Evde Bir Odaya Girdiğimizde Neden Bazen Ne Yapacağımızı Unuturuz?
salondan mutfağa su almak için yürüyüp kapı eşiğinden geçtiğiniz o anı düşünün. mutfak zeminine bastığınız saniye zihninizde bir boşluk oluşur ve 'ben buraya neden geldim?' sorusuyla baş başa kalırsınız. çoğu insan bunu bir unutkanlık belirtisi, yaşlanma işareti ya da dikkat dağınıklığı olarak yorumlar. oysa bu durum nörolojik bir arıza değil, tam tersine beynin çalışma prensibinin kusursuz bir tezahürüdür. bilimsel literatürde the doorway effect, daha teknik ifadesiyle event segmentation theory (olay bölümleme teorisi) olarak geçen bu fenomen, öğrenildiğinde insanın kendi zihnine bakışını kökten değiştiren şeylerden biri.
notre dame üniversitesi'nden profesör gabriel radvansky ve ekibinin yürüttüğü kapsamlı araştırmalar gösteriyor ki insan beyni deneyimleri sürekli bir akış olarak değil, parçalı “olay dosyaları” biçiminde işler. mekansal algımız ile hafızamız arasında sandığımızdan çok daha derin bir bağ vardır. siz bir odadan diğerine geçtiğinizde, yani fiziksel bir kapı eşiğini aştığınızda, beyin bunu bir “olay sınırı” (event boundary) olarak kodlar.
mekanizmayı şöyle düşünebilirsiniz: beyniniz her odayı ayrı bir klasör, ayrı bir sahne olarak işler. bulunduğunuz mekandaki eylemler ve niyetler o mekanın bağlamsal dizininde tutulur. kapı eşiğinden geçmek beyniniz için bir sahne değişikliği komutudur. zihin, bilişsel işlem kapasitesini optimize etmek ve yeni mekanda karşılaşacağı olası yeni verilere yer açmak adına eski odaya ait bilgileri önbellekten atar. dolayısıyla mutfağa girdiğinizde su içme niyetinizi salon klasöründe bıraktığınız için erişim dışı kalır.
meselenin evrimsel kökenine indiğimizde tablo daha da netleşir. bu “önbellek temizliği” aslında bir hayatta kalma mekanizmasıdır. atalarımız mağaradan çıkıp ormana adım attığında, mağaranın güvenli detaylarını hafızada tutmakla vakit kaybetmek yerine ormandaki olası tehditlere anında odaklanmak zorundaydı. beyin, mekansal geçişi yeni bir gerçeklik düzlemi olarak kabul eder ve eski bağlamı devre dışı bırakır.
konunun belki de en çarpıcı boyutu, bunun sadece fiziksel dünyayla sınırlı kalmaması. bilgisayar oyunlarında ya da sanal ortamlarda bir odadan diğerine geçen deneklerde de benzer hafıza düşüşleri gözlemlenmiş. bu da bilincin akışının mekansal sınırlar tarafından kesintiye uğratıldığını, insan zihninin mekandan bağımsız bir yapı olmadığını gösteriyor.
psikanalitik bir okumayla bakarsak, bu fenomen benliğin bütünlüğünün aslında parçalı bir kurgu olduğuna işaret eder. zaman içinde süzülen tekil bir bilinç değiliz; mekanların içinde var olan, kesintili benlikleriz. kapı eşiği, bir önceki “ben” ile şu anki “ben” arasındaki o ince yarıktır.
velhasıl mutfağa gidip ne alacağınızı unuttuğunuzda telaşlanmayın. bu sadece beyninizin eski sahneyi kapatıp yeni sahneye hazırlık yapan üst düzey bir yönetmen gibi çalıştığının kanıtı. o bilgiyi geri çağırmanın en kestirme yolu da bağlamsal bütünlüğü yeniden kurmak, yani geldiğiniz odaya geri dönmektir. zira mekan, hafızanın çapasıdır.
__________________________
kaynaklar:
- radvansky, g. a., krawietz, s. a., & tamplin, a. k. (2011). “walking through doorways causes forgetting: further explorations.” quarterly journal of experimental psychology, 64(8), 1632-1645.
- radvansky, g. a., & copeland, d. e. (2006). “walking through doorways causes forgetting: situation models and experienced space.” memory & cognition, 34(5), 1150-1156.
- zacks, j. m., & swallow, k. m. (2007). “event segmentation.” current directions in psychological science, 16(2), 80-84.
- kurby, c. a., & zacks, j. m. (2008). “segmentation in the perception and memory of events.” trends in cognitive sciences, 12(2), 72-79.