Ferdi Özbeğen ve 31 Yaşındayken Evlat Edindiği Yardımcısı Hilmi Mutlu'nun Gizli İlişkisi

Bir dönem Türkiye'de gündem olan bu ilişki, beraberinde eşcinsel evliliği mevzusunu da getirmişti.
Ferdi Özbeğen ve 31 Yaşındayken Evlat Edindiği Yardımcısı Hilmi Mutlu'nun Gizli İlişkisi

1999’da türkiye'nin magazin sayfaları o güne kadar pek alışık olmadığı bir haberle çalkalanmıştı

sahnelerin zarif adamı ferdi özbeğen, yıllardır yanından ayırmadığı yardımcısı hilmi mutlu'yu evlat edinmişti.

aslında hikaye çok daha önce, neredeyse 15 yıl önce başlıyor. hilmi, ferdi özbeğen'in hem annesine hem kendisine hizmet eden, sadık bir yol arkadaşı. ferdi özbeğen'in kendi anlattığına göre, annesi ölmeden bir gün önce oğlu ferdi’ye şöyle bir vasiyet bırakıyor: "ferdi, bu çocuğu sakın bırakma. bu evlat bize çok yakınlık gösterdi. ölürsem yalnız kalırsın." anne 1995'te vefat ettiğinde özbeğen bu sözü içine gömüyor ve dört buçuk yıl sonra, 31 yaşındaki hilmi'yi resmen evlat edinerek o vasiyeti yerine getiriyor.


ama kamuoyu bu hikayeyi farklı okuyor

o yıllarda gazeteler, bu duruma iki eşcinselin hayatını konu alan bir filme atıfla "çılgınlar kulübü" benzetmeleri yapıyorlar. ferdi özbeğen bu yorumlara sert bir şekilde karşı çıkıyor: "ne alakası var, kanuni hakkım bu benim... benim yaşam şeklimle bu olayın hiçbir ilgisi yok."

yıllar sonra gazeteci oray eğin, 14 kasım 2020’de yazdığı bir köşe yazısında meseleye farklı bir pencereden bakıyor. yazının başlığı bile bazılarının irkilmesine yol açacak türden: türkiye'de eşcinsel evliliği.” eşcinsel evlilik dünyanın hiçbir yerinde henüz yasal olmadığı bir dönemde, birçok eşcinsel çiftin yasaların bıraktığı bu boşluktan yararlanarak evlat edinme yolunu bir birliktelik biçimine dönüştürdüğünü yazıyor. oray eğin'e göre özbeğen ile mutlu'nun ilişkisi de buna benziyor. hatta yazısında bunu, amerikalı piyanist liberace'nin genç sevgilisi scott thorson'la yaşadığı ve hiçbir zaman kamuoyu önünde itiraf edemediği ilişkiye benzetiyor. yazıdaki en çarpıcı tespit ise şu: liberace bunu denemiş ama başaramamıştı. özbeğen ise iddiaya göre bunu gerçekten yapmış.

Liberace ve Thorson

işin gerçeği, bu ilişkinin doğası hiçbir zaman kesin olarak aydınlanmadı

özbeğen yaşarken bunu hep reddetti, evlat edinmeyi sadece bir vefa borcu, annesine verdiği bir söz olarak anlattı. kamuoyunun görebildiği tek şey, iki insanın onlarca yıl birbirinden ayrılmadığıydı.

bütün bu hikayenin ardından, 2013'te özbeğen prostat kanserinden hayatını kaybettiğinde bazı tatsız olaylar yaşanıyor maalesef. ferdi özbeğen’in geriye bıraktığı miras yüzünden bu üzerinde büyük tartışmaların döndüğü, ferdi özbeğen’in fedakarca kendini siper ettiği aile hikayesine yakışmayan bir durum oluyor. tüm servetini türk eğitim vakfı'na bırakan ferdi özbeğen’in vasiyetine, "manevi oğlu" hilmi mutlu itiraz edip dava açıyor. sonra saklı payını isteyerek geri çekiliyor. yıllarca birlikte yaşanan bir ömrün ardından, iki insanı birbirine bağlayan bağ mahkeme salonlarında tartışılıyor. merhum ferdi özbeğen’in anısına yakışmayan bir durum oluyor bu tabii.

bugün geriye kalan, kesin bir itirafla değil, iddialarla, dedikodularla, bir vasiyetle ve bir avuç şarkıyla örülü bir hikaye. kimilerine göre sadece bir sadakat borcunun ödenmesi, kimilerine göre yasaların izin vermediği bir aşkın, evlatlık kağıtlarının arasına saklanmış hali. belki de bu olay, bu haliyle kimilerine göre bir sevgi uğruna yapılmış en büyük fedakarlıklar arasında anılabilir.