TELEVİZYON 7 Temmuz 2026
1,3b OKUNMA     6 PAYLAŞIM

Tamamen Bizimkiler Kadrosuyla Çekilen Yazlıkçılar Dizisini Güzel Kılan Detaylar

Bizimkiler dizisinin kadrosuyla yaz sezonu için çekilen Yazlıkçılar'ı hatırlayalım.

öncelikle; yazlıkçılar... bizimkiler ekibi ile yaz sezonu için çekilen bir dizi diyerek basit bir tanım bırakayım.

şimdi bu tarz bir dizinin dünyada çok örneği olduğunu sanmıyorum. yani siz güçlü ve uzun yıllar devam eden dizinizin oyuncuları ile, o diziden bağımsız, yaz sezonu için bambaşka konu ve karakterlerle bir dizi çekiyorsunuz. kolay iş değil. tabii bu şekilde, bu oyuncularımızın oyunculuklarını nasıl arşa çıkardıklarını, nasıl iyi birer sanatçı olduklarını da görüyoruz.

en başarılı örneklerden bazıları; ayşe kökçü ve güngör erbayık'tır. bu iki karakter bizimkiler dizisinde resmen gerçek hayatta tanıdığımız; modern, okumuş, varlıklı, kültürlü ve biraz da sosyetik (!) teyzelerimizken; yazlıkçılar dizisinde biri çalgıcı çengici, gündelikçi rolünde; diğeri ise hafif zekâ geriliğinden muzdarip cahil bir kız kardeşi oynar.

yani nazan'ın evde otururken ali'ye "sen her şeyi çok biliyorsun" bakışı atarken ki gerçekliği ile, yazlıkçılar'da "kızma ağğğbbiiii" diye abisinden sürekli azar yiyen kardeş tiplemesindeki gerçeklik arasında fark yoktur. ikisinde de role gerçekten girmiş ve gerçekliğe değmiştir.

nimet ablamızın varlıklı ve herkesi canından bezdiren artistlikleri bizimkiler'de ne kadar gerçekse; yazlıkçılar'da da elinde bezle milletin dedikodusunu yapan ve zaman zaman azar yedikçe hiç sallamadan işine bakan hizmetli hareketleri o kadar gerçektir. bunun gibi sayısız örnek var.

ama hepsinde şunu söyleyebiliriz ki;

nasıl bizimkiler'deki karakterler gerçekse, burada da hepsi gerçek ve hepimizin tanıdığı insanlar. söylemeye gerek yok ama umur bugay'ın burada zaten nasıl bir üstat olduğunu görüyoruz.

yine tüm karakterlerin toplumu yansıttıkları görevleri var

balinaların, albayların, gazino işletenlerin, konsolosların vs. hepsinin toplumu yansıttıkları önemli alanlar mevcut. bunlara tek tek girersek bitmez; hepsi ayrı yazı konusu.

dizinin çok feci huzur verdiğini de buraya serpiştireyim bu arada. :) her yaz tatile çıkmadan önce izlerim.

benim bu dizide asıl değinmek istediğim kısım ise; toplumun yine bok püsür kesimi ile düzgün kesimini bize çok güzel özetlemesi ve bunların bir araya geldiklerinde yaşanan olaylarla bugün bile yaşanan gerçekliğe ayna tutması...

bu dizide en çok dikkatten kaçan köydeki yerlilerin davranışları; marketçi hüseyin'in köylünün sürekli dedikodusunu yapması ve ahlak bekçisi tavrının yanında, her fırsatta hemşireyi dükkânında taciz etmesi, köylünün fikret'in g.tünde dolanması ve arsalarını satması için ona yardakçılık etmesi, vurgunlardan pay almak için köyü satmaları, çoban olan "hayvan oğlum"un dürbünle yazlıkçıları röntgenlemesi, köylünün her fırsatta birbirine yardım kisvesi altında dedikodu yapması, kıskançlıkları ve hasetleri, fikret'in, hüseyin'in, gazinonun vs. köydeki hizmet alanlarında sürekli insanları kazıklamanın peşinde oluşları...

derken; bugün çekilse büyük bir kesimin tepkisini alabilecek, "bizi kötü gösteriyorlar" sjw'liğine soyunduracak detayları içermekte.

öyle güzel detaylar var ki

balinalar para içinde yüzerken markete borcunu yarım öder, midyeci teyzemizin üç kuruş midye borcunu ödemez. fikret, zenginlerin her işini çözerken orta sınıf ve altının her işini sallar. bunun gibi birçok detay var.

nuri ve bekir'in, yani alamancı dostlarımızın hikâyesi bambaşka tabii ama söylemeden geçemeyeceğim; nuri abimiz kraldır. adamı ne kadar delirtmeye çalışsalar da tepkileri karakterine göre normaldir. babacandır, eli açıktır. ne kadar nankörlük görse de hep insanlara fayda sağlar. nasıl ki bizimkiler'deki yavuz kaba ama candır, işte burada da nuri başkan öyledir. yani yaz yaz bitmez bu dizi...

kendine her şeye karışmayı, halka açık sahile kural koymayı hak bilen, sitedeki her ota b*ka müdahil olan ama karısından korkan albayından; durmadan kendi kendine triplere giren, 7/24 yemek ve temizlik yapıp gelen misafirlere sinirlenen, sinirinde haklı olsa da söylenmekten başka aksiyon almadan hayatı zindan eden albayın karısından; konsolosların tüm hakaretlerine rağmen efendiliğini bozmamak için kendini eşi için tutan damat selim'den;
her birinden ayrı ayrı hikâyeler çıkar bu diziden. kitap gibi, belgesel gibi dizidir.

huzur verir. sabahları köy kahvesindeki peynir domatesli kahvaltı, albayın sabah yürüyüşleri, nurilerin veranda kahvaltıları, market önü sohbetleri... görünce huzur verir, dinlendirir. böyle bir dizidir.

hikâyesine dediğim gibi girmiyorum ama nuri başkan haklıdır. :)