Sovyetler'in Efsanevi Uzay Mekiği Buran Nasıl Ortaya Çıktı?
resmi adıyla vkk (vozdushno-kosmicheskiy korabl) yani "hava-uzay gemisi"
ekşi'de "buran" adında açılmış bir başlık mevcut ancak ben sadece mekik hakkında değil de "buran uzay programı" hakkında bilgi vermek istediğim için yeni bir başlık açmak ihtiyacı duydum.
bu programı bilmenin kime ne faydası var? bence birazdan yazacağım uzunca entry'yi okumazsanız hayatınızdan bir şey eksilmez. yok eğer aranızda yeni dünyanın ve uzay çağının en kudretli makinelerinden biri olan buran uzay mekiğinin yarım kalmış hikayesini dinlemek isteyen varsa okumaya devam etsin.
şimdi gözlerinizi kapatın ve baykonur uzay üssünde bu fırlatmayı canlı izlediğinizi düşünün.
kazakistan'da saat sabahın ilk saatleri. hava soğuk ve rüzgarlı. baykonur'da olağanüstü bir yoğunluk yaşanıyor.
buran uzay mekiğinin ilk insansız yörünge uçuşunu yapmasına sadece on saniye var. bir görevli geri sayım yaparken projenin başındaki deha valentin gluşko ve diğer mühendisler nefesini tutmuş kalkışı izliyor.
mesele sadece bir uzay mekiği fırlatmak değil. ortada bir ulusun gururu var. amerika birleşik devleti uzay yarışında farkı açmaya başlayınca uzaydan tepelerine bomba yağacağını düşünen sscb'nin mutlak bir yanıt vermesi gerekiyor.
baykonur üssünün hoparlörlerinden cızırtılı bir ses yükseliyor.
"9,8,7,6"
insanoğlu birazdan nükleer olmayan en büyük patlamanın sesini duymak üzere.
"5,4,3"
motorlar ateşlenmeden önce iticileri yakıtı dışarı atmaya başlıyor. gün ağarırken o zamana kadar inşa edilmiş en büyük uzay aracı fırlatma rampasında kalkışa hazırlanıyor.
"3,2,1..."
anons biter bitmez buran uzay mekiği sıvı yakıt motorlarını ve saturn roketlerinden daha güçlü olan energia roketlerini ateşliyor.
buran, ona layık görülen adı hak edercesine bir fırtına koparır.
patlama öylesine şiddetlidir ki, uzaktaki sismograflar dahi bu sarsıntıyı ölçer.
sovyetlerin uzay yarışında son kozu olarak masaya sürdüğü buran uzay mekiği, daha önce hiçbir uzay aracının sahip olmadığı kadar yüksek bir itki gücüyle gökyüzüne yükselir.
lütfen aşağıdaki videoyu izleyin:
şimdi filmi geriye alalım ve mekiği tekrardan kalkış rampasında hayal edelim. hatta daha da geriye saralım ve buran'ı hangarda, henüz inşa edilirken hayal edelim.
sovyetler bu işe neden kalkıştı?
bunu anlamak için dönemin ruhunu idrak etmek gerek. çoğumuzun bildiği üzere, soğuk savaş demek paranoya demekti. taraflardan hangisi ne amaçla bir şey yaparsa yapsın öteki taraf bunu "düşmanca" yorumluyordu. misal birisi uzay programı için roket yollasa, öbürü bunu bir çeşit silah hazırlığı olarak görüyor, halka da öyle pazarlıyordu. bilim milim hak getire. adamlar amerikalılar ebabil kuşları gibi tepemize bomba yağdıracak zannediyordu.
komünistlere göre kapitalistler şeytandı.
kapitalistlere göre de komünistler şeytandı.
abd kendi uzay mekiği projesini duyurunca sovyetler bunu "askeri bir hamle" olarak yorumlar. onlara göre conilerin asıl niyeti bu yörünge kargo uçaklarıyla sovyetlerin tepesine bomba yağdırmak, casus uydularla sscb'ye zarar vermektir.
sovyetlerin bu duruma yanıtı gecikmez. yazımın başında bahsettiğim bir adam var, valentin gluşko. 1974 senesinde bu adamı programın başına getiriyorlar.
burada bir ekleme yapmak istiyorum. sovyetler zaten amerikalılar orbiter'ı (şu uçağa benzeyen uzay gemisi) inşa etse de etmese sovyetler kendi uzay uçağı projelerini geliştiriyordu. mesele sadece hangi projenin önem arz ettiğiydi. amerikalılar orbiter'a önem verince sovyetler de kendi savunmasını ona göre kurguladı (bkz: spiral projesi)
önce bor-4 adında bir araçla yüksek irtifa uçuşları yapıyorlar.
o yıllarda (1960) bor-4 uçuşlarından elde edilen veriler daha sonra buran'ın ısı kalkanı ve aerodinamik tasarımı için kullanıldı.
her ne kadar buran uzay mekiği amerikan uzay mekiğine benzese de bu sadece yüzeysel bir benzerliktir. iki mekiğin çalışma sistemleri arasında taban tabana zıtlıklar mevcuttur.
lütfen şu görsele dikkatlice bakın. amerikan uzay mekiğinin ana motorları mekiğin arka kısmındayken buran uzay mekiğinde ana iticiler sıvı yakıt tankına entegre edilmişti. yani amerikalılar ana motorlarını da alıp giderken sovyetler kalkıştan sonra bu iticileri de diğer roketlerle beraber aşağı atıyordu. sovyetler bu sayede daha fazla yük taşıyabileceklerini düşünüyordu ama ortada öyle dramatik bir fark yoktu. amerikalılar 28 ton taşırken buran 30 ton faydalı yükle kalkış yapabiliyordu.
bir diğer farklılıkda yan iticilerde. hani şu kocaman yakıt tankının iki yanındaki roketler var ya, işte onlar. az önceki görsele giderseniz görürsünüz.
rus mühendisler "energia" adında sıvı yakıtlı roketler geliştirir. amerikalıların katı yakıt roketleri bir kere ateşlendikten sonra yakıtı bitene kadar devam ederdi. ancak energia roketleri sıvı yakıt kullandığı için daha farklı senaryolar için esneklik sunuyordu. bu sayede energia roketleri bağımsız roketler olarak uzaya yük taşıma kapasitesine sahipti.
yani buran'ın üzerinde hiç ana itici yoktu. hepsini kalkıştan sonra bırakıyordu. yörüngeye yerleşmek ve manevra yapmak için "dom" adındaki motor grubunu kullanıyordu.
şurada orbiter ile buran arasındaki farkları görebilirsiniz. dikkat ederseniz amerikan mekiğinin arkasındaki roketler daha iridir çünkü bunlar da ana itici görevi görüyordu. buran ise allah ne verdiyse roketlere yüklenip kendini yörüngeye atıyordu. tam arka tarafından dışarı taşan o dikdörtgen parçalar da dom dedikleri sistem. tabii amerikan mekiğinde de bu tür manevralar için küçük iticiler var ama ana motorları kalkıştan sonra tekrar ateşleyecek kadar yakıtları yoktur.
bir diğer farklılık da buran'ın uçuş bilgisayarında yatıyor. amerikan mekikleri tamamen pilot kumandasıyla uçarken buran'da toplamda dört adet bağımsız bilgisayarı vardır. hepsi kendi alt sistemlerine sahipti ve biri hata verince sistem onu dışlıyordu. bu sayede buran tamamen insansız ve bilgisayar kontrollü uçuş yapmayı başardı.
ne yazık ki bundan başka uçuşu da yoktur.
burada bir karışıklığa daha değinmek istiyorum. google'da "buran" diye arama yapınca her biri bir diğerinden ufak tefek farklar barındıran mekikler görünüyor. bunun sebebi aslında beş tane buran yapılmış olması. yani en azından niyet ettiler diyelim, sadece bir tanesi amacına uygun olarak tamamlandı. uzaya gideni hariç test versiyonu için geliştirilen modele kendi başına kalkış yapabilmesi için dört tane jet motoru entegre edildi. bu versiyon ok-gli olarak geçiyor. şu anda almanya'da bir müzede sergilenmekte.
bu bebek 36 metre uzunluğunda, 16 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 80 ton ağırlığında.
müzede sergilenen buran prototipi 1984- 1989 yılları arasında 25 atmosferik uçuş gerçekleştirmiş ve 1988'de bir buran mekiğinin başarılı yörünge uçuşuna önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.
diğer üçü de henüz yapım aşamasındayken proje durduruldu, sonra da hurdaya ayrıldı.
maalesef uzay uçuşu yapan tek buran da muhafaza edildiği hangarın üzerine çökmesi sonucu hurdaya döndü.
bahsi açılmışken şunu da söyleyeyim; bazı yazarlar buran başlığında "gorky park'ta buran var" yazmış. bu bilgi hem doğru hem yanlış.
sergilenen araç sanayi usulü toplanmış bir buran. adamlar bildiğiniz bu mekiği sol kanadı, öbürünün gövdesi, diğerinin sağ kanadı derken ortaya yeni bir buran çıkarıyor.
bir diğer farklılık da buran'ın fırlatma koltukları hakkında. bazıları bu koltukların sadece iki kişilik test ekibi için geliştirildiğini belirtmiş. doğrusunu isterseniz 8-10 kişiyi fırlatmak bana da makul gelmedi.
uçaklara meraklı olan herkes bilir ki fırlatma olayı teknik olarak karmaşık ve zorlayıcı bir süreçtir. buradaki "zorlayıcı" ifadesini hem mühendislik hem de pilotluk açısından söylüyorum. hepi topu iki pilotu fırlatmak dahi bu kadar zorken 8-10 kişilik mürettebatı nereden, nasıl fırlatacaklar diye düşünürken buran.ru sitesinde bazı görsellere ulaştım.
görsellere tıklarsanız bu iş için tasarlanan fırlatma koltuğuna ve mürettebatın oturma düzenine ulaşabilirsiniz. dikkat ederseniz mürettebat koltuklarının hemen arkasında bir kıza kızak bulunmakta. önce üstteki koltuklar ateşleniyor, daha sonra da alttaki koltuklar ateşlenerek mekikten tahliye gerçekleşene kadar kızak üzerinde kayarak üst kattaki koltuklarla aynı hattan dışarı çıkıyordu. bu sistem denendi mi hiçbir fikrim yok. konuyu merak edenler ilgili siteyi talan ederek belki de bu meseleyi aydınlatabilirler.
şimdi tekrar baykonur üssüne dönelim.
kazakistan'da saat sabahın ilk saatleri. hava soğuk ve rüzgarlı. baykonur uzay üssünde olağanüstü bir yoğunluk yaşanıyor.
buran uzay mekiğinin ilk insansız yörünge uçuşunu yapmasına sadece on saniye var. bir görevli geri sayım yaparken projenin başındaki deha valentin gluşko ve diğer mühendisler nefesini tutmuş kalkışı izliyor.
sonra baykonur üssünün hoparlörlerinden cızırtılı bir ses yükseliyor.
"9, 8, 7, 6"
bir uzay mekiği gökyüzüne yükseliyor.
bu sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda bir son.
buran uzay mekiği, sovyet ideolojisinin hayallerini ve imparatorluğun son teknolojik atılımını beraberinde taşıyor.
"5, 4..."
buran yörüngeye ulaştı, görevimi tamamlayarak geri döndü ancak kimse ikinci fırlatmayı göremedi.
belki de uzayda işler yolunda gidiyordu ama yerdeki dünya dağılmaya yüz tutmuştu. derken sovyetler çökmeye başladı. önce bütçeler kesildi, sonra projeler rafa kaldırıldı.
buran ise tarihin en büyük başkalarından biri olarak arşivlere kaldırıldı.
gözlerinizi kapatın.
"3,2,1..."
geri sayım bitince motorlar ateşleniyor. gökyüzüne yükselen o devasa makineyi izliyorsunuz.
o an farkında değilsiniz ama...
sadece bir projenin değil.
bir çağın bitişine tanıklık ediyorsunuz.
hayatını kaybeden kozmonotlar anısına.
kaynakça:
https://m.youtube.com/…ihbyb2dyyw3sbwkj0wobhyohjo8=