Back to the Future Filminde Belki de İlk Defa Gördüğümüz Paradoks ve Teoriler

Back to the Future (Geleceğe Dönüş), belki de çoğu insanın yaşça küçükken izlemesi sayesinde bizleri bugün bilinen pek çok kavramla tanıştırmıştı.
Back to the Future Filminde Belki de İlk Defa Gördüğümüz Paradoks ve Teoriler

hikayemize sıradan bir giriş yapacak olursak; avare ve sıradan bir genç olan marty mcfly’ın beklenmedik bir şekilde bilim insanı dostu emmett brown tarafından geliştirilen zaman makinesi sonucu geçmişe kaçar... pardon gider. dışarıdan bakıldığında yalnızca bir araba gibi görünen delorean aslında içinde barındırdığı akı kapasitörü sayesinde zamanın dokusunu delerek farklı yıllara geçiş yapabilmektedir. ama velakin bu yaparken aracın saatte 88 mil yani 141 km'ye ulaşması gerekmektedir. bu hıza ulaşmasıyla birlikte gerçekleşen ışık patlaması, biz seyirciye yalnızca bir görsel şölen sunmaz; aynı zamanda zamanın aslında kırılgan bir yapı olabileceği fikrini de beyinlerimize sembolik olarak işler.


filmde marty yanlışlıkla 1955 yılına gittiğinde, yalnızca yıllar arasında bir sıçrama yapmaz. aynı zamanda nedensellik zincirinin kırılabileceği bir noktaya ulaşarak bize zaman ilgili meşhur paradoksları da gösterir. (gözü cin gibi olan izleyicilerimiz ne demek istediğimi anladı bence...)

filmde karşılaştığımız ilk ve en açık paradoks büyükbaba paradoksudur

marty geçmişe gittiğinde yanlışlıkla babasının yerine annesi lorraine baines mcfly tanışır ve mevcut annemiz marty'ye aşık olur gibi olur. eğer ki annesi ve babası birbirleriyle tanışmazsa marty hiç doğmayacaktır. marty doğmazsa da geçmişe gidip bu olayı başlatan kişi kim olacaktır? film bu paradoksu etkileyici bir görsellikle anlatır. marty’nin kardeşlerinin fotoğrafına baktığında yavaş yavaş silinmeye başladığını görür. bu sahne bize zamanın değiştirilebilir olmasının mantıksal çelişkiler yaratabileceğini gösterir.

ikinci paradoks ise bootstrap paradoksudur

bu paradoks, bir bilginin veya nesnenin zaman içinde kendi kendisinin kaynağı haline gelmesini ifade eder. şöyle anlatırsam muhtemelen anlayacaksınız. filmin ünlü karelerinden biri olan okul dansında sahneye çıktığı ve elektrik gitarıyla gelecekte ünlü olacak johnny b. goode ve rock tarzı bir performans sergiler.

seyirciler şaşkınlıkla onu izlerken marty “belki henüz hazır değilsiniz ama çocuklarınız bunu sevecek.” der. bu sahne şu soruyu aklımıza getirir. o zaman bir müzik tarzı geçmişte geleceğin etkisiyle ortaya çıkıyorsa, o müziğin ilk yaratıcısı kimdir? yani zaman döngüsü içinde ortaya atılan fikir, müzik tarzı ve şarkı adeta başlangıç noktasını kaybeder.

mevzubahis performans


filmde ortaya çıkan üçüncü önemli problem ise alternatif zaman çizgisi paradoksudur

marty küçük dokunuşlarla her şeyi düzeltip kendi zamanına döndüğünde ailesinin hayatının tamamen değiştiğini fark eder. babası artık özgüvenli ve başarılıdır, annesi daha mutlu bir yaşam sürmektedir. bu durum aslında geçmişte yapılan küçük bir müdahalelerin tamamen farklı bir gelecek yaratabileceğini bize gösterir. böyle bir durumda ise akla şu soru gelir. marty’nin geldiği eski zaman çizgisi ortadan mı kalkmıştır, yoksa evren kendine yeni bir zaman çizgisi mi üretmiştir? bu durumu zamanda yolculuk yapmadığımız için net bir şekilde bilemeyeceğiz tabii...

devam edecek olursak

film, bize bu paradoksları açıklarken tek bir zaman teorisine bağlı kalmaz aksine üç farklı zaman modelini aynı anda kullanır. değiştirilebilir zaman modeli (dynamic timeline) yani geçmişte yapılan bir değişiklik doğrudan geleceği etkiler. bu değişiklik dalga etkisi veya kelebek etki yaratarak geleceği yeniden yazar. yukarıda söylediğim fotoğrafın yavaş yavaş silinmesi, bu modelin dramatik bir temsilidir.

yine tutarlılık modeli (fixed timeline / closed loop) burada görmekteyiz. yani geçmiş tamamen değiştirilemez ve yapılan her bir müdahale aslında zaten tarihin bir parçasıdır. biraz açacak olursak; filmde marty’nin ebeveynlerinin tanışmasını sağlayan kişinin sonunda yine kendisi olması. başka bir deyişle marty geçmişi aslında hiç değiştirmemiştir aslında tarih zaten onun yaptığı müdahaleyi içermektedir.

son olarak ise paralel evrenler modeli (multiverse) yani zamanda bir değişiklik eskiyi yok etmez sadece yeni evren yaratmış olur. filmde de bunu görmekteyiz aslında. çünkü marty döndüğünde geleceğin de büyük olmasa da eskisinden farklı olduğunu fark ederiz.


burada bitirecek olursak

back to the future yalnızca eğlenceli bir bilimkurgu filmi değildir. film, küçük bir fizik deneyi gibi çalışarak aynı zamanda zamanın doğrusal bir akış mı yoksa karmaşık bir ağ mı olduğu sorularını aklımıza getirir.

son...