Türkiye'de İnsanlar Neden Artık Çocuk Sahibi Olmayı Pek de İstemiyor?
çocuk sahibi olmayı istememek... eski nesilde "ileride bana bakar" düşüncesi hakimdi. çocuk bir yerde ailenin sigortası gibiydi. doğru veya yanlış ancak bu güdüyle birden fazla çocuk dünyaya getirenler çoktu ancak gelişen teknoloji, içinde bulunduğumuz zamanın anlayışı, hayat şartlarının zorlaşıp kadın ve erkek her iki tarafın da çalışması ve her şeyden önce çocuk büyütmenin maddi ve manevi çok büyük sorumluluk olmaya başlamasıyla çocuk sahibi olmak isteyenlerin sayısında epey azalma oldu.
önceden "bir lokma ekmek, bir hırka" mantığıyla büyürdü çocuklar. çocuğun ne eğitimiyle bu kadar ilgilenirdi aile ne de ileride nasıl ayaklarının üzerinde duracak diye düşünürdü. erkek çocuk okumazsa verilirdi bir ustanın yanına, kız çocuk okumazsa büyüdüğünde verilirdi kocaya. yani çocuk büyük bir sorumluluk değildi.
ancak gelişen teknolojii, internetin hayatımıza girmesiyle çocuk psikolojisi fazlasıyla önemsenmeye başlandı. "şöyle konuşma, böyle bakma, onu yapma, şunu söyle yap vs.." derken, insanlar kaşını kaldırmaya korkar oldu aman yanlış yapmayalım diyerek ve üstüne de dünyanın küçüldüğü, kötülüğe ulaşmanın son derece kolaylaştığı bir çağda insanların gözü korktu.
maddi olarak hele artık ciddi büyük bir maddi sorumluluk. akıl erdirilir gibi değil. markette çocuk reyonundan geçtim bir kez, mama ve bez fiyatlarını görünce şok oldum. bunun sağlık, eğitim, giyim vs.. temel ihtiyaçlarına bakıldığında deli rakamlar.
ve artık "yaşlandığımızda bize bakar" gibi bir düşünce de yok. zaten yeni nesilin hiç öyle bir mantığı yok. yani tabiri caizse çocuk ölü yatırım gibi görülmeye başlandı epey kesim tarafından. bir de her zaman derim "çocuk kinder sürpriz yumurta gibidir, içinden ne çıkacağını bilemezsin." sen istediğin kadar güzel yetiştir, biraz da doğuştan gelen bir tabiatı var insanın. iyi karakterli bir çocuk aile için dünyanın en güzel mükafatıdır ancak tersi insanın en büyük sınavı olur.
o yüzden bu zamanda bu işlere girmeyenler çoğaldı ve bir anne olarak haksız da bulmuyorum.
gerek maddi gerekse manevi olarak çok sorumluluk, çok baskı yükleniyor insanlar. hep bir yetersizlik hissi pompalanıyor ve suçluluk hissediyorsun.
bu zamanda iyi bir çocuk yetiştirmeye çalışan ve üstüne birden fazla çocuk sahibi olup elinden geleni yapan her insanı takdir edin gerçekten.
avrupa kimsenin kara kaşına, kara gözüne almıyor bu kadar göçmeni. işlerini yaptıracak genç nüfusu yok, o yüzden alıyor. olan genç nüfus da olan işlere burun kıvırıyor. biz de o yolda gidiyoruz maalesef.