Aslında Zamanı Hep Biraz Geriden Takip Ettiğimiz Gerçeği

Dünyayı algılayışımız çok da senkronize değilmiş aslında...
Aslında Zamanı Hep Biraz Geriden Takip Ettiğimiz Gerçeği
Memento (2000)

aslında hepimiz geçmişte yaşıyoruz. kozmik bir gecikmeden bahsetmiyorum, bildiğin biyolojik olarak geriden geliyoruz.

çoğu kişi ışık hızı nedeniyle yıldızların geçmişine baktığımızı bilir ama durum sandığınızdan çok daha kişisel. beynimiz, duyularımızdan gelen verileri eşzamanlı hale getirmek için bizi gerçek zamanın yaklaşık 80 milisaniye gerisinden takip ettirir.

farklı duyular (görme, duyma, dokunma) beyne farklı hızlarda ulaşır. örneğin, ayağınıza bir taş düştüğünde dokunma sinyali beyninize, gözünüzden gelen görüntüden daha geç ulaşır. ancak beyniniz bu verileri "bekletir", kurgular ve size her şey aynı anda olmuş gibi tek bir "an" sunar.


eğer beyin bu kurguyu yapmasaydı, dünya sürekli senkronizasyonu bozuk bir film gibi görünürdü. yani şu an "şimdi" dediğiniz an, aslında beyninizin sizin için montajladığı bir replay'den ibaret.

yapılan nörobilim deneyleri (libet deneyleri gibi), siz bir kararı verdiğinizi "bilinçli olarak" fark etmeden saniyeler önce beyninizin o kararı çoktan verdiğini gösteriyor. yani "ben şu an buna karar verdim" dediğiniz an, aslında çoktan verilmiş bir kararın bilincinize yansıyan yankısı.

şu an bu satırları okurken aslında çoktan bitmiş bir olayın "yönetmen kurgusunu" izliyorsunuz. gerçeklik ile aramızda beynimizin ördüğü 80 milisaniyelik aşılmaz bir duvar var. hiçbirimiz asla "şimdi"de bulunamadık, hepimiz biyolojik bir gecikmeyle yaşıyoruz.

Kaynak 1 / Kaynak 2