Dünyanın En Kötü Giden İlk Randevusu: Fransız Mina'nın Trajik Sonuçlanan Aşk Hikayesi

First date'lerin maalesef ki en kötü örneklerinden biri...
Dünyanın En Kötü Giden İlk Randevusu: Fransız Mina'nın Trajik Sonuçlanan Aşk Hikayesi

2014 yılında güney fransa'da yaşayan 25 yaşındaki mina isimli genç kadın, haftalardır hatta aylardır internet üzerinden tanıştığı faslı bir adamla konuşuyordu. ekranın diğer tarafındaki adam nazik, ilgili ve geleceğe dair umut vaat eden biriydi. mesajlar uzadıkça mina'nın heyecanı da büyüyordu. sonunda onu yüz yüze görmek için kararını verdi. 19 mayıs günü valizini hazırladı, ailesine kısa bir veda etti ve fas'ın tarihi şehri fes'e doğru yola çıktı. bu yolculuk onun gözünde yeni bir hayatın başlangıcıydı. şehre vardığında kendine lüks bir otelde oda tuttu. ilk buluşmasının kusursuz olmasını istiyordu.

o akşam adamla buluştu ama sonrasında kimse bir daha ondan haber alamadı. günler geçtikçe ailesi endişelenmeye başladı. telefonlarına cevap vermiyordu. mesajları okunmadan kalıyordu. bu sessizlik mina'ya hiç benzemiyordu. ailesi durumu polise bildirdi ve sonunda fes'e giderek kendi araştırmalarını yapmaya başladı. polis soruşturması genç kadının son görüştüğü kişiye ulaştı. adam önce her şeyi inkar etse de evinde yapılan aramada çamurlu kıyafetler ve bir kürek bulundu. şüpheler giderek güçleniyordu. baskı altında kalan adam sonunda itirafta bulundu.

buluşma akşamı her şey yolunda görünüyordu. saatler boyunca konuştular. gelecek planlarından, hayallerinden ve birbirlerini ne kadar merak ettiklerinden söz ettiler. ancak gecenin ilerleyen saatlerinde beklenmedik bir şey oldu. mina bir anda fenalaştı. gözleri karardı, yere yığıldı ve bilincini kaybetti. adam daha sonra polise verdiği ifadede, onun öldüğünü düşündüğünü söyleyecekti. paniklediğini, ne yapacağını bilemediğini anlatacaktı. ambulans çağırmak ya da yardım istemek yerine korkunç bir karar verdi. bahçeye bir çukur kazdı. hareketsiz yatan genç kadını sürükleyerek dışarı taşıdı ve toprağın altına gömdü. fakat mina ölü değildi.

daha sonra yapılan incelemeler, genç kadının teşhis edilmemiş diyabet nedeniyle komaya girdiğini ortaya koydu. kalbi hâlâ atıyordu. nefes alıyordu. toprağın altında uyandı mı, çıkmaya çalıştı mı, son anlarında neler hissetti kimse asla bilemeyecekti.

bilinen tek şey, mezarın içinde havasız kalarak can verdiğiydi. polis bahçeyi kazdığında mina'nın cansız bedeni ortaya çıktı. adam (ismi soruşturma öncesi ve sonrası gizlendi) istemsiz adam öldürme suçuyla hapse girdi.

mina'nın aşk umuduyla çıktığı yolculuk, evinden binlerce kilometre uzakta, sessiz bir bahçede son bulmuştu.

kaynak