Evrendeki Büyüklük Algısını Yerle Bir Eden Devasa Yıldız: Stephenson 2-18

Dünya’dan yaklaşık 18.900 ışık yılı uzaklıktaki Stephenson 2-18, bilinen en büyük yıldızlardan biri.
Evrendeki Büyüklük Algısını Yerle Bir Eden Devasa Yıldız: Stephenson 2-18

evren, insan aklını düzenli olarak küçük düşürmeyi seven bir yer. tam “tamam, artık büyüklük kavramını anladım” dediğin anda, karşına stephenson 2-18 gibi bir yıldız çıkar ve bütün ölçek algını çöpe attırır. samanyolu’ndaki stephenson 2 yıldız kümesinde bulunan bu kırmızı süperdev, güncel ölçümlere göre yarıçap bakımından bilinen en büyük yıldızdır. yaklaşık 2150 güneş yarıçapına ulaştığı tahmin edilir. bu sayı tek başına pek bir şey ifade etmeyebilir; mesele, bu devin güneş’in yerine konduğunda neler olacağıdır.


stephenson 2-18’i güneş’in koltuğuna oturttuğumuzu düşünelim. dünya mı? çoktan yıldızın içinde. mars? o da gitti. jüpiter? o da atmosferin içinde kayboldu. hatta yıldızın dış katmanları neredeyse satürn’ün yörüngesine kadar uzanırdı. yani güneş sistemi’nin iç kısmı, teknik olarak “yıldızın iç mekânı” olurdu. gece diye bir kavram kalmaz, gökyüzü baştan aşağı kızıl bir duvar gibi görünürdü.

ışık hızını referans alalım. ışık, güneş’in çapını yaklaşık 4,6 saniyede geçer. stephenson 2-18’in çapını geçmesi ise yaklaşık beş saat sürer. bir yıldız düşün ki, ışık bile içinden geçerken molaya ihtiyaç duysun. yolcu uçağıyla çevresinde tur atmaya kalksan, ömrün yetmez; yaklaşık bin yılı aşkın bir süre gerekir. bu noktada büyüklük, artık rakam değil, sabır testi haline gelir.

işin en eğlenceli kısmı ise şu: bu yıldız devasa ama aynı zamanda inanılmaz derecede seyrek. dış katmanlarının yoğunluğu, dünya atmosferinden bile düşüktür. yani teorik olarak, yeterince büyük bir küvetin olsa ve sıcaklığı görmezden gelebilsen, bu yıldızın gaz katmanlarında “yüzebilirdin”. evet, evren bazen fizik kurallarıyla şaka yapıyormuş gibi durur.

stephenson 2-18’i özel yapan şey kütlesi değildir. kütlesi muhtemelen güneş’in 20–40 katı civarındadır. onu rekor sahibi yapan, son evresine gelmiş bir yıldız olarak aşırı derecede şişmiş olmasıdır. bu, yoğun ve ağır bir devden çok, son nefesini vermeden önce alabildiğine genişlemiş kozmik bir balonu andırır. yıldız evriminin bu aşaması, maddenin yerçekimiyle giriştiği son büyük pazarlığın sonucudur.

bu hikâyenin sonu da sessiz değildir. stephenson 2-18, bir gün çekirdeği çöktüğünde muazzam bir süpernova patlamasıyla sahneden çekilecek. geriye ya bir nötron yıldızı ya da bir kara delik kalacak. bugün gördüğümüz bu devasa, kabarık yapı; aslında kozmik ölçekte son perdelerini oynayan, dengesiz bir yıldızdır.

stephenson 2-18, bize evrende “büyük” kavramının ne kadar esnek olduğunu hatırlatır. büyüklük her zaman kütle, parlaklık ya da güç demek değildir. bazen yalnızca, akıl almaz derecede genişlemiş olmak yeterlidir. gökyüzünde sessizce duran bu yıldız, insanın ölçek algısıyla dalga geçen kozmik bir hatırlatmadır.