Film Uyarlamasından Çok Daha Samimi Bir Kült Çizgi Roman Serisi: Scott Pilgrim
scott pilgrim: bryan lee o'malley'in yazıp-çizdiği 2004-2010 yapımı 6 ciltlik eğlenceli indie gençlik çizgi romanı.
not: 7.8/10
senaryo: 7.8
çizimler: 7.7
goodreads notu: 501k 4.26 (popülerliği kes, yarım milyon kişi oylamış.)
çizimleri ve içeriği çok hafif, çok doğal akan, komik ve zeki yazılmış bir gençlik serisi. son derece organik muhabbetli, gavurun 'slice of life' dediği günlük olayları, bir takım bilgisayar oyunu+manga dünyası fantastikleriyle harmanlanmış, başarılı bir seri.
eserin orjinal versiyonu siyah-beyaz ama 2012 gibi renkli versiyonu çıktı. siyah-beyaz'dan başlayıp renkliye geçmiş biri olarak şiddetle renkli versiyonu tavsiye ederim. zira çizgi romandan aldığım zevk 4'e katlandı.
dipnot: siyah beyaz versiyonda 'çizerin hafif stili' gereği karakterleri birbirine karıştırdığım oluyordu. renklide o sorun da ortadan kalktı.
çizgi roman ve film farkları
filminden zerre zevk almamış bir insan olarak çizgi romanına bayıldım.
çizgi romanda ekürinin muhabbetleri, aynı behzat ç'deki gibi çok doğal ve sıradan. kâh bar, kâh arkadaş odası, kâh halk otobüsü, kâh yağmurdan saklanma kuytusu, kâh park bankı, kâh otogar, kâh işyeri, kâh cafe muhabbetleri, hepsi hayattan gerçek kesitler. çocuklar gerçek hayattaki gibi boktan işlerde çalışıyorlar, geceleri iş çıkışı ya da haftasonunda da bir araya geliyorlar. filmde ise bu günlük yaşam muhabbetlerinin hiçbiri yok; varsa yoksa '7 şeytâni ex manita ile dövüş, vurdu-kırdı sahneleri'. kesintisiz bir şekilde bu muhabbete maruz kalmak bir süre sonra sıkıcı bir hâl alıyor. kısacası film, "neyleyim harun-akbabuş-hayalet ortamı olmayan polisiye behzat ç'yi?" durumu yaratmış.
6 cildi tek filme sığdırmak zor bir görev ve bunun da etkisiyle filmin temposu çok problemli olmuş. çizgi romanda bir-bir buçuk yılda sindirile sindirile gelişen olayları, filmde bir hafta gibi gözüken bir zaman dilimine sıkıştırmışlar. at koştururcasına bir hız mevcut.
her şeyden önemlisi, yönetmen (çoğu sahnede orijinal esere sadık kalsa da) çizgi romandaki karakterlerin sevimliliğini hiç verememiş. seri, kitapları bitirdikten sonra damağımda güzel bir tat bırakmıştı. filmi tekrar izledim ve bu harala gürele tempolu eksik versiyonda karakterlere karşı duyduğum güzel hisler yok oldu.
aşırı coolluk kasan esas kız ramona da beni filmden kopardı. ramona çizgi romanda yine havalı bir kız ama filmdeki gibi kasıntı bir tip değil, tamamiylen organik. -üst baş giymekle, poz kesmekle cool olunmuyor. auran ya vardır, ya yoktur.-
aynı şeyi kitapta tatlı olduğu bin kere vurgulanan 'kim' karakterinin film versiyonu için de söyleyebilirim. yönetmenin soğuk nevale kim yorumu (halbuki öyle bir şey yok, sadece biraz aksi, o kadar) çizgi romanlardaki tatlışko kim'in yanında çok tırt kalmış.
kıssadan hisse, yönetmen edgar wright sahne sahne bakıldığında orijinal esere sadık kalmış, birçok kısmı da başarıyla çekmiş ancak çizgi romanın o güzel ruhunu filme hiç yansıtamamış.
dipnot: bazı insanlar filmin son çeyreğindeki hikaye değişikliklerini yadırgamış ama beni o kadar rahatsız etmedi.
scott pilgrim ve özendirdiği toronto gençlik yaşamı
scott pilgrim ve arkadaşlarının çizgi romandaki yaşamı çok pis bir şekilde 2000'lerde toronto'da genç olmaya özendiriyor, doğrudur. ancak şunu net olarak söyleyebilirim ki 2000'ler izmir'inde biz de aynı böyle p*zevenk gibi gençlik geçirdik lan. sefil öğrenci halimizle bile galon galon alkol tüketebilip, istediğimiz zaman barlara gidebiliyorduk. mel'un sosyal medya yoktu, çoğumuz cayır cayır sosyal insanlardık. hal böyle olunca çoğu genç düzenli bir şekilde alsancak'ta-bornova'da buluşur, ortamın kralını yaşardı. çok şanslıydık çünkü devir ve zamanın ruhu öyleydi, ekonomik olarak prime dönem gördük.
10+ sene toronto'da yaşamış bir insan olarak, net bir şekilde söyleyebilirim ki günümüzde o deniz artık tüm dünyada kurudu arkadaşlar. scott pilgrim arkadaşlarıyla muhabet ederken bir ara downtown'da evlerin 150.000-175.000$ civarı olduğundan bahsediyor ki histerik kahkaha attım zira bahsettiği evler şu an 2-3 milyon $'dan başlıyor.
2000'ler toronto'sunda asgari maaş işte çalışan ramona tahminen 2+1 eşşek gibi apartman dairesi tutabilmiş. b*ku yemiş ekonomili 2020'ler toronto'su için bunu hayal bile edemezsin. 2026'dan bildirirsem, toronto'da asgari ücret 2400-2500cad (1usd=0.72cad) civarı; kümes kadar 1+0 apartman daireleri ise 2200-2400 cad.
dipnot: genel olarak 'yazılımcı-doktor-dişçi-avukat-mühendis' değilsen, orta-üst seviye beyaz yaka maaşları bile yaşam giderlerine göre çok düşük.
hadi diğer elemanlar oda kiraladı desen, yaşanılır en dandik oda 1000$'dan başlıyor. hepsi asgari ücretli işlerde çalıştıkları belli olan bu çocuklar 2020'lerde yaşasalardı (kira+fatura+bilimum yaşam masrafı vs sonrası) bu kadar çok mekana akabilmeleri imkansızdı. gece barda takılmanın kişi başı 60-70$'a patlayacağı düşünüldüğünde ayda bir kere bara-mekana çıkabilirlerse öpüp başlarına koysunlar. kaldı ki yemek yenmemiş fiyat bu. çizgi romanda müdavimi oldukları barda (sneaky dee's) elemanlar biralarının yanında mekanın trademark'ı olan nachos'larını da eksik etmiyor.
bu yemeğin mekandaki 2026 güncel fiyatı ise 39-40$ civarına (31$+4$ tax+4-5$ minimum zorunlu tip) patlıyor.
kıssadan hisse, covid pandemisi ve ukrayna-rusya savaşı sonrası tünelin ucu b*mb*k bir yere çıktı arkadaşlar. alt-orta kesimi (beyaz is the new mavi yaka) böylesine bitirmiş bir sisteme isyan etmeyenin aqlına tüküreyim.
çizgi romanı okurken eş zamanlı olarak kendime tuttuğum yarım yamalak notlar
vol 1
7.6
çizgi romandaki 'daha az olgun, daha sempatik, daha komik' scott pilgrim'i çok tuttum, michael cera'nın can verdiği pilgrim'e ise herhangi bir sempati duymamıştım. aynı bağ kuramama mevzusu başrol kız ramona için de geçerliydi. burada ramona da iyi.
vol 2
7.1
vol 3
7.6
scott'ın onu aldatıp terkeden eski manitası envy adams ve onun şimdiki, ramona'nın geçmişteki vegan manitasının olduğu cilt, vegan cop'lı bölüm. sonu güzeldi. bol bol güldürdü.
vol4
7.5
toronto'ya yaz geldi. hafif konulu ara sayı, muhabbetler yine güzel.
vol5
6.8
tipik bir 'all is lost' bölümü. -senaryo dilinde kapanış öncesi 'bütün umutların yitirildiği kısım'. yani 'mutlu son' altlığı, işlerin ters gittiği bölümler.- diğer ciltlere göre 2 kat hızlı tükettim.
vol6
7.0
kapanış perdesi olduğu için günlük yaşam goygoyları çok azdı, bu yüzden bu cilt bir daha okurmuyum bilmiyorum ama çizimler çok güzeldi. karakter gelişimleri adına iyi yazılmış bir ciltti. sonuçta hiçbir güzel ortam, sonsuza kadar süremez. iyi bir kapanış oldu, gözümüz arkada kalmadı.
sonuç olarak
bu alışılagelmedik, komik, mangavâri çizgi romanı light ve eğlenceli bir şey okumak isteyen tüm insanlara öneririm. eyyorum bu kadar. başka bir galaksiler arası kült indie eser incelemesine kadar, herkese iç dünyasında huzurlu günler dilerim.