Atalarımızın Bira İçme İsteğinin Çaktırmadan Medeniyeti Başlatmış Olabileceği Gerçeği
insanlığın yerleşik hayata geçme ve tarım yapma sebebinin ekmek değil, bira içme arzusu olduğu gerçeği ufkunuzu açabilir.
evet, ilkokuldan beri bize öğretilen "insanlar acıktı, buğdayı buldu, ekmek yapıp yerleşik hayata geçti" anlatısı büyük oranda eksik, hatta muhtemelen hatalı. literatürde "beer before bread" (ekmekten önce bira) olarak geçen bu hipoteze göre medeniyetin temeli "karın doyurma" değil, "keyif ve sosyalleşme" üzerine kurulu.
olayın ufuk açan kısımları şöyle
ekmek verimsizdi: 12 bin yıl önceki yabani buğday türleri o kadar cılızdı ki, onlardan ekmek yapıp doyurucu bir kalori almak için harcanan emek, alınan enerjiden fazlaydı. yani rasyonel bir insan "ekmek yiyeyim" diye o tarlada çalışmazdı.
bira bir motivasyon aracıydı: arkeolog brian hayden ve klaus schmidt gibi isimlerin savunduğu üzere; avcı-toplayıcıları o ağır tarım işçiliğine ikna eden şey, büyük ziyafetlerde (feasting) sunulan ve toplumu birbirine bağlayan alkollü içeceklerdi.
göbeklitepe kanıtları: göbeklitepe'deki dev taş kaplarda bulunan oksalat (bira üretim artığı) kalıntıları, tarım henüz tam anlamıyla başlamamışken bile insanların tonlarca yabani tahılı bir araya getirip devasa bira partileri verdiğini gösteriyor.
hijyen ve besleyicilik: antik bira bugünkü gibi "boş kalori" değildi. fermantasyon sayesinde suyu mikroplardan arındırıyor, içindeki b vitaminlerini artırıyordu. yani aslında o dönem için ekmekten daha sağlıklı bir "sıvı gıdaydı".
özetle
"açlıktan ölmemek için tarım yaptık" cümlesi yerine "daha fazla ve daha düzenli bira üretebilmek için yerleşik hayata geçip tarlaları ektik" cümlesi bilimsel olarak çok daha güçlü bir ihtimal. yani bugün sahip olduğumuz modern medeniyet, bir bakıma atalarımızın akşamları bir kadeh parlatma isteği sayesinde var.