Gençlik Vaadiyle Erkeklere Maymun Testisi Nakli Yapan Çılgın Doktor: Serge Voronoff
yirminci yüzyılın başlarında, bilim ve popüler kültürün sınırlarının birbirine karıştığı bir dönemde, dr. serge voronoff rusya’dan paris’e uzanan kariyeriyle “maymun bezleri adamı” olarak ün kazanmıştı. o yıllarda hem edebiyat hem sanat hem de gündelik yaşam onun “monkey gland” fikriyle adeta dolup taşıyordu. bazı edebi yazarlar bu tuhaf tıbbi modayı hicvediyor, marx kardeşler gibi komedi gruplarıysa sahnelerinde “çok yaşlıysan kendine bir maymun bezi al” tarzı şakalar yapıyordu. paris ritz’de “monkey gland” adlı bir kokteyl bile ortaya çıkmıştı. tüm bu kültürel yankının merkezinde ise dr. serge voronoff’un şu iddiası vardı: maymun testisi dokusunu erkeklere naklederek yaşlanmayı yavaşlatmak, cinsel gücü artırmak ve zihinsel gençliği geri getirmek!!!
bu vesileyle 1920’de ilk kez resmi olarak bir erkeğe “maymun bezi” nakli gerçekleştirildi ve voronoff’un tıp çalışmaları bu tarihten itibaren müthiş bir hız kazandı. 1920’ler boyunca türler arası doku nakli, tıp alanında deneysel bir trend haline geldi. voronoff bu dönemde şöhretin kokusunu almış olacak ki hayvanlar üzerinde deneylere de başladı. yaşlı hayvanlara genç hayvanlardan alınan organların nakledilmesinin canlılığı artırdığına inanıyordu, bu gözleme dayanarak insanlarda da benzer bir gençleştirme etkisi yaratabileceğini savundu zamanla da bu iddialar elit bir kesim tarafından benimsendi. 1930’lara gelindiğinde dünyanın dört bir yanından zengin hastalar ameliyat için başvuruyor, bu işlem için bıçak altına yatıyordu. voronoff ise bu süreçte büyük bir servet ve şöhret kazandı. paris’in en lüks otellerinden birinde yaşamaya, gününü gün etmeye başladı.
voronoff 1925’te yayımladığı rejuvenation adlı kitabında, bu nakil çalışmasının ‘’erkeklerde’’ cinsel isteği artırdığını, hafızayı güçlendirdiğini, beynin çalışma kapasitesini yükselttiğini ve hatta bunamanın bazı türlerine karşı etkili olabileceğini ileri sürdü; ancak daha sonra çalışmalarını yalnızca erkeklerle sınırlı tutmayıp kadınlara yönelik hormonal etkiler üzerine de genişletmeye karar verdi. özellikle maymunlardan alınan yumurtalık dokusunun kadınlara nakledilmesi fikri üzerinde durarak bu yönde de deneysel girişimlerde bulunduğu bilinmektedir ancak bu çalışmalar 1940’lara gelindiğinde dişi bir maymunu insan spermiyle döllemeyi denemesiyle tartışmalı bir noktaya kaymış; ibre tersine dönmüştü. voronoff’un iddia ettiği mucizevi etkilerin bilimsel olarak doğrulanamaması, onun itibarını ciddi şekilde sarstı. bazı önde gelen cerrahlar bu çalışmaları “cadılar ve büyücülerle eşdeğer” olarak nitelendirirken, kamuoyunda da giderek artan bir tepki oluştu. paris’te bile onunla dalga geçen karikatürlü ürünler ortaya çıktı; maymun figürlü kül tablalarında “no voronoff, you won’t get me!” yazıyordu ahahaha! ciddiyim!
voronoff 1951’de hayatını kaybettikten sonra bile bu tartışmalar bitmedi. 1986’da cerrah david hamilton, hayvan dokusunun insan vücuduna nakledilmesi halinde vücudun bunu reddedeceğini; iyileştiğini öne sürerek ortaya çıkan hastaların da yaşadığı hissin büyük ölçüde plasebo etkisi olduğunu açıkladı. 1990’larda bazı araştırmacılar voronoff’un deneylerini hıv’in insanlara geçişiyle ilişkilendirmeye çalıştıysa da bu iddialar da nihayete varamadı. bugün gelinen noktada voronoff’un uygulamaları tıp tarihinde hatalı ve spekülatif bir dönem olarak görülüyor ancak şunu da belirmemiz lazım ki endokrinoloji, biyoloji ve hormon tedavileri alanındaki bazı erken fikirlerin gelişimine dolaylıda olsa katkı sağladığı da kabul ediliyor. yine de onun maymun dokusu nakilleri, modern tıp tarihinde hem bir merak hem de bir uyarı hikayesi anılmaya devam edecek - ve belki de en çok, “monkey gland” kokteyli eşliğinde anlatılan bir anekdot olarak... :)