Dünyanın İlk Bilgisayar Programını Yazan Kadın: Ada Lovelace
1815 yılı aralık ayı, hepimizce bilinen meşhur şair lord byron'ın evinde bir kız çocuğu dünyaya gözlerini açtı. ünlü şair, kızını görür görmez evden kaçtı. sadece birkaç hafta sonra ingiltere'yi tamamen terk etti ve bir daha asla dönmedi. normal şartlarda bu, sadece hüzünlü bir aile dramı olurdu. ama bu bebek sıradan bir bebek değildi; augusta ada byron'ı. ve o, 100 yıl sonra icat edilecek bir makine için dünyanın ilk bilgisayar programını yazacaktı.
annesi onu silah gibi yetiştirdi
lady anne isabella milbanke, kocasından nefret ediyordu. byron şair, hayal dünyasında yaşayan, duygusal, kontrolsüz bir adamdı. anne, kızının onun gibi olmaması için savaş açtı.
nasıl mı? matematik, fen, mantık -her gün, hiç durmadan.
yüzyıl ingiltere'sinde aristokrat kadınlar piyano çalar, nakış işler, fransızca öğrenirdi. bilim? asla. matematik? uygunsuz. ama anne isabella umursamadı.
ada'ya 4 yaşından itibaren özel matematik hocaları tuttu. mary somerville ve augustus de morgan gibi dönemin en ünlü bilim insanlarından ders aldırdı. kızını adeta bir bilim askeri gibi yetiştirdi.
garip olan şu: bu katı, soğuk eğitim ada'yı robot yapmadı. tam tersine, onu hiçbir sınır tanımayan bir akla dönüştürdü. çünkü ada babasından bir şey almıştı -hayal gücünü.
17 yaşında tanıştığı adam her şeyi değiştirdi
1833'te ada, dönemin ünlü matematikçisi charles babbage ile tanıştı. babbage 41 yaşındaydı, ada sadece 17.
babbage ona tuhaf bir makine gösterdi: "difference engine" (fark makinesi). dişlilerle, çarklarla çalışan, otomatik hesap yapan bronz bir canavar. kimse ne işe yaradığını tam anlamıyordu. ama ada anladı, üstelik ilk görüşte.
o gün babbage şunu yazdı: "bu genç kadın, makinemin ne yapabileceğini benden daha iyi anlıyor". yıllar geçti. babbage daha büyük bir hayal kurdu: "analytical engine" (analitik motor). bu sadece hesap makinesi değildi. komut alabiliyordu, programlanabiliyordu, delikli kartlarla komut girebiliyordunuz.
1840'larda böyle bir şey tam bir delilikti, elektrik bile yoktu henüz. babbage'ın hayali asla gerçekleşmedi. makineyi bitirecek para bulamadı. ama ada, o hayalin ne anlama geldiğini görmüştü.
lovelace?
18 yaşındayken william king ile evlendi. william king 1838'de "earl of lovelace" (lovelace kontluğu) unvanını aldı, bu sayede ada da countess of lovelace (lovelace kontesi) oldu. yani:
- 1815-1835: augusta ada byron (kızlık soyadı)
- 1835-1838: ada king (evlilik soyadı)
- 1838-1852: ada king, countess of lovelace (tam resmi adı)
popüler olarak: ada lovelace
bir çeviri değil - bilişim devrimi
1842'de italyan matematikçi luigi menabrea, babbage'ın analitik motor'u hakkında bir makale yazdı, fransızca olarak. ada, makaleyi ingilizceye çevirmeyi teklif etti, ama sadece çeviri yapmadı, kendi notlarını da ekledi. orijinal metin 8 sayfalıktı. ada'nın notları 20 sayfa oldu - makalenin kendisinden iki kat uzun. bu notlar arasında devrim yaratan "not g" (a'dan g'ye kadar 7 adet not ekledi ve son notu "not g" idi) vardı ve tarihi değiştirdi.
not g, babbage'ın makinesinin bernoulli sayılarını nasıl hesaplayacağını adım adım anlatıyordu. döngüler vardı, değişkenler vardı, koşullu işlemler vardı. hiç yapılmamış bir şeyin tarifi, var olmayan bir makine için yazılmış kod.
dünyanın ilk bilgisayar programı
asıl devrim burada başlıyor; ada sadece bir algoritma yazmadı. çok daha ileri gitti ve notlarında şunu yazdı: "analitik motor sadece sayılarla çalışmak zorunda değil. eğer müzik notalarının matematiksel ilişkileri tanımlanabilirse, motor karmaşık müzik besteleri yapabilir. eğer resim ve grafiklerin kuralları formüle edilebilirse, bunları da işleyebilir."
1843'te bunu söylüyordu. bilgisayar kelimesi bile yoktu, elektrik yoktu, transistör yoktu, ama ada, bilgisayarların sadece hesap makinesi olmadığını görmüştü.
onun vizyonu "genel amaçlı bilgisayar" fikriydi. bugün elinizde tuttuğunuz telefon, izlediğiniz film, dinlediğiniz müzik - hepsi ada'nın o gece yazdığı o cümlenin gerçekleşmesi.
kimse inanmadı ve 100 yıl boyunca unutuldu
ada 1852'de öldü. sadece 36 yaşındaydı. rahimden başlayan kanser vücuduna yayılmıştı. son günlerinde morfin bağımlısı oldu, acı içinde can verdi. ölümünden sonra unutuldu. çalışmaları tozlu raflarda kaldı. babbage'ın makinesi hiç yapılmadı. ada'nın notları anlamsız hayaller gibi görünüyordu.
ama 1953'te -ada'nın ölümünden tam 100 yıl sonra- bir şey oldu. b.v. bowden, "faster than thought: a symposium on digital computing machines" kitabında ada'nın notlarını yeniden yayınladı. ilk dijital bilgisayarlar yapılmaya başlamıştı. mühendisler ada'nın yazdıklarını okudular ve şok oldular. ada'nın 1843'te yazdığı mantık, 1950'lerin bilgisayarlarında birebir çalışıyordu.
modern dünyada ada'nın izleri
- 1980: amerikan savunma bakanlığı yeni bir programlama dili geliştirdi. adını "ada" koydular. bugün hâlâ havacılık ve savunma sistemlerinde kullanılıyor.
- 1998: british computer society, her yıl kadın bilişimcilere "lovelace medal" veriyor.
- 2009: ada lovelace day başlatıldı -her yıl ekim'in ikinci salı günü, bilim ve teknolojideki kadınlar kutlanıyor.
- 2015: ölümünün 200. yıldönümünde google, ada'ya özel bir doodle yaptı.
bugün her yazılım geliştiricisi, her kod satırı, her algoritma -hepsi ada'nın o gece londra'daki evinde mum ışığında yazdığı vizyonun devamı.
neden hâlâ bu kadar önemli?
çünkü ada sadece zeki değildi; cesurdu, var olmayan bir şeyi hayal etti. kimsenin anlamadığı bir geleceği gördü. matematik ile sanatı, bilim ile hayali birleştirdi. kadınların üniversiteye bile gidemediği bir dönemde, tarihin akışını değiştirdi. babası onu terk edip şiirler yazdı, o ise insanlığa bilgisayarı armağan etti.
hangisi daha büyük miras?
ada lovelace'in hikayesi sadece bir "ilk kadın programcı" hikayesi değil. insan aklının sınırları olmadığının kanıtı. 200 yıl önce, hiç var olmayan bir makine için kod yazan bir kadın -bugün milyarlarca insanın hayatını etkiliyor.
ve belki de en güzeli şu: ada bugün yaşasaydı, yapay zeka, kuantum bilgisayarlar, metaverse üzerine yazardı. çünkü o her zaman ufkun ötesini görenlerden biriydi.