Devletinin Korsan Affını Bile Kabul Etmeyen İnatçı ve Hırslı Korsan, Charles Vane'in Hikayesi
vane altın çağ korsanlığının en sert, en asi ve en uzlaşmaz korsanlarından biriydi
krallık affını elinin tersiyle itmiş, otoriteye boyun eğmemiş, ne kral ne de vali dinlemişti. sonuna kadar korsan gibi yaşadı, korsan gibi öldü.
1680'lerin başında ingiltere'de doğdu. alt sınıftandı, yani öyle asil aile çocuğu falan değildi. o dönem ingiltere'sinde alt sınıftan bir çocuk için seçenekler kısıtlıydı: ya normal işlerle sürünürsün, ya orduya yazılırsın, ya da denize çıkarsın. vane denizi seçti, fakat bu seçim şaşırtıcı değildi. zaten o dönemde liman kentlerinde büyüyen çocukların çoğu daha küçük yaşta gemilerle haşır neşir oluyordu. onlar için denizcilik zor ama yükselme ihtimali olan nadir alanlardan biriydi. fakat denizcilik aynı zamanda insanı acımasızlaştıran bir işti. genç vane denizciliğe ilk adımını attığında bir süre ticaret gemilerinde çalıştı. çalıştığı gemilerde sertlik, disiplin, dayak, açlık, hastalık, ne ararsan vardı ve bunların hepsi onun karakterini baştan şekillendirdi. emir almaktan nefret eden, otoriteye tahammülü olmayan bir adama dönüşmesi işte bu yıllarda başladı.
1700'lerin başında karayipler tam bir kurtlar sofrasıydı
ispanyol veraset savaşı bitmiş, devletlerin "özel korsan" dediği adamlar bir anda işsiz kalmıştı. silah var, gemi var, denizcilik tecrübesi var, ama iş yoktu! işte bu ortamda nassau sahneye çıktı. bahamalar'daki bu liman, kelimenin tam anlamıyla korsan yuvasıydı. ortada doğru düzgün bir devlet yoksa, kural da yoktu! yani herkes kendi kanununu yazıyordu.
işte charles vane burada tam olarak ait olduğu yeri buldu
1716 civarında tarafını tamamen seçmiş oldu ve korsanlığa geçti ve kısa sürede adını duyurmaya başladı. sertti, acımasızdı ve en önemlisi risk almaktan korkmuyordu. bu da onu diğer korsanlar arasında kısa sürede öne çıkardı. korsanlığa başlayan vane'in yükselişi hızlı oldu çünkü korsan dünyasında tek önemli olan şey bir korsanın hem mürettebatına hem de diğer insanlara korku salıp, salamadığıydı. vane bu işin kitabını yazdı. ele geçirdiği gemilere karşı aşırı sert davranıyordu. fakat bunu sadist bir insan olduğu için değil, bilinçli yaptığı çok açıktı. direnen bir gemiyi ele geçirdikten sonra yaptığın zalimliklerin haberi yayılırsa, bir sonraki gemi zaten direnmeden teslim olurdu.
1718'e gelindiğinde vane artık kendi gemisinin kaptanıydı ve ciddi bir mürettebatı vardı
nassau'daki korsanlar arasında saygı duyulan ve bir o kadar da çekinilen bir isimdi. fakat her ne kadar kendisinden çekinilse de vane'in diğer korsanlarla olan ilişkileri sorunluydu. çünkü o, uzlaşmacı biri değildi. vane'in aşırı sertliği ve bazı kararları yüzünden mürettabatıyla arası açılmaya başladı. zaten arası açıkken, bir çatışmada güçlü bir fransız savaş gemisi görünce vane'in geri çekilme kararı mürettebatının gözünde korkaklık olarak yorumlandı. bunun üzerine mürettabat isyan etti ve vane'i kaptanlıktan indirip, yeni kaptanları olarak calico jack'i seçtiler. bu, vane için korsanlık dünyasında inanılmaz bir düşüştü. vane ona sadık birkaça adamıyla küçük bir tekneye gönderildi ve bu olaydan sonra vane'in yalnızlığı başladı. 1718'de ingiliz kraliyeti korsanlara genel af ilan etti. birçok ünlü korsan bu affı kabul etti. çünkü yaşlanmışlardı, yorulmuşlardı, artık kaçacak yer kalmamıştı. vane de ilk başlarda teklife olumlu baktığını açıklamış, fakat aradan biraz zaman geçtikten sonra yeni toplamaya çalıştığı mürettabatla birlikte korsanlığa devam edeceğini duyurdu. bu kararının ardından vane küçük gemilerle dolaşmaya başladı, artık eski gücü yoktu. büyük avlar yoktu. mürettebat bulmak onun için çok zor bir hale gelmişti. sonuçta kimse kaybeden bir kaptanın peşinden gitmek istemiyordu...
Sonu
1720'de büyük bir fırtınaya yakalandı ve gemisi karaya oturdu. hayatta kaldı ama yanında sadece birkaç adam vardı. bir süre ıssız adalarda saklandı. sonra yakalandı ve yargılanmaya başladı. yargılama süreci hızlıydı, zaten kim olduğu ve yaptığı işler belliydi. 1721 yılında port royal'de asılarak idam edildi ve cesedi ibret olsun diye bir süre sergilendi.