakken gelen o inanılmaz "biraz kestirsem mi?" isteği. vücudun değil, beynin "kaç kurtar kendini" alarmıdır. 10 dakika başla, uykun kaçacak.

15. kazanma etkisi

sabah kalkıp sadece yatağını topladığında bile beynin "tamam lan, bugün her şeyi hallederiz" moduna girmesi. küçük gollerle başla ki finalde şampiyon olasın.

16. planlama yanılgısı

"5 dakikaya oradayım" diyen arkadaşın aslında daha yeni duşa girmiş olması. insan evladı işlerin ne kadar süreceği konusunda doğuştan aşırı iyimserdir, gerçekler ise hep tokatlar.

17. seyirci etkisi

sokakta kavga varken kimsenin ayırmayıp "nasılsa biri araya girer" diye video çekmesi. kalabalıklaştıkça sorumluluk buharlaşır. "biri yardım etsin" değil, "sen yardım et" demedikçe kimse kıpırdamaz.

18. hedonik adaptasyon

maaşına %50 zam gelince yaşadığın o büyük sevincin 2 ay sonra "ulan bu para yetmiyor" sitemine dönmesi. mutluluk seviyesi hep o fabrika ayarlarına geri döner. (bkz: neye alışmıyoruz ki)

19. jomo (joy of missing out)

arkadaşların dışarıda eğlenirken senin evde pijamalarla mısır yiyip "iyi ki gitmemişim lan" diyerek yaşadığın o nirvana huzuru. her masada olmak zorunda değilsin.

20. antifrajillik

eski sevgilinin seni terk etmesiyle yıkılmak yerine hırs yapıp spora başlaman, dil öğrenmen ve eskisinden daha karizmatik olman. cam gibi kırılmadın, sarsıldıkça elmaslaştın. (bkz: öldürmeyen acı gym'e götürür)