Emlakçıların Göçmenleri Bahane Ederek Yaptığı Fiyat Spekülasyonu: Blockbusting
blockbusting, emlakçıların, mahalle sahiplerini "mahallenize azınlık gruplar taşınıyor, evleriniz değer kaybedecek" korkusuyla ikna ederek evlerini piyasa değerinin çok altında satmaya zorladığı spekülatif bir yöntemdir.
blockbusting nasıl işler?
süreç genellikle şu adımlarla ilerlerdi:
1.korku yayma
emlakçılar, beyazların yoğunlukta olduğu mahallelerdeki ev sahiplerine, mahalleye azınlık grupların (genellikle siyahi ailelerin) taşınmaya başladığına dair söylentiler yayar.
emlakçılar bu süreci başlatmak için genellikle şu psikolojik taktikleri kullanır:
kiralık aktörler: mahallede dolaşması için siyahi anneler ve bebek arabaları kiralamak.
telefon tacizleri: rastgele numaraları arayıp "johnny evde mi?" diye sormak ve siyahi aksanıyla konuşarak mahallede bir değişim olduğu algısını yaratmak.
2. panik satışı
bu durumun ev değerlerini düşüreceğine inandırılan beyaz ev sahipleri, evlerini piyasa değerinin çok altında aceleyle satardı (buna "white flight" yani beyazların kaçışı denir).
bir beyaz aile evini sattığı an, emlakçı kapı kapı dolaşarak diğerlerine "vakit varken siz de kaçın" derdi.
3. yüksek kar
emlakçılar bu evleri ucuza kapatıp, konut bulmakta zorlanan azınlık ailelere çok daha yüksek fiyatlarla veya ağır kredi şartlarıyla satarak büyük karlar elde ederdi.
bu uygulama, mahallelerin demografik yapısını hızla değiştirmiş ve ırksal ayrışmayı körüklemiştir.
örneğin detroit'teki beyaz nüfusun ayrılışı 1950'lerde başlamış olsa da, 1967'deki ayaklanmalar bu süreci bir "kaçışa" dönüştürdü. 1920'lerde %96, 1950'lerde %82 olan beyazların nüfus içindeki oranı, 1970'lerde %40'a, 2010'da %10'a düşmüştür.
1950'de şehirde 1,5 milyon beyaz yaşarken, bugün bu sayı 90 bin civarındadır.
blockbusting, abd'de sadece detroit’e özgü bir durum değildi
1950 ve 1960’larda abd'nin kuzeyindeki ve sanayileşmiş büyük şehirlerinde uygulanan sistematik bir yöntemdi. emlakçılar, detroit'te öğrendikleri "panik yaratma" formülünü diğer şehirlerde de uyguladılar. blockbusting; başta chicago, baltimore, st. louis ve philadelphia olmak üzere, abd'nin neredeyse tüm kuzey sanayi şehirlerinde ırksal korkuyu kullanarak mahalleleri hızla boşaltmış ve bu kentleri ekonomik yıkıma sürüklemiştir.
abd, 1968 adil konut yasası ile blockbusting ve ırkçı emlak ayrımcılığını federal düzeyde yasaklamış, ardından bankaların azınlık mahallelerine kredi vermesini zorunlu kılarak bu yıkıcı süreci yasal ve finansal olarak durdurmaya çalışmıştır.
avrupa'da ise bu durum daha farklıdır. örneğin isveç'te emlakçılardan ziyade, devletin inşa ettiği dev toplu konutlara (rosengård gibi) göçmenleri yerleştirmesiyle, isveçliler bu bölgelerden kademeli olarak uzaklaşmıştır.