Doktorlar Neden Genelde Doktorlarla Evleniyor?
doktor evliliği nedenlerinin sıralaması
en önemli neden zaman: tıp dışındaki bir insanla aynı zamanda yaşamazsınız. nöbet kavramını, gece gelen telefonu, dışarıda nöbet tutmayı, yılbaşını, bayramını dinlemeden çalışmayı karşı tarafın anlaması çok zordur. sizin 23 yaşında dershaneye gidip deneme çözmenizi o en son öss ile yıllar önce bırakmıştır.
ikinci neden mekan: 17 yaşında girdiğiniz hastaneden 6 yıllık fakülte - hiç firesiz - , artı 4 yıllık bir asistanlık süreci - yine minimum süre - ile 10 yıl sonra çıkarsınız. hastane dışında bir dünyaya ancak çok yoğun değilseniz gidip geri dönersiniz. karşılaşma ihtimali olsa dahi aynı ortamda olmadığınız için az görüşebilirsiniz.
üçüncü neden aynı dili konuşmak: her ne kadar fark edilmese de böyle bir şey vardır. çünkü işini iyi yapan doktorlar için doktorluk yaşama biçimidir. hayatın tüm alanında etkisini gösterir. karşısındaki insanın bir whipple ameliyatı esprisinden anlamasını bekler. ufak tefek gibi görünen bir detay olmasına rağmen önem arz eder.
doktorların hep doktorla evlenmesi, doktor hanımlar için %90 oranında geçerli bir hipotez
çünkü doktor kadınların birçoğunun egoları o kadar yüksektir ki (bir doktor olarak üzülerek söylüyorum bunu) eşlerinin de iyi kötü bir şekilde doktor olmasına bakarlar. hele 6.sınıfa geldiğinizde mezuniyet yaklaştıkça sağda solda açıldıkça açılan çok fazla single doktor hanım görürsünüz. hiç ummadıklarınızdan ummadık mesajlar alıp, şaşırtıcı ilişkilere şahit olursunuz. çünkü onlar için son çıkışlardan birisi de okulu bitirmeden birisini bulmaktır. diğeri de zorunlu hizmet yada tus dönemi. yani 3 kritik çıkış vardır onlar için. bu 3 kritik çıkış yolunun da ortak noktası ne tesadüftür ki doktor sayısının fazla olduğu noktalardır. yani kısacası doktor-doktor evliliklerinin çok büyük bir çoğunluğu kadın kaynaklıdır. yoksa bizim erkek doktorların eşlerinde çok fazla meslek çeşitliliği var. ama aynı çeşitliliği kadın hekimlerin eşlerinde asla ve kati suretle göremezsiniz. çünkü erkek hekimlerin meslek arayışları olmuyor. ama kadın hekimler kesinlikle ve kesinlikle şahısla değil meslekle evleniyor. hadi gönlünüz olsun %90ı diyelim. bunlar acı tecrübelerle sabit söylemlerdir. yaşanmışlıklar ve şahit olmuşluklar vardır.
ekleme: ekşi'de bunu yazdıktan sonra doktor hanımlardan inanılmaz mesajlar aldım. "doktoru ancak bir doktor anlar!" şeklinde. resmen doktorla evlenmeyen diğer meslektaşlarını gerizekalı ilan etmekten başka bir cümle değil bu. açık açık hayat değil, meslek ve para birleştiriyoruz demenin en kısa yolu sanırım bu. sonra da neden en fazla yasak aşk yaşayan meslek grupları içinde doktorlar var dersiniz. neden acaba aq.
şok eklemesi: doktor hanımlar olayı en son "sen doktor değilsin." diyecek duruma kadar getirdiler. doktor bir kadınla evlenirken 2 defa düşünün derim. hatta birisi demiş ki "eşin doktor olmadığı için kıskanıyorsun." beni kafasına göre evlendirdi, eşimin mesleğini bile belirledi ve kıskandığımı tespit etti :) şaka gibiler gerçekten. hayatımda 2 defa doktor bir kadınla ilişki yaşadım. şimdi düşünüyorum da bitirme kararı almakla ne kadar doğru bir karar vermişim. bunların gözlerinin önü egolarından başka bir şey görmüyor.
çünkü doktordan başkası gün aşırı nöbet denen şeye inanmıyor, yalan atıyoruz sanıyor
36 saat nöbetten çıktım, normal sevimli bi insana dönüşmeden mesaj atmayayım, telefon etmeyeyim, 3 saat "do nothing" molası alayım... bu da anlaşılması zor bir mod. çünkü bütün gün(ler) personelinden, doktorundan hastasına kadar ezik olmadığını ispatlamaya çalışan bir hastane dolusu sevimsiz insanla muhattap oluyorum. evet sevgili hasta kardeşlerim, siz de en az hastane personeli kadar sevimsiz ve sıkıcısınız. ve siz de bizim gibi sempatik olmak zorunda değilsiniz, evet. kuralları biz koymadık, hastalıkları biz yaratmadık, içine dalıp kendi rollerimizi oynuyoruz işte. ama normale dönmek zaman alıyor.
"şurada şu saatte buluşucaz" diyelim... aaa uyuyakalmışım. oysa ki, önce bisiklete binecek, koşacak, sonra dans edip akşam yemeğe gidecektik. n'oldu? uyuyakalmışım. tatil? 5 gün verdiler, vizeyi yetiştiremiyorum. tatilin ilk 3 günü "off" kim anlar bunu amk? kedin camdan düşmüş, yokum, bilmemkimin doğum günü, nöbetteyim, senin doğumgünün, halim yok, organizasyon zıçmış... bir iki derken ben de "çok meşgulüm" diye trip atan modele dönüşeceğim, sen yapsan delleneceğim, "la ben trip atmıyorum bu kadar" diyeceksin, işe giderken full dakik, buluşmaya gelince "turkish time" insanı olacağım, verdiğim her sözde %10 yanılma, satma payı olacak. çünkü işler uzayabilir, evet daha dakik olabilirim gene de, ama 20 dk yaymak istiyorum bazen, 20 dk daha uyumak. sanacaksın ki hava atıyorum, trip atıyorum ya da sorumsuzum. ama acı çekiyorum amk! ben kankalarımla ilişkimi zor sürdürüyorum. onların bile yarısı küstü. anam anlamıyor lan, evine geldim kahvaltı etmiyosun diye trip. sonra mal bölünmesin...
he canım he! bence burada bölünmeye çalışan tek mal benim.