Bugünün İşini Yarına Bırakmanın Teknoloji Dilindeki Karşılığı: Bilişsel Borç (Cognitive Debt)
bilişsel borç (cognitive debt), bireylerin ya da kurumların kısa vadeli hız, konfor veya verimlilik uğruna; düşünme, öğrenme, karar verme ve bilgi işleme süreçlerinde yüzeysel, otomatik ya da dışa bağımlı çözümleri tercih etmeleri sonucu zamanla biriken zihinsel maliyetlerdir.
tıpkı projelerin karar alma aşamalarında hızlı oluşturulan palyatif (geçici) çözümler sonucu ortaya çıkan teknik borç (technical debt) gibi, başta işe yarar görünür; ancak uzun vadede anlama ve kontrol kaybı, muhakeme zayıflaması ve bağımlılık üretir.
bilişsel borcun temel özellikleri
1. kısa vadeli kazanç ama uzun vadeli zarar: hazır cevaplar, özetler, otomatik karar sistemleri hızlıdır ama derin düşünme kasını köreltir.
2. anlama yerine sonuç odaklılık: "nasıl?" ve "neden?" soruları atlanır, bilgi içselleştirilmez, sadece tüketilir.
3. bilişsel tembellik (cognitive offloading’in aşırılaşması): hafıza, analiz ve muhakeme dış araçlara devredilir. kişi, aracı olmadan düşünemez hale gelir
sürekli özet okuma ile zaman kazanma sonucunda derin okuma yetisi kaybı, yapay zekaya düşünmeyi devretme ile hız ve kolaylık yanında muhakeme ve inisiyatif körelmesi, çoklu görev yapma (multitasking) ile daha çok iş hissi yanında dikkat dağınıklığı, anlama yerine hızlı erişim ile kalıcı öğrenme kaybı sonucunda bilişsel borç zaman içinde birikir. bunun yanında, yüzeysel, otomatik ve dış çözümlere bağımlılık zaman içinde döngüsel olarak kendini besleyerek artış gösterir.
bilişsel borç, günümüzün aşırı talepkar kültürü ve performans toplumu gibi tetikleyiciler ile ortaya çıkar. bu durum, bireysel kapasite ile uyum içinde olmadığı için bu yola başvurulur.
bilişsel borç ile ilgili diğer kavramlar aşağıdaki gibidir
1. bilişsel yük (cognitive load): zihnin aynı anda taşıyabileceği sınırlı kapasitesi vardır. bu nedenle birey, dış yardımcılara ihtiyaç duyar.
2. karar yorgunluğu (decision fatigue): sürekli mikro kararların zihni tüketmesi sonucunda karar alma inisiyatifi devredilmek istenir.
3. otomasyon yanlılığı / yapay zeka yanlılığı (automation bias / artificial intelligence bias): makine ve yapay zeka çıktısına aşırı güven ve inanç ile yükselen ve pazarlanan yapay zeka kültürü bunu destekler.
4. hızlı düşünme kültürü: derinlik yerine hızın ödüllendirilmesi, daniel kahneman tarafından hızlı ve yavaş düşünme kitabında tanımlanan sistem 1 - sistem 2 ayrımıyla da örtüşür.
bilişsel borcun uzun vadede bireysel ve kurumsal sonuçları olacağı, akademi, inovasyon ve diğer alanlarda etkileri olacağı tahmin edilmektedir. yakın zamanda yazılım geliştirmenin bütünüyle yapay zekaya emanet edilmesi sonucunda ortaya çıkan sorunların giderilmesi için harcanan büyük çabalar bunun öncül göstergeleri arasında sayılabilir.
bu nedenle, bilişsel borcun oluşmasını engellemek için derin okuma yapma, inisiyatifi koruyarak ve kontrol noktaları koyarak yapay zekayı bir asistan olarak kullanma, aynı anda tek bir işe odaklanma, bilgilere ve kararlara eleştirel yaklaşarak aktif olarak üreten olma stratejileri izlenebilir.
ayrıca tüm gelişmelere rağmen, yapay zeka ya da diğer dış araçların kullanımında hesap verebilirlik (accountability) ve hukuki sorumluluk konularının henüz çözülmediğini, çoğu sistemin halen insan döngüde (human in the loop) olarak çalışmaya devam ettiğini de unutmamamız gerekiyor.